·168 syf.····Okunma: 08 Mart 2026 00:00 Hikâye, bir hastane odasında başlıyor. Karakterimizin babası onu ziyarete geldikten sonra odadan ayrılıyor ve doktorla konuşmak istediğini söylüyor. Karakterimiz doktorla yaptığı görüşmeler sırasında geçmişini anlatmaya başlıyor ve biz de onun anlattıkları aracılığıyla hayatına adım adım tanıklık ediyoruz.
Anlatı ilerledikçe çocukluk yıllarından gençliğine, okul günlerinden sevdiği kıza kadar pek çok anıya dokunuyoruz. Sadece yaşadığı olayları değil, o olayların içinde hissettiklerini de duyuyoruz. Özellikle ablası Elif’ten bahsettiği anlarda hikâyenin duygusal yönü daha da ağırlaşıyor. Onun hayatı, yaşadıkları ve taşıdığı yükler insanın içinde ayrı bir yere dokunuyor. Açıkçası hikâyede beni en çok etkileyen ve üzen kısım da Elif’in hikâyesi oldu.
Karakterimiz geçmişini anlatırken sadece anıları sıralamıyor; aynı zamanda kendi iç dünyasıyla da yüzleşiyor. Yaptıkları, yapamadıkları, içinden çıkamadığı düşünceler ve kendiyle olan çatışmaları anlatının merkezinde duruyor. Bu yüzden hikâye sadece yaşanmış olaylardan oluşmuyor, aynı zamanda insanın kendi iç sesiyle verdiği mücadeleyi de hissettiriyor.
Bütün bu anlatılanları yedi gün boyunca doktora aktardığını öğreniyoruz. Her gün biraz daha geçmişe gidiyor, biraz daha içini açıyor. Biz de sayfalar boyunca onun zihninde dolaşırken bazı parçaları birleştirmeye çalışıyoruz. Fakat hikâye ilerledikçe aklımda bazı sorular da birikmeye başladı. Açıkçası olayların sonunda daha net bir noktaya varmasını ve kafamdaki bazı soru işaretlerinin cevap bulmasını isterdim.