Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

"Ne Onunla Ne de Onsuz"
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 14:46
Feride'nin hikâyesi yalnızca müteessir bir aşkın değil; kör, cahil kalmış bir toplumun da hikâyesi. Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanı, satır aralarında yaramaz bir kız çocuğunun büyürken nasıl yara aldığını, kimsesiz bir kadının sevilmek için nasıl güçlü görünmek zorunda kaldığını anlatıyor. Feride, ilk bakışta neşeli, başına buyruk ve alaycı biri gibi görünüyor. Çok hareketli olduğu, ağaç tepelerinde dolaştığı için ona “Çalıkuşu” diyorlar. Ama en büyük yarası, en çok güldüğü yerde saklı. Çünkü Feride, hep sevgi istiyor ama o sevgiyi hiç istemiyormuş gibi davranıyor. Gelelim Kâmran'a, daha küçük yaşlardan itibaren büyük bir adam gibi davranan Kâmran, Feride'yi yıllarca uzaktan seviyor; seviyor ama bunu asla söylemiyor. Çünkü Feride'nin kalbine gerçekten dokunabilmek için önce kendi kalbine dokunmayı öğrenmesi gerektiğini biliyor. Oysa onun aşkı, aslında itiraf edemediği bir korkuya dönüşüyor. Kendisi gibi olmayan bir kadına duyduğu hayranlık, zamanla gizli bir üstünlük kurma çabasına evriliyor. Sonra ihanet açığa çıkıyor. Feride, düğününe saatler kala her şeyi öğreniyor. O an sadece kalbi kırılmıyor; bütün dünyası başına yıkılıyor. En güvendiği, en sevdiği, en çok inandığı adam, bir anda ona en yabancı kişi hâline geliyor. Ve Feride, arkasına bile bakmadan, Kâmran uğruna ailesini, geçmişini, çocukluğunu ardında bırakıp gidiyor. Ne bir açıklama istiyor, ne de bir iz bırakıyor. Çünkü bazen bir kadın konuşmaz; yalnızca susar ve gider. Kadınlar susarak gider... Roman boyunca Feride sadece yer değiştirmiyor; zamanla hâl de değiştiriyor. Öğretmenlik yaptığı köylerde, gözyaşlarını utangaç tebessümlere çeviriyor. Her gittiği yerde bir çocuğun saçını okşuyor, bir hastanın başında bekliyor ama kendi başını kimseye yaslamıyor. Yorgun olduğunu belli etmiyor. Çünkü güçlü
1000Kitap
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024123,2bin okunma
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 01:05
Çalıkuşu, ilk bakışta bir aşk hikâyesi gibi görünür; oysa derinlere indikçe bunun bir kırılma, kaçış ve yeniden doğuş anlatısı olduğunu fark edersiniz. Reşat Nuri Güntekin, bu romanda yalnızca bir karakter yaratmaz; adeta yaşayan, nefes alan, hatalar yapan ve o hatalarla büyüyen bir ruh inşa ediyor: Feride. Feride, edebiyatımızda “sevilen karakter” olmanın ötesine geçen nadir figürlerden biridir. O, ne tamamen güçlüdür ne de tamamen kırılgan. Tam da bu yüzden gerçektir. “Çalıkuşu” lakabının çağrıştırdığı o yerinde duramayan, asi ruh; aslında içindeki derin yalnızlığı gizlemek için taktığı bir maskedir. Aşkı, onun için bir sığınak değil, bir sınav oluyor. Kamran’a duyduğu sevgi, bir noktadan sonra bir aidiyet arayışına dönüşüyor; fakat bu arayışın yıkılışı, Feride’yi asıl hikâyesine başlatıyor. Romanın en çarpıcı yönlerinden biri, Feride’nin İstanbul’dan Anadolu’ya uzanan yolculuğunun yalnızca fiziksel değil, varoluşsal bir kırılma olmasıdır. Anadolu’da karşılaştığı hayat yoksulluk, hastalık, yalnızlık onu törpüler, hatta yer yer parçalar. Ama tam da burada roman, klasik bir “acı çeken kadın” anlatısına düşmemiş. Çünkü Feride, acının içinde eriyen değil; o acıyı dönüştüren bir karakterdir. Öğretmenlik yaptığı kasabalarda sadece çocuklara değil, aslında kendine de bir hayat öğretir. Yazarın anlatımı bu noktada ustalığını gösteriyor. Dili sade ama derinliklidir; duyguyu bağırmadan hissettiriyor. Betimlemeleri abartıya kaçmaz ama zihinde güçlü imgeler bırakıyor. Anadolu’nun sert gerçekliği, romantik bir sisle örtülmeden, olduğu gibi sunulmuş. Bu da romanı yalnızca bireysel bir hikâye olmaktan çıkarıp, dönemin toplumsal bir aynası hâline getiriyor. Yine de eserin kusursuz olduğunu söylemek zor. Bazı olay örgülerinin tesadüflere dayanması ve duygusal yoğunluğun yer yer
