·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Mart 2026 01:01 40 kadın, biri küçük bir kız çocuğu, hiçbir sebep gösterilmeksizin kafesle çevrili bir mağaraya kapatılıyor. Hiçbir iletişim yok, kafesin dışında nöbet tutan erkek gardiyanların dışında hiç kimseyi görmüyorlar. Birbirlerinin seslerinden başka bir ses duymuyorlar. Neden orada olduklarını bilmiyorlar ve sürekli gözetleniyorlar. Pencere yok, saat yok. Kendi canlarına kıymaları yasak. Belirsizliğin içinde büyük bir yoksunlukla yaşamaya çalışıyorlar.
Peki neden oraya kapatıldılar? Neden 39 yetişkin kadının yanında küçük bir kız çocuğu var? Bu soruların cevaplarını bulabilecekler mi? Özgürlüklerine kavuşabilecekler mi? Peki bu sorulara cevap bulmanın aslında ne kadar önemi var? Sorular her zaman biz cevaplarını bulalım diye mi varlar?
O kadar ilginç bir kitaptı ki bitirdiğim andan beri zihnimde dolanıyor ve sürekli cevapsız kalmış birçok soruyu düşünüyorum. Kadın olmak ile ilgili insanın kendini ve yaratılışını sorgulatan o kadar çok şey vardı ki okurken sürekli düşünmekten de kendinizi alamıyorsunuz. Bırakılan bazı boşluklardan dolayı sevmeyen bazı okurlar olduğunu gördüm ama ben bu kitabın yazılış amacının hiç kimseye net cevaplar ya da fikirler vermek olduğunu düşünmüyorum. Sorgulamak ve sorgulatmak amacıyla yazıldığını düşünüyorum ve bunu da hakkıyla yerine getiriyor. Çok sevdiğim ve uzun bir süre de üzerine düşüneceğim bir eser oldu. Herkese tavsiye ediyorum.
Not: Kitapta katılmadığım bazı düşünceler vardı ama okurken beni çok da rahatsız etmediler.