Uzun zaman sonra Türk edebiyatından bir kitap okudum. Bu kitap gerek popülerliği gerek lisede okulun okumamızı tavsiye ettiği kitaplar arasında olmasından beni kendinden hep itmişti. Fakat her kitabın bir zamanı olduğuna inanırım ve bu kitabı daha önce okusaydım şu anki hazza asla ulaşamazdım gibi hissediyorum.
İnsanın okuduğu kitaplar hayata bakış açısı değiştirdiğinde insana fayda sağlar, derler. Ben bu kaygı olmadan kitaplarla zaman geçirmek adına hoşuma gidecek olanları seçerim. Fakat zamanında Feride gibi bir ihanete uğramış birinin bu kitaba cidden ihtiyacı varmış.
Bu kitap istemeyerek -öncelikle kendime- ititaf ediyorum ki aşka, sevgiliye ait bazı fikirlerimi değiştirdi. Asla aldatan insan affedilmemeli derdim ki pratikte bunu uyguladım ve yine uygularım ama... Ama bazen de aşk üstün gelebilirmiş. Farklı bakış açısı.
Yaşlı doktor büyük bir insan, Feride'nin karşılaştığı en iyi insan. İhsan Bey'i de unutmamak lazım diye düşünüyorum.
Munise'nin zamansız gidişi beni de sarstı. Ben onu gelin olarak göreceğimize o kadar inanmıştım ki...
Nazmiye'nin yaptığı şerefsizlik de cidden kabul edilemez. Ah Feride'm çok saftı genel olarak. Tüm kandırılmalar, ihanetler. En son kader yüzüne güldü neyse kii.
Sayfalar ilerledikçe, ben Kamran'a dair hiçbir şey çıkmadıkça önümüze ben kavuşamayacaklarına inanmıştım. Mutlu sonla bitmeseydi bu kitap bir süre kendimi toparlamam gerekirdi.