6/10
·168 syf.··
2026 688. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 17:30
Şermin Yaşar dili kullanmadaki sıcaklığı ve okurla kurduğu samimi bağı bu kitabında da sürdürüyor. Öyküler boyunca bana yaşam içinden tanıdık sesler eşlik etti. Hayatın içinden, insanın kalbine değen küçük ama etkili öyküler... Bu yönüyle kitabı içten, kolay okunan ve duygusal karşılığı güçlü bir eser olarak gördüm. Ben en çok, yazarın gündelik hayatın içindeki kırılmaları fark etme becerisini sevdim. Çok büyük olaylardan değil, çoğu zaman sıradan gibi görünen insanlık hâllerinden yola çıkıp derinlikli duygular üretmesi bence kitabın en güçlü yanlarından biri. Özellikle kayıp, özlem, geçmişe tutunma ve insana özgü küçük yalnızlıklar metnin içine doğal bir biçimde yerleşmiş. Bu da kitabı hüzünlü ve dingin yapmış. Bununla birlikte, kitabın tamamına baktığımda beni zorlayan bir nokta da oldu. Öykülerin büyük bölümünde benzer bir ton, benzer bir ritim ve benzer bir akış hissettim. Her metin kendi içinde ayrı bir hikâye anlatıyor olsa da anlatımın duygusal seviyesi çoğu zaman aynı yerde kalıyor gibi geldi bana. Bu durum bir süre sonra öyküler arasındaki farkı azaltıyor; sanki farklı hayatlara değil de aynı duygunun farklı varyasyonlarına bakıyormuşum hissi oluşuyor. Ben, bazı öykülerde daha sert kırılmalar, daha belirgin biçimsel farklılıklar ya da ritmi değiştiren anlatı denemeleri görmek isterdim. Özellikle peş peşe okunduğunda bu benzerlik daha görünür hâle geldi. Bir öykünün bıraktığı etki henüz zihnimde tazeyken sonraki öykü de yakın bir tonda başlayıp yakın bir duygusal çizgide ilerlediğinde metinlerin birbirinden ayrışması zorlaşıyor. Bence kitabın en önemli eksisi burada ortaya çıkıyor: güçlü bir anlatım sesi, çeşitlilikle desteklenmediğinde bir avantaj olmaktan çıkıp tekdüzeliğe yaklaşabiliyor. Yine de bu eleştirimin, kitabın değerini azaltan bir yargı olmadığını özellikle belirtmek isterim. Çünkü Şermin Yaşar’ın anlatıcılığı sahici, dili yalın ama etkili, duygusu ise okura temas edecek kadar güçlü. Yazarın insan ruhunu incelikle gözlemlediğini açıkça hissettim. Sadece, bu güçlü gözlemin daha farklı tempolarla ve daha değişken anlatı tonlarıyla birleşmesi hâlinde kitabın bende çok daha kalıcı ve çarpıcı bir etki bırakacağını düşünüyorum. Sonuç olarak kitap bende sıcak, hüzünlü ve içten bir iz bırakan; fakat öyküler arasındaki ton, ritim ve akış benzerliği nedeniyle yer yer tekdüzeleşen bir eser oldu. Ben yine de yazarın anlatı dünyasını kıymetli buluyorum. Çünkü her şeye rağmen bu kitap, insanın içini yoklayan ve sessizce iz bırakan bir duyarlılığa sahip.
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,3bin okunma
·
281 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.