İnsanlar öyle bir yapıya sahiptir ki
kendilerine tesadüfen ve geçici bir şansın kazandırdığı şeylere sürekli sahip olmazlarsa her şeye öfke duyarlar.
Joseph Roth’un Aziz Ayyaş Efsanesi adlı kitabı kısa olmasına rağmen insanı düşündüren bir hikâye anlatıyor. Kitapta Paris’te köprü altında yaşayan ve alkol bağımlılığı olan Andreas adlı bir adamın başından geçen olaylar anlatılıyor. Andreas bir gün tanımadığı bir adamdan borç para alıyor. Adam bu parayı geri istemiyor ama Andreas’tan fırsat bulduğunda bir kiliseye bağışlamasını istiyor. Hikâye boyunca Andreas birkaç kez parayı geri vermeye ya da bağışlamaya yaklaşsa da içki alışkanlığı ve hayatın getirdiği durumlar nedeniyle bunu sürekli erteliyor.
Andreas’ın aslında kötü bir insan değildi. Sözünü tutmak istiyor ama kendi zayıflıklarına yeniliyor. Benim düşünceme göre kitapta anlatılmak istenen şeylerden biri insanın zayıf yönleriyle birlikte ele alınmasıdır. Örneğin Andreas sürekli hata yapmasına rağmen içinde vicdan duygusu olan bir karakterdir.
Genel olarak Aziz Ayyaş Efsanesi kısa ama anlamlı bir kitap. İçinde bağımlılık, vicdan ve insanın içsel mücadelesi gibi konular yer alıyor. Okurken insanı düşündüren bir hikâye olduğu için okunmaya değer bir eser olduğunu düşünüyorum.