Sanayileşmemiş endüstriyel anlamda güdük kalmış toplumların düçar kaldığı sorunlardan birisi de din iman sömürüsüdür.
İdarecisinden,işadamına,eğitimcisinden,esnafına kadar hemen hemen toplumun her katmanında kendi konfor alanı oluşturmanın en kolay ve masrafsız enstrümanlarından en kullanışlı olanıdır mukaddesat sömürüsü.
Devletin tek elden verdiği eğitimin yetersiz olması iktdar partilerinin yanlış politikaları yüzündendir. Bunun yanında çoğunluk halkın inanç zihnini tahrip etmeden çağdaş manada gerçeklik ve mantık yanında özgür düşünme ve felsefe yada yorumlama özgürlüğü dönemin idare düzenine göre sınırlandırılırsa eğitim gelişmiş toplumların çok gerisinde kalacaktır.
Cumhuriyet sonrası eğitimde yapılan köklü değişimler yıllar sonra çeşitli vesileler sonucu kesintiye uğramıştır.
Son 60-70 yıllık ülkemiz mazisi çeşitli sorunlarla uğraşma yolunda kalkınma alanında en önemlisi eğitim olan kalemde hep geriye gitmiştir.
Günü kurtarma derdinde olan, siyasi partiler oy uğruna ileriki yılları değil şahsi ikballeri uğruna en önemlisi eğitim olan sorunu es geçmenin yanında kendi menfaatleri hilafında cemaat, cemiyet vakıf, tekke, dernekleri el altından desteklemiştir.
Açık kaynaklardan duyup malumatımız olan ahlaksız vakaların İslami çizgide bazı dernek veya cemaat, kursların içinden çıkması durumun vehametinin kanıtlarıdır.
Halkın bazı sapkın cemaatlere meylini eğitimsizlikle açıklamak tek başına mantıklı değildir. Halkın temiz duygularının sömürülmesini engellemek devletimizin ilgili kurumlarının vazifesidir meğer ki bu kurumların adil, vicdanlı ve kendi istikbali için değil ülke istikbali için çalışan idarecileri olsun. Bizim tarafımızda ön kabulüyle değil adaletli bakış açısıyla tüm toplumun vicdanını rahatlatacak yaklaşım daha sağlıklı olmaz mı?