Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
319
Basım Tarihi:
Aralık 2025
Yayınevi:
Cinius Yayınları
ISBN:
9786258736724
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

O gün
10/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 133. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 20:33
Yazarın kalemiyle O Gün kitabında tanıştım. Kitap, olay örgüsünden çok bir karakterin iç dünyasına odaklanan, sakin ilerleyen bir anlatı sunuyor. Baş karakterimiz Ogün; çocukluk travmaları, aile içi kırılmalar ve yalnızlık duygusuyla büyümüş, hayatın içinde kendine bir yer arayan biri. Annesiyle yaşadığı kopukluk, babasının hayatındaki boşluğu ve iş hayatındaki aidiyetsizlik hissi Ogün’ün dünyasını şekillendiriyor. Maddi sıkışmışlık, sosyal yalnızlık ve geçmişin yükü karakterin içsel sorgulamalarını derinleştiriyor. Hikâye boyunca Ogün’ün kendini anlamaya ve hayatıyla yüzleşmeye çalışmasına tanıklık ediyoruz. Kitabın sonlarına doğru ise geçmişle yüzleşme, anne ile yeniden kurulan bağ ve kendini kabulleniş teması öne çıkıyor. Bu yönüyle kitap, bir insanın içsel dönüşümünü ve kendiyle barışma sürecini anlatan bir yolculuk hissi veriyor. Sakin ilerleyen, karakter odaklı ve içsel sorgulamaların ön planda olduğu kitapları sevenler için farklı bir okuma olabilir
1000Kitap
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma
Puan vermedi
... "İnsanın aşması gereken şey sorunlar değil...kendisidir." O GüN & YAĞMUR KIZILKOCA Merhaba... yazarın kalemiyle tanışma kitabım oldu #Ogün ilk bakışta kapağıyla güçlü bir atmosfer kuruyor ortada göz ve şehir silüetinin aydınlık ve karanlık yüzü rüya görmeyen bir gözlemcinin iç dunyası ile dışarıdaki gerçeklik arasındaki bir uyumsuzluk işareti gibi, okuma ilerledikçe bu tasarımı çok başarılı buldum, kitabın ruhunu o kadar güzel yansıtmış ki. Psikolojik ve iç monologlara dayalı bir çizgide ilerliyor kitap, kahramanın duygularının çok yoğun işlendiği yer yer şiirsel bır anlatım. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir insan gibi görünen Ogün bir plazanın yedinci katında bir çalışan, iç dünyası oldukça karışık ve fırtınalı, yalnız, kabul gören bir kişilik de değil, kendini anlama çabasıyla günleri çok sıradan geçiyor, evlenmek istiyor ama kriterleri yadırganır cinsten, üç bölümden oluşan kitabın 'Gündüz İnsanları' başlığıyla birinci bölümünden bu aktardıklarım. "Gece insanları" bölümüyle işinden kovulmuş farklı bir Ogün çıkıyor karşımıza, geri dönüşlerle geçmişinden bazı şeyleri öğreniyoruz, küçük yaşta evi terkeden bir anne, bakımevinde kalan küfürbaz bir babadan uzaklaşan, doğada yeni bir yaşamın içinde bir Ogün, yanlarında çalıştığı Ingrıd' ın anne, eşi Mahir Beyin baba şefkati, kızları Eliza' yla anlam arayışında yeni adımlar. Üçüncü bölüm OGÜN... Karakterimizin hayatında kırılma yaratan bir an ve kendini yeniden tanımlama süreci, ben kimim sorusunun cevabını bulma vakti "Ogün" gelmiştir. O Gün" artık sadece bir gün değil... Bir yüzleşme, bir kırılma, bir iz. Kaçtığı ne varsa, bir gün gelip seni buldugu gün. İçsel dönüşüm hikayelerini ve psikolojik derinlikli kitapları okumayı sevenler sorgulayıcı bir çizgide
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2026 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 21:36
