Bazı hikâyeler sadece bir aileyi anlatmaz…
Nesiller boyunca taşınan suskunlukları, kırgınlıkları ve yaraları anlatır.
Önden Üç Bilet, üç kuşak kadının; Afet Hanım, kızı Nur ve torunu Nurperi’nin birbirinden sakladığı duygularla yüzleşmesini konu alıyor.
Efsanevi bir ses sanatçısı olan Afet Hanım’ın hastaneye kaldırılmasıyla başlayan hikâye, bir hastane odasında yıllardır konuşulmayan gerçeklerin gün yüzüne çıkmasına dönüşüyor.
Kalabalıkların alkışladığı bir sanatçının yalnızlığı, sevgisiz büyüyen bir kızın içindeki kırgınlık ve tüm bu yüklerin arasında kendi yolunu arayan bir genç kadın…
Kitap bize şu soruyu düşündürüyor:
“Kendi hikâyemizin neresinde duruyoruz?”
Yazarın dili oldukça sade ve akıcı.
Bu yüzden kitap çok hızlı ilerliyor ve neredeyse bir oturuşta bitebilecek bir roman.
Okurken üç kadının geçmişine tanıklık ederken, insan kendi hayatına ve ailesine dair pek çok şeyi de sorguluyor.
Benim için hüzünlü ama düşündürücü bir okuma oldu. Özellikle son sayfaları insanın içinde derin bir his bırakıyor.
Kısacası:
Geçmiş, aile ve yüzleşme temalı duygusal romanları seviyorsanız bu kitap kesinlikle listenizde olmalı.