Edebiyat
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024123,2bin okunma
Her kadının içinde bi çalıkuşu var
8/10
·384 syf.··
2025 21. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2025 22:01
Çalıkuşu (1922), Türk edebiyatının en unutulmaz romanlarından. Merkezinde genç, gururlu ve idealist öğretmen Feride var. İstanbul’da büyük aşkı Kamran’la yanlış anlamalar ve gurur yüzünden yolları ayrılıyor; Feride, Anadolu’nun kasabalarına öğretmen olarak gidiyor. Roman, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda Anadolu’da eğitim mücadelesinin ve kadına bakışın bir yansıması. Feride gittiği kasabalarda cehaletle, dedikodularla ve kadın öğretmen olmasına kuşkuyla yaklaşan insanlarla karşılaşıyor. (Bi bitmediler zaten) Toplumun “kadının çalışması ayıp” bakışı, onun yolunu zorlaştırsa da Feride vazgeçmez, çocuklara dokundukça güç bulur. Bu yönüyle eser, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki aydınlanma idealini ve kadınların kamusal alandaki mücadelesini çok güçlü biçimde gösteriyor. Feride’nin karşısında ise ne yazık ki hep sevdiği ama çoğu zaman pasif kalan Kamran var (erkeklerin yüz karası )Onun kararsızlığı, karaktersizliği yanlış anlamalara kapılması ve yeterince cesur davranmaması yüzünden Feride’nin yalnızlığı daha da derinleşiyor. Bu durum, romanın en büyük eksilerinden biri gibi görünse de aslında Feride’nin kendi ayakları üzerinde duruşunu daha da belirgin kılıyor. Reşat Nuri’nin dili sade, akıcı ve duygusal. Bazen melodram ağır bassa da bu samimiyet romanın etkisini güçlendiriyor. Feride, hem kırılganlığı hem de direnciyle hâlâ ilham veren bir karakter. Çalıkuşu, aşk, gurur, kadın kimliği ve toplumsal dönüşüm üzerine güçlü bir roman. Feride’nin idealizmi, öğretmenliği ve bağımsızlığı romanı unutulmaz kılıyor. Romanda beni en çok etkileyen kısım ise üvey kızı Munise’nin ölümü . Feride’nin en saf sevgisini verdiği, kendini adadığı bu küçük kızın kaybı hem onun yalnızlığını büyütüyor hem de okurun yüreğine dokunan en hüzünlü sahne bence. Müjgan ise herkesin
1000Kitap
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024123,2bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2024 175. kitabı
Yazarın çok sevdiğim eserlerinden biridir. Beni hem çocukluğuma götürür hem de anlattığı dönem itibariyle muhteşem bir resim bırakır zihninizde. Yıllar önce dizisini de izlemiştim ama kitaptaki derin detayları ancak okuyarak hissediyorum. Yaşamın belirli dönemlerinde tekrar okuyunca anlamı değişen kitaplardan biridir benim için. Feride ve Kamran üzerinden aşk, sevgi, ihanet, kıskançlık, fedakarlık, zorluklarla mücadele gibi kavramların yanı sıra, dönemin sosyo kültürel zeminindeki sıkıntılara da ışık tutması bakımından çok değerli bir eser olduğunu düşünüyorum. Feride 'nin ruhunun derinliklerini, satır aralarına ilmek ilmek işlemiş yazar. Varlıklı ve şımarık biri olan Feride'nin nişanlısının ihanetinin açtığı aşk acısından kaçıp kendisini Anadolu'da öğretmenlik yaparken bulmasından çok öte bir anlamı var kitabın. Aynı zamanda iki kişinin aşkının da ötesinde insana dair çok şey bulacaksınız. Belki de bazı aşkları, yarım kalmışlıkları tamamlar kimbilir... Bu kitabı bir kez okumak, ona haksızlık olacaktır. Sevgili Atamızın da sevdiği eserlerden biri olmayı fazlasıyla hak ediyor kesinlikle.
