Ogün rüya görmeyen bir gözlemcidir.
Evren ona iki yüzünü gösterir; Gündüz İnsanları’ nın sert düzeniyle, Gece İnsanları’ nın soluk alan dünyası arasında sıkışmış bir hayat.
O Gün; Yağmur D. Kızılkoca kaleminden, Cinius Yayınlarından basımı yapılan, 320 sayfadan ibaret psikolojik roman.
Kitabımız üç bölümden oluşuyor.
Gündüz İnsanları bölümünde; Ogün' ün işyerinde yaşadıkları, tam yükseleceğini düşünürken, işten atılma süreci, İnsanlar 1, İnsanlar 2, İnsanlar 3, Ofis 1, Ofis 2, Ofis 3, Gece 1, Gece 2, Gece 3 başlıkları altında ele alınmış.
Gece İnsanları bölümünde; İşten ayrıldıktan sonra, şirkete ait evinden de atılmış olan Ogün, karşılaştığı bir gruptan Eliza ile arkadaşlığı, onun evinin müştemilatına taşınması, Eliza' nın ailesi ile olan ilişkileri, Dostlar 1, Dostlar 2, Dostlar 3, Bahçe 1, Bahçe 2, Bahçe 3, Gündüz 1, Gündüz 2, Gündüz 3 başlıkları altında ele alınmış.
O Gün bölümünde; Ogün, müştemilattan ve Eliza' dan ayrılıp, amaçsız bir yere gitmek için yola çıkmak üzeredir. Eliza ve ailesi ile vedalaşacağı sırada, annesi gelir ve annesi ile birlikte annesinin yaşadığı daireye gider. Annesi ile olan sorunları; O Gün 1, O Gün 2, O Gün 3 başlıkları altında ele alınmış.
"Hayat bir yer değil ki; bir yolculuk hâli. Uyku bizi bir sonraki güne taşırken biz sadece camdan dışarı izleriz. Tren camı gibi."(220)
Kolunun altındaki kitaba bakarken, günün bir vaktinde kendine ayıracağı o sessiz zamanı şimdiden sevinçle bekledi. Çünkü insan, herkesin mutlu olduğu bir düzende bile kendi hakikatini aramaya mecburdu. (225)
"Hayat bazen insanı istemediği rollere sokar. Ben de öyle bir roldeydim. Herkes seyirciydi. Ben tek başınaydım."(269)
"Affetmek nedir, nasıl yapılır, sonrasında ne olur, nereye gidilir, gitmek mi gerekir, kalmak mı lazımdır -- bilemiyorum. Hayatta başıma ne