5/10
·119 syf.··
2026 3. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 16:08
"Biçare Dilber... Hayatın korkunç yüzüyle erken yaşlarda tanışmak zorunda kalmış o küçük kız çocuğu. İsmini dahi sonradan edinen o küçük. 8-9 yaşlarında bir esirci olan Hacı Ömer tarafından satın alınıp sonrasında ise bir aileye satılan kimsesiz masum. İşte Dilber'e ismini, bu aile veriyor. Dilber'in evin uşağı ve hanımı tarafından gördüğü muamele yürek sızlatan cinsten. Henüz kendisi okul çağındayken, okula giden evin kızına hizmet etmek zorunda kalan küçücük kız. Ama şans bir yerde Dilber'in yüzüne gülüyor. Tabii biz bunun bir şans olduğunu düşünmeyebiliriz ama o çaresiz minik için kurtuluş yolu. Peki o yol ne mi? Tekrardan satılmak. Dilber ailenin taşınmak zorunda kalmasından dolayı, bir esirciye satılıyor. 15 yaşına kadar esircinin yanında kaldıktan sonra yeniden bir ailenin yanına veriliyor. Bu evde Dilber daha önce hiç tatmadığı bir duyguyu tadacak. Aşk... Aşık olduğu kişi ise evin ressam olan oğlu Celal Bey. Dilber'in duyguları ise karşılıksız değildir... Daha fazla spoi vermeden genel olarak ne düşündüğümü yazayım. Kitabı ilk okuyuşum değil. İlk okuduğumda önyargıyla başlamıştım fakat sevmiştim. Bu sefer ise zaten sevdiğim bir kitap diye başlayıp, sevemedim. Bu yüzden de bir türlü elime alıp okumak istemedim. Yazarın betimlemeleri çok baydı. Normalde betimleme okumayı severim ama bazıları o kadar uzundu ki cümlenin/paragrafın başını unutuyordum. Bazı bölümlerde de karakter isimleri çok karıştı kim kimdi diye düşünmekten odaklanmadım. Yazarın halk için yaptığı eleştiriler de vardı ve bence oldukça iyi yerlere değinmişti. Daha düşük puan vermeyi düşündüm ama ilk okuduğum zaman beğenmiş olmamdan dolayı, belki benim reading slump dönemime denk gelmiştir diyip orta bir puan vermek istedim."
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Maviçatı Yayınları · 201856,4bin okunma
·
81 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.