Bir Dönemin Sosyolojik Portresi
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 17:56
Uzun zamandır kütüphanemde bekleyen ve bitirmek için sabrettiğim Dünkü Türkiye Serisi’nin ikinci kitabını nihayet bitirdim. Bazen bazı kitaplar hemen okunmaz; raflarda bekler, zamanı gelince açılır. Bu kitap da benim için biraz öyle oldu. Okurken sanki eski bir sandık açılıyor. İçinden vakıf defterleri, yarım kalmış dualar, köy meydanındaki dedikodular ve devletin ağır gölgesi çıkıyor. Hikâye yalnızca bir vakfın çöküşünü anlatmıyor; aslında bir dönemin ruhunun yavaş yavaş çözülüşünü gösteriyor. İsmet Paşa yıllarından Demokrat Parti dönemine uzanan değişim; sahte şeyhler, göstermelik dernekler, idealler ve hayal kırıklıkları arasında ilerliyor. Bütün bu karmaşa bazen bir çocuğun şaşkın bakışında, bazen yaşlı bir dedenin hatıralarında, bazen de köylüsü için koşturan Hacı Arif Bey’in gözlerinden anlatılıyor. Bu farklı bakış açıları, kitabın sert geçişlerini de anlamlı kılıyor. En çok aklımda kalan cümlelerden biri şu oldu: “Venedik kadifesi giydirmek ister köylü kızına, lakin ne köylü kızı görmüştür ne Venedik kadifesi.” Bu cümle belki de bütün hikâyenin özeti. Halkı tanımadan halk için karar verenlerin hikâyesi. Kitap aynı zamanda modernleşmenin gölgesini de hissettiriyor. Bazen bir ampul yanıyor ve onun ışığında yalnızca evler değil, eski kültürler de yavaş yavaş sönmeye başlıyor. Sonuç olarak bu kitap sadece bir hikâye anlatmıyor; bir dönemin zihniyetini, umutlarını ve kırılmalarını da gözler önüne seriyor. Okurken insan bazen bir romanın içinde değil de, tarihin sessizce değiştiği bir eşikte dolaşıyormuş gibi hissediyor. Belki de bu yüzden kitap bittikten sonra geriye yalnızca hikâye değil, uzun süre zihinde dolaşan sorular kalıyor.
Karanlıkta Mum IşığıM. Necati Sepetçioğlu · İrfan Yayıncılık · 200470 okunma
·
18 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.