Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·391 syf.··
2020 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2020 17:26
Öncelikle kitabı okumama vesile olan, gerek kitaptan sayfalarla gerek uzun ses kayıtlarıyla sürekli rahatsız etmeme rağmen 9 gün boyunca spoiler vermeden beni sakinleştiren kıymetli dostuma çok teşekkür ediyorum Gelelim kitabımıza... Hikayemiz Feride'nin çocukluktan başlayarak defterine anılarını yazmasıyla başlıyor. Daha sonra bu defter bir nevi günlüğe dönüşüyor. Feride'nin çocuklukta kendisini büyüten kadından aniden koparılması, annesinin ölümü, babasının onu bir yatılı okula bırakıp gitmesi ve ardından onunda ölümü, büyüdüğü topraklardan dilini bile bilmediği topraklara hatta hiç tanımadığı akrabalarının ortasına bir anda bırakılmasının onda yarattığı travmanın hayatını nasıl etkilediğini görüyoruz. Feride daima sevdiklerini kaybettiği için kendisinde kaybetme korkusu var. Aynı zamanda da şiddetli bir sevgi açlığı. Hayatı boyunca hep yeni durumlara alışmak zorunda kalmış, yaşamak için çırpınmış. Duygularını hırçınlıkla ve yaramazlıkla saklamış. Sürekli kavga çıkararak ilgi beklemiş. - Zaten o yüzden en çok Kamran'a zıt gitmiş. Bana kalırsa Feride'nin Kamran'a "senden nefret ediyorum" dediği yerler Kamran'a "seni çok seviyorum" diye haykırdığı yerlerdi.- Kamran ise yakışıklı, çapkın bir kibar aile çocuğu. Buna karşın Feride'ye zaafı var. İtişe kakışa büyümelerine karşın birbirlerini çok seviyorlar. Feride'nin sevgi açlığı var demiştim. Ömründe en azından bir kişi, her şeyden çok kendisini sevsin tamamıyla kendinin olsun istiyor. Ve bu kişinin Kamran olmasını. Nişanlı olmalarına rağmen Feride sevgisini yine hırpalayarak yansıtıyor, sevdiğini hemde çok sevdiğini Kamran'a gösteremiyor. Bunu ilerleyen bölümlerde kendisi de "ben sevmeyi bilmiyordum" diyerek itiraf ediyor. Kamran sevilmediğini sandığı bahanesiyle Feride'yi aldatırken Feride kendi tabiriyle en sevilen
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılap Yayınları · 1974123,2bin okunma
Çalıkuşu
8/10
·391 syf.··
Beğendi
·
2020 127. kitabı
Reşat Nuri Güntekin – Çalıkuşu  Türk edebiyatının en çok sevilen eserlerinden biri. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başucu kitabı. Belki de binlerce gence, öğretmen olup anadoluya girme fikri aşılayan kitap. Reşat Nuri Güntekin’in usta kaleminden, mükemmel bir olay örgüsü ve betimlemeler görüyoruz. Aşktan kalbi kırılmış genç bir kızın öğretmen olarak anadoluya gitmesinin yanında, aslında kendisinin de öğrenecek çok şeyi olduğunu fark ediyoruz. Bu kitabı okurken her duyguyu sonuna kadar hissedeceksiniz. "Derler ki; aşk, birine seni yok etme kudreti verip, bunu kullanmama hususunda ona itimat etmekmiş." Çalıkuşu Reşat Nuri Güntekin
Edebiyat
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılap Yayınları · 1974123,2bin okunma
Puan vermedi·391 syf.··
2020 33. kitabı
Çalıkuşu kitabını benim için özel kılan tek neden aşk acısı yüzünden Anadolu'nun bağrına sığınan köy okulu öğretmeni Feride'nin nam-ı değer Çalıkuşu'nun yada Gülbeşeker'in yaşadıkları değil. Reşat Nuri'nin unutulmaz eseri Çalıkuşu aynı zaman da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü baş ucu kitabı. Cephede bile yanından ayırmadığı her gece rastgele bir sayfa açıp okuduğu kitap.