OGÜN Bitti 319 sayfa.. Merhaba kitap dostları.. Romanın merkezinde yer alan Ogün, dışarıdan bakıldığında sıradan bir genç gibi görünse de içinde büyük kırgınlıklar taşır. Geçmişte yaşadığı travmatik olaylar—özellikle ailesiyle ve yakın çevresiyle ilgili hayal kırıklıkları—onu insanlardan uzaklaştırmış, içine kapanık ve mesafeli birine dönüştürmüştür. Bu nedenle Ogün, kimseye kolay kolay güvenmeyen, duygularını bastırmayı tercih eden bir karakterdir. Günlük hayatını çoğunlukla rutinler içinde geçirir. İnsanlarla yüzeysel ilişkiler kurar, derin bağlardan özellikle kaçınır. Ancak bu düzen, hayatına beklenmedik bir şekilde giren biriyle bozulur. Bu kişi, Ogün’ün alıştığı yalnızlığı sarsar. İlk başta bu yeni yakınlıktan rahatsız olan Ogün, zamanla bu kişinin samimiyetine ve içtenliğine karşı koyamaz. Bu noktadan sonra hikâye, Ogün’ün içsel çatışmaları etrafında şekillenmeye başlar. Bir yanda geçmişin yarattığı korkular ve güvensizlik, diğer yanda ise yeniden birine bağlanma isteği vardır. Ogün sık sık kendisiyle mücadele eder: Kaçmak mı yoksa kalıp hisleriyle yüzleşmek mi? İlişki derinleştikçe Ogün’ün bastırdığı duygular yüzeye çıkar. Kırılganlığı, korkuları ve aslında ne kadar sevilmeye ihtiyaç duyduğu ortaya çıkar. Ancak her şey sorunsuz ilerlemez. Geçmişin gölgeleri zaman zaman bugünü etkiler; yanlış anlaşılmalar, geri çekilmeler ve duygusal iniş çıkışlar yaşanır. Ogün sadece bir ilişkiyi değil, aynı zamanda kendini keşfetme sürecini de yaşar. Kendi hatalarıyla yüzleşir, kaçtığı gerçekleri kabullenmeye başlar. Bu süreç, onun olgunlaşmasını sağlar. Artık sadece geçmişin yüküyle hareket eden biri değil, geleceğini şekillendirmeye çalışan biri haline gelir. Hikâyenin ilerleyen bölümlerinde Ogün, önemli seçimler yapmak zorunda kalır. Bu seçimler hem kendi
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma
8/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 20:45
‎Merhaba sevgili kitap kurtları bugün sizlere psikolojik roman tarzında yazılmış bir kitapla geldim ‎Kitap, isminden de anlaşılacağı üzere "tek bir güne" ya da "o ana" odaklanarak, hayatın akışını değiştiren o keskin virajı merkezine alıyor. Karakterlerin içsel çatışmaları, birer yabancı gibi değil de sanki çok yakın bir dostunuzun hikayesini dinliyormuşsunuz gibi samimi bir dille aktarılmış, duygular en yalın hali ile bize gösterilmiş. ‎Eserdeki hüzünlü atmosfer, boğucu bir karanlıktan ziyade, bir dinginlik veriyor. Kayıplar, bekleyişler ve yüzleşmeler anlatılırken, satır aralarına umut da serpiştirilmiş. Acının içinden geçerken bile "insan kalabilmenin" naifliği etkileyici bir şekilde işlenmiş. ‎Ogün'ü okurken tamamen onunla bütünleşiyor, duygularını anlıyorsunuz. Hayata farklı bakıp şükretmeyi öğreniyor, kendi hayatınızı sorguluyorsunuz. ‎Bu aralar psikolojik romanlar okumak bana iyi mi geliyor bilmiyorum ama iyice içime kaçıyorum. Karakterlerle bütünleştikçe ruhumun derinliklerinde bir eksiklik hissediyorum. Sanırım beni de kendime hazırlıyorlar. Sevgiyle ve kitapla kalın. ‎Yazarımızın kalemine sağlık Yağmur D. Kızılkoca
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma
Puan vermedi
