Merhabalar
Bugün sizlere kalemi ile yeni tanıştığım yazar @yagmurkizilkoca 'nın son çıkan kitabı olan O Gün ile geldim. Yazarın anlatımı, betimlemesi gayet başarılıydı. Akıcı bir kitaptı.
Kitapta birinci kitap ve ikinci kitap olmak üzere ikiye ayrılmış.
Hatta üç diyebiliriz. Birinci kitapta gündüz insanları ikinci kitap ise gece insanları yer almaktadır. İlk Sayfalarda gündüz insanlarıyla başlıyoruz.
Gündüz insanlarında herşey çok farklı Yani herkes her şey makyajlı gibi düşünün.
Daha çok insanlar kontrollü, güçlü, sağlam duruşlu net gibi gözükse de gece olduğu zaman çok farklı oluyor. İnsan kendi kuytusuna çekilince fark ediyor. Yalnızlığıyla baş başa kalınca, içinde bastırılmış duyguları ortaya çıkınca, her şey daha farklı bir hal alıyor.
Yüksek katlı bir plaza düşünün. Kimisi eksilerde çalışırken kimse on yedinci katlarda.
Kimsisi emek harcarken, kimi emeksiz bir şekilde bir yerlere geliyor.
O gün de yedinci kattaki arşiv bölümünde çalışan bir adam evlenmek istiyor ve iş yeri onu birisiyle yemeğe çıkartıyor.
Yemeğe çıkarttığı kişi de aynı iş yerinden Handan. Yemeği de genel müdürleri Timur bey ayarlıyor. İstekler konuşmalar derken üst komşusu olan Yelda var.
Bir not ile Yelda'yı bir kaç gündür görmemesini anlamamıştı. O gün bir gün işten çıkarılıyor.
İkinci kitap bölümünde O gün daha sade sıradan bir hayatta Doğa ile tanıyoruz. O Gün herşey yolunda mutluyum sanıyor ama günün sonunda aslında ordan gitmek istiyor. Bazen bir yerde durmak oldukça zor gelir çünkü.
Kitabın son bölümü benim için oldukça sancılı ve zor geçti diyebilirim.
Evet O Gün'ü tanımaya başlıyoruz.
Hayatını annesini, babasını çocukluğu.
Dahi sizler sık sık rüya görür müsünüz?
Bu bölümde O Gün neden göremiyor bunu öğreniyoruz. Ahh ahhh kitabı bitirince ne kadar bakıştık O Gün ile bilmiyorum...