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılap Yayınları · 1974123,2bin okunma
Abartılan Efsane: Atatürk
10/10
·544 syf.·
Beğendi
·
2022 279. kitabı
Arkadaşlar selam. Uzun bir süre oldu, sanırım 1.5 yıldır inceleme yapmıyorum. Bunun sebebi zorlu bir dönemden geçtim, kafa olarak iyi değildim; yeni yeni toparlanabildim. Aklımdan inceleme fikri geçmiyordu, ancak son zamanlarda yazdığım bazı incelemelerden çok güzel dönütler aldım, kenarda köşede yazdığım bazı lakırtıların okurlar tarafından incelenip geri dönüt verilmesi ve benim laf safsatalarımın birilerinin işine yaraması beni çok mutlu etti ve devam etmek istedim. Yakında wattpad kitapları hakkında da inceleme yapacağım, çünkü prim lazım. Gereksiz duygusallık yeter, başlayalım? Atatürk'ü sevmeyen bir çevrede doğdum büyüdüm. Hiçbir zaman sevilebilecek şekilde büyütülmedim. Atatürk benim için; alkol içen, aklı yerinde olmayan, dindar olana muhalefet olan ve ülkemizde çoğu diziler gibi abartılan bir kişilikti sadece. Tabi ki hiçbir zaman araştırma gereği duymadım, en yakın arkadaşlarım desteklemiyor; içki içiyor diyorlar ya. Sizce bunun üstüne herhangi bir laf söylenebilir mi? ve 11 yaşındalar, bilgileri tam tabi ki. Kendi kendime devam ettim, kafamda büyütmem gerekiyor ya. Nefretimi arttırdım. Ders kitaplarından resimlerini yırttım, 10 Kasım'da Saygı Duruşu esnasında sınıfta saklandım, hiçbir İnkılap dersini dinlemedim ve Atatürk'ü seven tüm insanlarla aramı açtım. Düşünebiliyor musunuz? Ne kadar korkunç, her şeyden önce insanlara herhangi bir saygım yok. 13 yaşındaydım. İnternette geziniyor, kendimce zaman geçiriyor, Youtube yorumlarında gelene geçene salça oluyordum. Anlayacağınız tam bir ergen primatı. Önüme şu bilgi düştü: Atatürk 3997 kitap okumuş ve bu kitaplar arasında en sevdiği kitap Çalıkuşu. O kadar çok seviyormuş ki, cephede o kadar insan savaşırken gece yarısı kalan az vaktini bu kitaba adayacak kadar. Tabi ki inanmadım, 3997 kitap okuyan bir
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2024 121. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2024 15:37
Feride yani Çalıkuşu küçük yaşta annesini kaybetmiş asker olan babası ile garnizonlarda yaşayamayacağı için büyükannesine teslim edilmiş, büyükannesi tarafından yetiştirilen yine küçük yaşta büyükannesinide kaybedince babası tarafından Fransız mektebinde yatılı okuyan deli dolu ele avuca sığmayan bir kız çocuğudur. Yine küçükken babasında kaybediyor. Tüm akrabalarının, hocalarının ve arkadaşlarının gözündeki en önemli özelliği “yaramaz” olmasıdır. Hafta sonlarını ve yaz tatillerini teyzesinin evinde vakit geçirmektedir. Teyzesinin oğlu Kamran ile aralarında hem bir anlaşamama hem de içten içe birbirlerini sevme durumu söz konusudur. Tatlı sert atılmalar kaçamaklardan sonra Feride ile Kamran nişanlanır. Ancak düğünden birkaç gün önce Kamran’ın Feride’yi aldattığı ortaya çıkar. Sonrasında Feride aşk mı, gurur mu? İkilemine dahil düşmeden bir karar alarak yakıcı ve yıkıcı şekilde evden kaçar. Anadolu’ya muallimelik yapmak için herkesten uzak olmak için en ücra köşelere gidip çocukların hayatına dokunmak ister. Olay örgüsü bu şekildedir. Bölümler hiç beklenmedik sonlarla bittikçe merak artıyor. Olayları Feride’nin yazdığı günlükten okuyoruz. Onun duygu ve düşünceleri ile. “Madem ki defterimi benden başka kimse okumayacak. Niçin hepsini itiraf etmemeli? “ S:811 Feride (ePub) elbette günlük yazanlar bilir her şey açıkça yazılamıyor. Feride’de bazen utana sıkıla itiraf edebiliyor. En çok hiç bir şekilde nefret ettiği hiç bahsetmek istemediği hatta bahsetmediği kişiden devamlı bahsediyor oluşu!!! Bu aşk nasıl temiz ne kadar ulvi. Çalıkuşu; üzüntüsünü yaşarken tavır ve hareketleri neşelenir, içi içine sığmaz olur, alaycı olur, türlü gevezelikler ve çılgınlıklar yapar. Kimseye hesap vermeye ve nasihat dinlemek gücüne gidiyor diye kaçar. Gençliğinde sorumluluk sahibi
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
Çalıkuşu Atatürk için Neden Önemliydi?
