Psikiyatrik bir bozukluğu bu kez doktorun değil hastanın gözünden tanıdığımız bir kitap. Deborah’ın zihnini dışardan bir göz olarak değil de tüm berraklığıyla içerden görüyoruz.Hem de kurgusal değil gerçek bir hikayeyle.
Deborah yaşadığı zorlukların aksine kendi kontrolünde olan başka bir dünya kurmuş zihninde. Orada yaşarken gerçeklikle bağını tamamen yitiriyor, hayatına devam edemiyor. Üstelik kurguladığı bu dünya da gitgide deborah’ın kontrolü altından çıkıyor.
“Sana gül bahçesi vadetmedim” derken psikiyatrist dünyadaki kötüyü yok edemeyeceğini söylüyor. Deborah’ın başına gelen zorlukların devam edeceğini fakat deborah’ın tüm bunlarla (güzelliklerin de eşliğinde) nasıl yaşamına istekle ve bağlılıkla devam edeceğini gösteriyor.