Edebiyat
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024123,2bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2025 4. kitabı
·
143 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2025 00:07
Pamuk gibi oldu kalbim... Bu yaşımda okumak nasip oldu.. Ah canım Feride.. Ah canım doktor.. Gerçek hayatta da sizin gibi insanlar olsaydı belki insanları biraz sevebilirdim..
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024123,2bin okunma
Çalıkuşu-Kitap incelemesi
Puan vermedi
Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanı, ilk bakışta bir genç kızın hatıra defteri gibi görünse de, içine girdikçe insanı hem dönemin Anadolu gerçekleriyle hem de Feride’nin bitip tükenmeyen yaşam enerjisiyle derinden buluşturan bir eser. İnce ve kalın versiyonlarını okuduktan sonra, özellikle uzun baskının ne kadar zengin bir dünya sunduğunu fark ettim. Kalın kitap, karakterlerin duygularını, ilişkilerin iniş çıkışlarını ve finalin anlamını tamamen değiştiren ayrıntılarla çok daha güçlü bir etki bırakıyor. Feride, roman boyunca hem neşeli hem kırılgan, hem asi hem de sevecen yanlarıyla öyle canlı bir karakter ki, sanki her sayfada yanı başınızda konuşuyor. Onun öğretmenlik maceraları, gittiği kasabalar, karşılaştığı insanların samimiyeti ya da acımasızlığı derken, kendinizi Anadolu’nun tozlu yolları arasında buluyorsunuz. Reşat Nuri, sadece bir aşk hikâyesi yazmakla kalmıyor; aynı zamanda dönemin toplumsal yapısını, kadın algısını ve bireyin kendi ayakları üzerinde durma mücadelesini çok incelikli bir dille anlatıyor. Özellikle kalın baskının finali, romanın duygusal ağırlığını katlıyor. Feride’nin yaşadıklarıyla olgunlaşmasını, yanlış anlaşılmaların ve gururun nasıl hayatlara yön verdiğini görmek, eserin trajik yanını daha da belirginleştiriyor. İnce baskıda daha yumuşatılmış olan son, uzun versiyonda çok daha gerçek ve sarsıcı. Kitap boyunca altını çizilecek onlarca cümle çıkması da boşuna değil. Çalıkuşu, sadece olay örgüsüyle değil, diliyle, Feride’nin iç sesiyle ve büyüme hikâyesiyle insanın içine işleyen bir roman. Okurken hem güldüren, hem düşündüren, hem de kalbinizi burkan sahnelerle dolu. Sonuç olarak, Çalıkuşu benim için sadece bir klasik değil, her okunduğunda yeni bir tat veren, insanın iç dünyasına dokunan bir eser oldu. Özellikle uzun baskısını
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024123,2bin okunma
Ben Gülbeşekeri çok seviyorum…
8/10
·384 syf.··
2026 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 16:53
Türk edebiyatına tekrar dönmek istediğim bir eser olan Çalıkuşu u okumaya başlar başlamaz sürükleyiciliğine kapıldım.Kitabın ortasındayken dizisini de izlemek istedim(Fena değildi,çoğunlukla kitaba bağlı kalınmış) Onun dışında ortaları biraz sıkıcı olsa da kitabım mutlu sonla bitmesi beni çok mutlu etti. Keyifli okumalar…
1000Kitap
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024123,2bin okunma
Çalıkuşu
9/10
·384 syf.··
2026 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 12:07
Reşat Nuri Güntekin’in kalemini seviyorum. İnsanı sıkmadan merak ettiren içine çeken bir anlatımı var. Çalıkuşu tam öyle bir kitap. Feride’nin hayat öyküsü… Feride’nin mutluluğunu, mutsuzluğunu, umutsuzluğunu her şeye rağmen hayata tutunma çabasını okuyoruz. Kitapta mutlaka kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz. Feride’nin yaşadıkları bazen insanı üzüp hayal kırıklığın uğratsada güçlü karakteri sayesinde size de umut oluyor. Sizi yormayan kafa dağıtan akıcı bir roman önerisi..