7/10
·544 syf.··
2021 44. kitabı
Cumhuriyetimizin 101. yılına özel Atatürk’ün en sevdiği kitaplardan biri olan Çalıkuşu romanından söz etmek istiyorum. Bu zamana kadar hakkında pek çok şey yazılan bu kitabı farklı bir açıdan ele almaya çalışacağım. Nasıl mı? Bildiğiniz gibi Mustafa Kemal Atatürk bu kitabı yanında taşırdı, rastgele bir sayfasını açıp okurdu, çevresinin de okumasını salık verirdi. Tabii ki bunun çok önemli bir sebebi vardı: Öncelikle bu roman Millî Mücadele zamanında yazılmıştı. Reşat Nuri Güntekin , Anadolu’yu, Anadolu’da yaşanan sorunları -kendisinin de öğretmen olması nedeniyle- sefaleti gözler önüne sermiş; merkezine bir kadın eğitimci olarak ideallerini gerçekleştirme arzusunun verdiği motivasyonla karşılaştığı tüm engelleri bertaraf eden öğretmen Feride’yi koymuş, toplumun kadına olan bakış açısını kendince anlatmış, eğitimsiz bir toplumun; kültürden, ilimden, edebiyattan uzak kalacağını anlatmak istemişti. Yani kavuşamayan iki âşığın hikâyesi olarak bu eseri ele alırsak yanlış bir bakış açısıyla okumuş oluruz. Çalıkuşu’nu şu şekilde ele almalıyız: bir yanda gururu incinen Feride ile diğer yanda idealist bir öğretmen olan Feride’nin yaşadıkları ve aklındaki gelgitler. Bu ikilik eserin bir aşk romanı gibi okunmasının önündeki engeli kaldırdığı gibi, anlatılmak istenen bazı sorunların da daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Bunlardan bazıları; eğitim ve öğretim sorunsalı, Anadolu’nun yoksulluğu, geri kalmışlığı, kadına olan bakış açısı, zihniyet problemleri, kadınların çalışma hayatındaki sıkıntılarıdır. Bunun yanı sıra bir öğretmenin yaşadıkları üzerinden dönemin eğitim sorunlarını da yansıttığı için önemlidir. Tabii ki tüm bu saydığım şeyler eleştirilerimin olmadığı anlamına gelmiyor. Bu yüzden önce eserde anlatılan sorunların neden havada kaldığını, daha sonra ise Atatürk’ün bu kitabı neden sevdiğini
Alıntı
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
Kamran, senden nefret ediyorum!
