·512 syf.····Okunma: 06 Mart 2026 20:40 Linç yeme ihtimalim olduğunun farkında olarak söze başlıyorum..
Hoş burası benim şahsi arka bahçem gibi. Kalabalığa oynamadığım için de pek bir kimsenin umrunda değil. Onun için rahatça yazabilirim.
Necip Fazıl ülkemizde Müslüman kesim tarafından oldukça tutuluyor. Bir çok kimse okuyor-muş gibi yapıyor. Necip Fazıl üzerinden giden çoğu kimsenin okumadığını görmüş bulunuyorum. Bundan mütevellit gözümde Nazım ile aynı konumda kalıyor. Nitekim her iki şairi tutan kesimler de siyasi konumundan dolayı tutuyor. Hoş tutanların önemli bir kısmı da okumuyor. Bundan dolayı şaire soğuk bakıyordum. Hayatının geneline de bakınca Müslüman olmama karşın sevdiğim söylenemez. İnsan zaman zaman hayatında kırılmalar yaşar. Bu çok doğaldır. Ancak insanın geçmişini inkâr etmesi kendini inkâr etmesi demektir. Onun için de Necip Fazıl'ı samimiyetsiz görüyorum. Edebi açıdan daha önce okumadığım için ve bilgi sahibi olmadığım bir konu hakkında yargıda bulunmak hata olacağı için Çile'sini okuyayım dedim. İçersinde Sakarya Türküsü, Beklenen, Kaldırımlar gibi bir kaç enfes güzellikte şiir var. Ancak kitapta yer alan şiirlerin çoğunluğu bu şiirlerden çok uzakta, vasatın dahi altında kalmış. Bu da şiddetle Necip Fazıl diyenlerin onu okumadığına dair düşüncemi kuvvetlendirdi. Umarım güzel Türkiyem siyasi konumundan dolayı vasat kimselerin arşa çıkarıldığı yine siyasi görüşünden ötürü kaliteli insanların da yerlerde süründüğü bir ülke olmaktan çıkar...