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024123,2bin okunma
Bazen En Güçlü İnsanlar En Çok Yalnız Kalanlardır...
8/10
·384 syf.··
2026 18. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 20:42
Bazı kitaplar vardır, okurken yer yer yorulursun ama yine de elinden bırakamazsın. Çalıkuşu benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Bazı bölümlerde olaylar yavaş ilerlediği için okumakta zorlandım ama Feride'nin başına ne geleceğini merak ettiğim için kitabı bırakmayı hiç düşünmedim. Feride karakterini okumak benim için kitabın en güzel taraflarından biriydi. Yaşadığı onca hayal kırıklığına, yalnızlığa ve zorluğa rağmen ayakta kalmaya çalışması gerçekten etkileyiciydi. Bazen yaptığı seçimlere kızdığım oldu ama onu anlamaya çalışırken kendimi hikâyenin içinde buldum. Kitap sadece bir aşk hikâyesi anlatmıyor aslında. İçinde özlem, hayal kırıklığı, mücadele, fedakârlık ve yeniden ayağa kalkma çabası da var. Bu yüzden bazı sahneler insanın içine dokunuyor. Özellikle Feride'nin yaşadığı yalnızlık hissi. Reşat Nuri Güntekin'in anlatımı bazı yerlerde ağır gelse de dönemin atmosferini çok güzel yansıtıyordu. Kitabı okurken sadece karakterleri değil, onların yaşadığı dönemi de hissedebiliyorsunuz. Bence Çalıkuşu yıllardır okunmaya devam etmesinin hakkını veren eserlerden biri. Her ne kadar bazı bölümlerde zorlanmış olsam da kitabı bitirdiğimde iyi ki okumuşum dediğim klasiklerden biri oldu. Feride'nin hikâyesi uzun süre aklımda kalacak gibi.
Roman
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024123,2bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 5. kitabı
Merhabalar 1939 yılında Reşat Nuri Güntekin tarafından tekrar düzenlemeleri yapılıp yayınlanan bu eser hala günümüzde sevilen bir roman.. Ana karakterimiz Çalıkuşu da okuyucu kitle tarafından benimsenip sevilen bir karakter olmuş. Bence her öğretmen özellikle bu romanı okumalıdır. Konu içerik bakımından tek konu aşk değil, toplumu ve Anadolu insanını anlatan, toplumdaki kadın algısını ve ahlak bekçisi kesilen kişilere yer veren ama kızları on üç on dört yaşında evlendiren insanlar mevcut. Feride küçük yaşta anne babasını kaybetmiş Fransız okulunda yatılı bir şekilde lise eğitimi almış, okuldan kalan zamanlarda teyzesinin evinde yaşamış. Deli, çocuksu ruha sahip bir kız çocuğudur. Kâmran'a aşık olur hoşuna gitmeyen konular neticesinde orayı terk eder. Anadolu'nun farklı şehirlerinde öğretmenlik yaparak hayata tutunmaya çalışır. Gittiği her şehrin insanına uyum sağlamaya çalışır çünkü çok yalnızdır. Bu kadar anlattığım yeter. Daha önceden de okudum ama olayları hatırlamıyorum diyip tekrar elime aldım. Alıntılarımdan da anlaşılacağı üzere Feride karakterini çok severek benimseyerek okudum. Özellikle öğretmenlerin okumasını tavsiye ederim. Zira o günlerin insanından bugüne insanlarda çokta bi değişiklik yok bence. Herkes bi ahlak bekçisi... Keyifli okumalar...
İnceleme
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2024123,2bin okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."