·128 syf.····Okunma: 08 Mart 2026 05:00 Kısa hikayeden oluşan kitapta adalet, birlik olmanın diklik olduğu , geleneklerin her şeyden önce geldiği, ‘ben herkesten üstünüm’ düşüncesinin getirdiği zorluklar ince ayrıntılar ile işlenmiş. Hikâyenin kahramanı Ahmet fakir bir çobandır. Bir gün köyde evinin önünde sahipsiz bir at bulur. Bu atın onun kısmeti olduğu ve ne olursa olsun bu atı kimseye vermeye eğinin söyler. İş buya atın sahibi Mahmut Han adlı zalim bir beydir. O dönemde bir töre vardır: Bir kişi bir atı üç gün saklarsa artık o at onun sayılırmış. Ahmet de töreye güvenerek atı geri vermez. Egosu töre dinlemeyip öfkelenen Mahmut Han, Ahmet’i yakalatıp zindana attırır. Zindanda Mahmut Han’ın kızı Gülbahar Ahmet’in kaval çalışına sonra mavi gözlerine, sarı sakalına,ceylan bakışına âşık olur ve onu kurtarmaya çalışır. Han atı vermez ise Ahmet’in , Sofi’nin ve Ahmet’i getiren Musa beyin başını vuracaktır. Öyle ya kim Han’a karşı gelir de atını vermez. Ancak Ağrıdağı halkı, Beyazıt çevresi, Kürt beyleri ,dağ-taş Ahmet’in yanındadır. O yüzden kavalların acı türküleri,dengbejlerin yanık sesleri, Ağrıdağı’nın dinmez öfkesi çınlar durur köşe bucakta. Yeller ile çalınır kulaklara….Gülbahar büyük emekler ile, halkın desteğiyle, geleneklerin-törenin getirdiği birlik ile babası Mahmut Han’ın zulmüne karşı durur ve Ahmet’i kurtarmak için çare arar. Ahmet’ten Ağrıdağı’na çıkıp tepede ateş yakması istenir. Ağrıdağı bu dağa çıkanı geri sağ göndermez ancak Ahmet cılız ateşi yakar tepede ve geçit vermez görünen Ağrıdağı sevdiğine geri gönderir Ahmet’i. Zulme direniş, töre ve geleneklerin sağlamlığı, şeyhlerin hayatta yer edinişi, birlik olmanın karşısında kimsenin duramayacağı ve aşkın acizliği incelikle sıralanmış dizeler arasına.
Kitapta kızdığım nokta Mahmut Ağa’nın geleneklere karşı gelmesini ‘sen Osmanlı olmuşsun paşa. Yoksa bir at için bu işleri başımızı açmaz , evleri yakmaz ocaklar söndürmezdin’; yada ‘ Mahmut Han bir Osmanlı ,bir kafirdir. Bunlar insandan ayrı yaratıklardır.’ Sen hayırdır yani? Osmanlı evladı-torunuyuz biz. Bu cümleler sinirimi bozdu ancak genel tema Ağrıdağı’nın ulaşılmazlığı olduğu için orada sezdirilmek isteneni sezmemezlikten gelerek kitabı sonlandırıyorum