Siz gündüz insanı mısınız, yoksa gece mi? Güneşin doğuşu ile batışı arasında çalışmayı mı tercih ediyorsunuz yoksa her anın zevkine mi varmayı mı? Saatlerce bir sofrada kahvaltı yapmak sadece hafta sonuna mı özel, yoksa istediğiniz her an mı özel sizin için? Ogün, üç bölümden oluşan bir arayış ve hesaplaşma kitabı. İlk bölümde Ogün gündüz insanı. Bir plazada çalışıyor, herkesle uyumlu bir çalışan. Bir nevi sistemin kölesi konumunda. Burada distopik bir evren de sunuluyor bizlere. Fakat Ogün'ün işten atılması sonucunda Eliza ile karşılaşması sonucu diğer bölüm olan Gece bölümüne geçiyoruz. Gece bölümü olan ikinci bölümde, Ogün, doğa ile iç içe, daha sade bir hayatın içinde buluyor kendini. Bir nevi huzuru da bulduğunu düşünüyor. Fakat sonra oradan ayrılmaya karar veriyor ve böylelikle son bölüm olan O gün bölümüne geçiyoruz. Üçüncü bölüm daha sancılı çünkü Ögün'ü tanıyoruz. Çocukluğu, anne ve babası ile yaşadıkları ve en önemlisi de yıllardır neden rüya göremediği konuları netleşiyor. Kitap derinlikli anlatım ve betimleme sevenlerin ilgisini çekecek türden. Yazardan okuduğum ikinci kitap Ogün. Farklı bir tarzı ve bakış açısı var, alışılagelmişin oldukça dışında. Bu kitapta da onu görüyoruz. Keyifli okumalar dilerim...
1000k
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma
9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 01:09
Ogün rüya görmeyen bir gözlemcidir. Evren ona iki yüzünü gösterir; Gündüz İnsanları’ nın sert düzeniyle, Gece İnsanları’ nın soluk alan dünyası arasında sıkışmış bir hayat. O Gün; Yağmur D. Kızılkoca kaleminden, Cinius Yayınlarından basımı yapılan, 320 sayfadan ibaret psikolojik roman. Kitabımız üç bölümden oluşuyor. Gündüz İnsanları bölümünde; Ogün' ün işyerinde yaşadıkları, tam yükseleceğini düşünürken, işten atılma süreci, İnsanlar 1, İnsanlar 2, İnsanlar 3, Ofis 1, Ofis 2, Ofis 3, Gece 1, Gece 2, Gece 3 başlıkları altında ele alınmış. Gece İnsanları bölümünde; İşten ayrıldıktan sonra, şirkete ait evinden de atılmış olan Ogün, karşılaştığı bir gruptan Eliza ile arkadaşlığı, onun evinin müştemilatına taşınması, Eliza' nın ailesi ile olan ilişkileri, Dostlar 1, Dostlar 2, Dostlar 3, Bahçe 1, Bahçe 2, Bahçe 3, Gündüz 1, Gündüz 2, Gündüz 3 başlıkları altında ele alınmış. O Gün bölümünde; Ogün, müştemilattan ve Eliza' dan ayrılıp, amaçsız bir yere gitmek için yola çıkmak üzeredir. Eliza ve ailesi ile vedalaşacağı sırada, annesi gelir ve annesi ile birlikte annesinin yaşadığı daireye gider. Annesi ile olan sorunları; O Gün 1, O Gün 2, O Gün 3 başlıkları altında ele alınmış. "Hayat bir yer değil ki; bir yolculuk hâli. Uyku bizi bir sonraki güne taşırken biz sadece camdan dışarı izleriz. Tren camı gibi."(220) Kolunun altındaki kitaba bakarken, günün bir vaktinde kendine ayıracağı o sessiz zamanı şimdiden sevinçle bekledi. Çünkü insan, herkesin mutlu olduğu bir düzende bile kendi hakikatini aramaya mecburdu. (225) "Hayat bazen insanı istemediği rollere sokar. Ben de öyle bir roldeydim. Herkes seyirciydi. Ben tek başınaydım."(269) "Affetmek nedir, nasıl yapılır, sonrasında ne olur, nereye gidilir, gitmek mi gerekir, kalmak mı lazımdır -- bilemiyorum. Hayatta başıma ne
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma
7/10
·319 syf.··
2026 16. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2026 14:56
️Salveeeeeeeee 🪽 ​@yagmurkizilkoca 'nın O Gün eseriyle tanışmak, aslında modern hayatın içine hapsolduğumuz o plaza duvarlarının ardındaki sahte gülümsemelerden sıyrılıp, kendi gerçekliğimize uyanmak gibiydi. Yazarın kalemi ile tanışma kitabım olan O Gün kendimde parçalar bulduğum bir eser oldu. Gelelim Konusuna; Gündüz İnsanları’nın o kontrollü dünyasından, Gece İnsanları’nın maskesiz yalnızlığına uzanan, ruhun en derin katmanlarına inen sarsıcı bir yolculuk. Hayatı boyunca hiç rüya görmemiş olan Ogün’ün, bir plazanın yedinci