Agamben'in kısa bir konferans konuşmasının çevirisi. 1-2 saatte okunabilecek kısalıkta ama yoğunluk bakımından orta derece diyebilirim.
Yazar, Avrupa düşünce tarihindr 'Buyruk' üzerine yeterince düşünülmediği hatta hiç konuşulmadığı kanaatinde. Ki bunu çeşitli savlarla ortaya koyma çabasını gösteriyor. Buyruk'un irade ve istençten doğduğunu belirtiyor en sonunda da. Bence ufuk açıcı bir düşünce deneyiydi. Ayrıca kitabın ikinci kısmına bir ek konmuş. Aristoteles düşüncesinde 'insanın işi' nedir, ne olmalıdır? gibi sorular sorup irdeleniyor.
Yazarın daha önce okuduğum Açıklık kitabı da hiç düşünmediğim noktalardan referans vererek beni aydınlatmıştı. Gerçekten önemli bir düşünür, külliyatını okumaya devam edeceğim.
Ketebe hakkında da bir iki şey söylemek lazım. Yayıncılık sektörünü takip edenler bilir, yeni olmasına rağmen piyasayı kasıp kavurdu. Ve bunu da arkasında büyük bir sermayeyle yaptı (yeşil sermaye [akp sermayesi]). İktidar, medya ve diğer alanlara el attıktan sonra, Alfa, Ketebe, Timaş gibi yayınevleriyle bu piyasanın ve kültürün kontrolünü de ele almak istiyor. Bir sürü deneyimli çevirmen, yayıncı ve redaktör bu gibi yayınevlerinde iş yapmaya başladı maddi avantajlardan kaynaklı. Kalbur üstü yayınevleri kağıt kalitesini maliyet kaynaklı düşürürken mesela söz konusu şirketler bunu yapmadı. Sözcü tv ve Yılmaz Özd*l gibi konuşmak istemiyorum, yayıncılığa verilen her katkı çok değerli fakat geçenlerde gündeme gelen skandallardan sonra Metis, İletişim ve Ayrıntı Yayınları gibi cesur yayınevlerinin önünün kesildiğini düşünüyorum.
Neyse, iyi okumalar.