8/10
·448 syf.·
2022 37. kitabı
-Dikkat spoiler içerir- Geleneksel Türk örf ve adetleri, kitabın yazıldığı dönemin şartlarının Feride'yi içinde bıraktığı durum ve kitabın mutlu sonla bitmesine karşılık beni mutlu etmemesi sebebiyle kimi zaman rahatsız olarak okuduğum kitabın eleştiri dolu yorumuna başlamak üzereyim. Bu kitabı çok sevdiğinizi biliyor, yazdıklarımın sizi üzeceğini tahmin ediyorum. Başka bir aldatma vakası daha... Feride, evlenmelerine ramak kala, kuzeni olan nişanlısının onu aldattığını öğrenmesiyle, gururlu birinin yapacağı gibi nişanlısını terk eder. Ve terk edişinin ulvi bir amaca hizmet etmesi için Anadolu'da öğretmenlik yapmaya başlar... Türk edebiyatının eski dönem eserlerinde, aile içinden biriyle evlenmek bir klişedir. Bunun sebebi kızların, kapalı bir çevrede büyütülmesi, diğer erkeklerle iletişiminin sosyal baskı sebebiyle engellenmesi ve oldukça küçük yaşta yani henüz "gözü açılmamışken" evlendirilmesidir. Birlikte büyüdüğü kuzenlerine "aşık" olmaları ve daima onlarla evlenmek istemeleri yalnızca beni rahatsız ediyor olamaz. Beklentimin doğurduğu hayal kırıklığı... Kitaba okumadığım zamanlar aldığım kırık dökük spoilerlar sebebiyle, Feride'nin oldukça idealist bir kız olduğunu ve başından beri Anadolu'yu içinden bulunduğu durumdan kurtarmayı amaçlayan ve bu amaç uğruna yanıp tutuşan bir karakter olduğunu tasavvur etmiştim. Oysa Feride'nin serüveni, nişanlısından ve nişanlısının yaşadığı İstanbul'dan kaçmak istemesiyle başlar ve böylece yolu Anadolu'ya düşer. Zaman zaman Feride'nin de kitaptaki diğer tüm öğretmenler gibi İstanbul'da çalışmak ve orada rahat etmek istediğini fakat mecburiyetinin buna el vermediğini görürüz. Diğer bir hayal kırıklığı... Yine aldığım spoilerlar sebebiyle, Feride'nin Anadolu'nun ücra bir okuluna düştüğü ve yıllar içinde orayı güzelleştirip
Edebiyat
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2023 23:11
100. incelemem en sevdiğim kitap için ve bu tabii ki tesadüf değil... 100. incelemeyi herhangi bir kitaba yazmak istemedim. Bana kitap okumayı sevdiren, hayatımı, mesleğimi belirleyen o kitap için yazmak istedim. Bir süredir kitap okumakta zorlanıyordum, Çalıkuşu yine bana okumayı sevdirsin istedim; öyle de oldu, sayfalar aktı gitti sanki... Bir çocuk sevdim, adı Çalıkuşu... "Ben böyle yürek görmedim böyle sevgi Şimdi çocuk büyümekte günbegün Bütün hüzünleri okşadı birer birer Gizli bir ümide sarılarak biraz küskün." Sezen Aksu sanki bu şarkıyı Çalıkuşu için yazmış... Ve bu satırlar kitabı özetlemiş gibi. Kitap Feride'nin çocuk yaşlarından itibaren kendini anlatmasıyla günlük olarak başlıyor. Feride yerinde duramayan, daldan dala atlayan bir çocuk olduğu için ona Çalıkuşu lakabı takılıyor. Çalıkuşu küçük yaşta annesiz babasız kalınca teyzelerine emanet ediliyor ve bir Fransız okulunda yatılı olarak öğrenim görüyor. İlerleyen zamanda teyzesinin oğlu Kâmran'la nişanlanıyorlar, okul bitince evlilik hazırlıkları yaparken düğününden bir gün önce gelen bir davetsiz misafirin sözleriyle Feride bir seçim yapmak durumunda kalıyor?.. Gitmek mi kalmak mı?.. Aşk mı, gurur mu?.. Kitabın sonunu yazmayacağım tabii ki ama olayların asıl başladığı bölüm, beni ve hayatımı etkileyen bölüm bu bölümü olduğu için bahsedeceğim. Feride her şeyi geride bırakıp, Anadolu'nun en ücra yerlerinde öğretmenlik yapmak için gidiyor. Gittiği yerlerde ahırı bile bir okula eğitim yuvasına dönüştürüyor, öğrencilerini kendi çocukları gibi görüyor... (Kitabı ilk olarak ortaokul yıllarında okumuştum, o yaşlarda rol model önemlidir, Feride benim rol modelim oldu, onu gözümde öyle canlandırdım öyle sevdim ki, onun gibi köy öğretmeni olmak istedim... Çok yürekten istemişim ki oldum.) Feride gidiyor