katında kurduğu o kusursuz düzeninin işinden kovulmasıyla yerle bir oluşunu izlerken, aslında kendi içimizdeki o siyah gökyüzüyle yüzleşiyoruz. Yazarın her bölümde ustalıkla değiştirdiği anlatım tekniği sayesinde bir yanda mantığın soğuk kurallarını, diğer yanda bastırılmış duyguların sessiz çığlığını iliklerimize kadar hissediyoruz. Ogün’ün karşısına çıkan o gizemli kapı, ona çocukluğunun masumiyeti ile yetişkinliğin karmaşık ihtimalleri arasında bir seçim sunarken, biz de kendi geçmişimizle ve kaçırdığımız fırsatlarla hesaplaşıyoruz. İnsan rüya görmezse zihni çürür mü? sorusunun peşinde, sadece bir karakterin dönüşümünü değil, hepimizin içindeki o karanlık ve aydınlık çatışmasını okuyoruz. Sade ama vurduğu yerleri çok sert olan bu felsefi sorgulama, bittiğinde sizi Ben gerçekten nereye gidiyorum? sorusuyla baş başa bırakan derin bir yol arkadaşı. İmzalı kitabım için ayrıca teşekkür ediyorum, kaleminize sağlık okurunuz bol olsun Kitapla Kalın ● ​"İnsanın aşması gereken şey... sorunlar değil kendisidir." ● "Bazen bir hayalin gerçeğe dönüşmesini değil... hiç bozulmadan hayal kalmasını ister insan." ● "Bakışın nereye giderse, orası var olur." ● "Çünkü insan yalnızca değer verdiği insanlara kızar, yalnızca onlara kırılırdı. Her zaman iyi
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2026 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 14:02
Bir gün insanın bir ömrü olabilir mi? . . Kitap sizi konfor alanınızdan çıkartıp, gerçekleri rahatsız edici biçimde ele alıyor. Çoğu kişinin yüzünü çevirdiği halde içinde yaşadığı yalandan gerçekler, kaçmaya çalıştıkça içine çekildiği zorunluluklar sizi karşılıyor.. Daha sonra da size bir yol sunuyor: Hayatta başka bir seçeneğin de var olabileceğini hatta bu seçeneği sizin de yaratabileceğinizi gösteriyor. Zamanla kendinizle muhakemeniz sizi olmanız gereken kişiye değil, olduğunuz kişiye çıkarıyor. . . Yazarın yaptığı metaforlar, kişinin içsel sorgusu ve çocukluğunun hayatını nasıl şekillendirdiğini anlatma tarzı muhteşemdi. Sakinlikle ve kesinlikle dinleyerek okumanız gereken bir kitap. Evet kelimelerin içinizdeki yankılarını da dinlemeniz gerekecek... ️ Anlatımda ara ara durgunluk hissi vardı. Bir noktada fazla derinlemesine inildiği izlenimi uyandırdı. Fakat rahatsız edici seviyede değildi. 9/10
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2026 44. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 11:55
O Gün “O Gün” okurken insan kendini yavaş yavaş bir hayatın içine çekilmiş gibi hissediyor. O gün, sıradan bir genç gibi görünen ama aslında kendi içinde pek çok şeyle mücadele eden biri. İş hayatındaki çabası, ayakta kalma mücadelesi ve hayata tutunma isteği oldukça gerçekçi anlatılmış. Onun hayatını okurken bazen kendi telaşlarımızı bile hatırlıyoruz. Hikâyeye Eliza’nın girişi ise bambaşka bir hava katıyor. Eliza’nın aile evinde kalmaya başlamasıyla birlikte olaylar sadece iki insanın karşılaşması olmaktan çıkıyor; geçmişler, sırlar ve duygular yavaş yavaş ortaya dökülmeye başlıyor. Ev dediğimiz yerin aslında ne kadar çok hikâye saklayabildiğini görmek de kitabın etkileyici taraflarından biri. “O Gün”, insanın hayatında bazen tek bir günün bile ne kadar çok şeyi değiştirebileceğini hatırlatan, sade ama düşündüren bir hikâye. Okurken hem Oğün’ün hem de Eliza’nın dünyasına yakından bakıyor, onların yaşadıklarıyla birlikte bazen umutlanıp bazen de sorgulamaya başlıyoruz.
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma
Puan vermedi
Merhaba sevgili arkadaşlar. Bugün masamda 'O Gün' kitabı var. Yazarla ilk defa tanışıyorum ve bu okuduğum ilk kitabı. Yazar, karakterin kendi derinliklerine yaptığı süreçleri üç ana bölüm üzerinden kurguladığı harika bir roman yazmış. Metafor, derinlik yeraltı edebiyatı sevenler çok sevecektir eninim İlk bölüm olan 'Gündüz', plazalarda çalışan, sistemin bir parçası haline gelmiş, her şeye uyum sağlayan ancak distopik bir evrenin içinde hapsolmuş bir karakter. Ogün’ün işten atılması ve Eliza ile karşılaşması, statükoyu değiştiren ve onu ikinci bölüm olan 'Gece'ye sürükleyen kırılma noktasını oluşturuyor. Bu ikinci kısımda Ogün, doğayla iç içe, daha sade bir hayatın içinde bir arayışa giriyor. Bence bu bölüm en güzeliydi sevdim Kitabın son bölümü olan 'O Gün' kısmında ise asıl hesaplaşma yaşanıyor. Bu bölümde Ogün’ün çocukluk yılları, anne ve babasıyla olan ilişkisi mercek görüyoruz. Karakterin yıllardır neden rüya göremediği gibi temel sorular bu bölümde yanıt buluyor ve Ogün’ün kimliğiyle olan çatışması belirginleşiyor. Kitaptan not aldığım bazı cümleler ise şunlar: * "Her zaman iyi davranan bir insan, her zaman kötü davranan insandan daha tehlikeliydi." * "Asla kendi liginden olmayan birine niyetini açıklama." * "Bir insanı yetiştirmenin tek kuralı vardır. O da sadece örnek olmaktır." * "İnsan gündüz yüzüne taktığı maskeyi istese de sökemez ama gece gelip gözler kapanınca maskeler düşer." * "Öfke kendini sahneye çıkarır."
O GünYağmur D. Kızılkoca · Cinius Yayınları · 202537 okunma

Yazar Hakkında

Yağmur D. KızılkocaYazar · 3 kitap
1989 yılında İzmir’de doğdu. Yaşar Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü’nden “Yüksek Şeref Öğrencisi” unvanı ve İkincilik Ödülü ile mezun olduktan sonra New York Film Academy’nin senaryo programına kabul edildi. Akademiyi başarıyla tamamlayıp Los Angeles’ta orta metraj film ve dizi projelerinde senarist olarak çalıştı. Türkiye’ye döndüğünde haber editörlüğünden film ekiplerine uzanan geniş bir üretim alanında senarist, editör ve metin yazarı olarak yer aldı. Kısa öykülerle başlayan edebiyat yolculuğu, 2017’de yayımlanan ilk romanı Kadınlar Harikadır ile geniş kitlelere ulaştı ve eser, 2018’de BCA Times tarafından Altın Kalem Ödülü’ne değer bulundu. Ardından Kadın Korkusu (2020) ve Kel Kör Kediler (2022) yayımlandı. “O Gün”, yazarın çağdaş Türk edebiyatında psikolojik derinliği, insan ruhundaki kırılmaları ve karanlıkla ışık arasındaki gerilimi özgün bir atmosfere dönüştüren anlatımının yeni ve sarsıcı bir durağıdır.