Edebiyat
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
10/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2016 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2016 19:10
Eğer Çalıkuşu'nu tek bir kelime ile anlatacak olsaydım bu kelime kesinlikle "naif" olurdu. Sanki okurken kitabı incitmek istemedim, Feride ile hüzünlendim, Feride ile çocuklaştım, yüreğim Feride ile bir attı. Türk edebiyatının en önemli romanlarından olduğu malumumuz; okumayı sevsin sevmesin, yaşı kaç olursa olsun isteyen herkesin çok rahat bitireceği, daha doğrusu bitirmek istemeyeceği eşsiz bir eser. Tek şikayetim Feride ve Kamran sahnelerine doymamamdır, keşke o güzelim aşkı daha fazla sayfada okusaydık.. :)
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
10/10
·544 syf.··
2020 46. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2020 08:52
Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu romanını okurken hem eğlendim hem de hüzünlendim. Feride’nin yaşadığı hayal kırıklıklarına rağmen pes etmeyip Anadolu’nun zorlu şartlarında öğretmenlik yapması beni çok etkiledi. Özellikle onun güçlü ve inatçı karakteri insanı hayran bırakıyor. Dilinin akıcı olması sayesinde hiç sıkılmadan okudum. Bence Çalıkuşu, sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda bir kadının ayakta kalma mücadelesini anlatan çok değerli bir eser. Üstelik bu roman, çocukluğumuzun efsanelerinden olup filmleriyle de hafızalara kazınmış, birçok kız çocuğuna öğretmen olma hayali aşılamış bir yapıt. Bugün özellikle bu platformda modern çağın “Feride Öğretmen ”lerini görmek bizler için ayrı bir gurur kaynağı. Okumayan varsa vakit kaybetmeden okumalı…
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma

Yazar Hakkında

Reşat Nuri GüntekinYazar · 37 kitap
Reşat Nuri Güntekin (25 Kasım 1889;, İstanbul - 7 Aralık 1956; Londra), Cumhuriyet dönemi edebiyatında önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yeşil Geceve Anadolu Notları gibi önemli eserlere imza atmış romancı, öykücü ve oyun yazarıdır. Hayatı 1889'da İstanbul’un Üsküdar ilçesinde dünyaya geldi. Babası, askeri tabip Nuri Bey, annesi Kars valisi Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım'dır. Reşide adlı kız kardeşi çok genç yaşta hayatını kaybetti, tek çocuk olarak büyüdü. Babası askeri doktor olduğu için öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Reşat Nuri, ilköğrenimine Çanakkale'de başladı. Çocukluk yıllarında dinlediği Fatma Aliye Hanım’ın Udi isimli romanı hayatına iz bırakıp,sanata heveslendiren eserleri arasına girdi. Babasının Çanakkale’deki evlerinde zengin bir kütüphanesinin olması onu kitaplara iten ve yazı yazma kültürünün gelişmesini sağlayan bir araç oldu. İzmir'deki Frerler okulunda bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde öğrenim gördü. Yükseköğrenimini Darülfünun Edebiyat Şubesi'nde 1912'de tamamladı. Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu. 1927'ye kadar Bursa ve İstanbul’da çeşitli okullarda Fransızca ve Türkçe öğretmeni ve müdür olarak görev yaptı. Görev aldığı okulların bazıları Bursa Sultanisi, İstanbul Beşiktaş İttihat Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Sultanisi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Erenköy Kız Lisesi'dir. 1927’de Erenköy Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlendi. Öğretmenlik mesleğinin yanı sıra edebiyatla uğraşan Reşat Nuri, Halit Ziya’nın eserlerinden aldığı ilhamla hikâye yazma hevesi duymaktaydı . Daha sonra tiyatro edebiyatını benimseyerek bir tiyatro yazarı olmak için uğraştı. Yazı hayatına I. Dünya Savaşı sonlarında başladı. Başlangıçta “Eski Ahbap” (1917) gibi uzun hikayeler, “Hançer”(1920) ve “Eski Rüya” (1922) gibi sahne eserleri, “Gizli El” (1924) gibi romanlar yazan, tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayınlayan sanatçı “Çalıkuşu” adlı romanının 1922’de Vakit Gazetesi’nde tefrika edilmesiyle şöhrete kavuştu. Güntekin, 1931'de maarif müfettişi oldu ve bu arada Dil Heyeti'yle birlikte bazı çalışmalarda bulundu. Anadolu’yu baştan başa dolaşmasına neden olan müfettişlik görevi sayesinde ülkenin gerçeklerini yakından görme ve tanıma imkânı buldu. 1939'da ise Çanakkale milletvekili olarak TBMM'de bulundu. Bu görevini 1946'ya kadar sürdürdü. 1941’de tek çocuğu olan kızı Ela dünyaya geldi. 1947'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ankara'da yayımlanan Ulus gazetesinin İstanbul kolu olan Memleket gazetesini çıkardı. Güntekin daha sonra müfettişlik görevine geri döndü ve 1950'deBirleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye temsilciliği ve öğrenci müfettişliği görevleriyle Paris'e gitti. Paris kültür ataşeliği yaptı. 1954'te ise yaşından dolayı bu görevden ayrılmak zorunda kaldı. Emekliliğinden sonra bir süre İstanbul Şehir Tiyatrosu edebi heyeti üyeliği yaptı. Güntekin'e Akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavisi için Londra'ya gitti ve orada hastalığına yenik düşerek öldü. 13 Aralık 1956 günü, Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü. Levent’te oturduğu sokağa “Çalıkuşu” ismi, Kadıköy’de ve İzmir’de bir ilköğretim okuluna ve Fatih'te bir tiyatro sahnesine Reşat Nuri Güntekin ismi verilmiştir. Eserleri Hakkında Bilgiler Yazar, öykü, roman ve oyunlarıyla edebiyatımızda önemli bir yere sahiptir. Kahramanları genelde tek yönlüdür. Olay kahramanlarını çevreyle birlikte verir. Anadolu insanını iyi tanıdığını eserlerinden anlaşılır. Bazı eserlerinde genç cumhuriyetin toplumsal ideallerini işlemiştir. Reşat Nuri Güntekin eserlerine konuşma dilinin zenginliğini zorlanmadan yansıtır. Çalışma Yöntemi Hakkında Bütün romanlarının tiyatro halinde senaryoları olduğunu söyleyen Reşat Nuri, Hikmet Feridun'la yaptığı bir konuşmada çalışma yöntemlerini şöyle açıklar: "Roman ve hikâye yazarken konunun evvela asıl canlı noktası, amudi fıkarisi (belkemiği) gelir. Bu amudi fıkaridir ki bana yazmak arzusunu verir. Bu bazen bir vak'a olur, beni alâkadar eden bir vak'a.. Fakat çok kere pek alakadar olduğum insan tipi. (Şu vak'ayı veya şu insanı, şu tipi yazayım) derim. Bu suretle eserin iki adımı atılmış olur. Mevzuu pek iptidai bir şekilde fikrime gelir. Hiçbir zaman hemen derhal bu mevzunun planını yapıp da yazmağa başladığım vaki değildir. Bulduğum mevzuu zihnimde bir köşeye atarım. Onun francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senelerin geçtiği de vakidir. Bu müddet zarfında mevzua bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını tayyederim, atarım, çıkarırım. Vakaları retuş ederim. Tipleri develope ederim (geliştiririm).. Yazma işine başladığım zaman da çok muntazam çalışırım. Romanın sonunu nasıl bitireceğimi tayin etmeden yazıya başlamam. Evvela umumi bir şema yaparım. Fakat eser henüz definitif (kesin, belirli) olmamıştır. Ortada şahıslar vardır, vakalar vardır, eserin ana hatları vardır. Fakat yazmaya başladıktan sonra şahıslar ekseriyetle hüviyetlerini değiştirirler, evvelce hiç düşünmediğim vak'alar, yeni şahıslar gelir. (Muhit dergisi, 1933; anan: Muzaffer Uyguner, Reşat Nuri Güntekin, Ağustos 1967) Kişilerine sevgiyle sokulan bir romancıdır Reşat Nuri. Genellikle onların gerçek yaşamlarındaki en belirgin özelliklerini yitirmeden yansıtmaya çalışır. Gözlem yeteneği yaşama çok geniş bir perspektiften bakma imkânını sağladığı için romanları geçiş dönemi yaşayan ülkemizden "insan manzaraları" çizme başarısına ulaşmıştır."