Doğan Cüceloğlu’nun Öğretmenim Bir Bakar Mısın? kitabını bitirdiğinizde, aslında sadece eğitim sistemine dair bir şeyler okumuş gibi değil, bir insanın ruhuna dokunmanın o muazzam sorumluluğunu omuzlarınızda hissetmiş gibi oluyorsunuz. Kitap, "öğretmenlik" kavramını sadece bir meslek olmaktan çıkarıp, bir canın başka bir canla kurduğu o en saf bağa dönüştürüyor. Cüceloğlu’nun o her zamanki babacan, bilge ve samimi diliyle anlattığı hikayeler, insanı hem duygulandırıyor hem de "Ben gerçekten dinliyor muyum, yoksa sadece duyuyor muyum?" diye sertçe sorgulatıyor.
Okurken bazen kendi öğrencilik yıllarınızdaki o unutamadığınız öğretmenlerinizi hatırlayıp gülümsüyorsunuz, bazen de bir çocuğun gözündeki o "beni gör" diyen ışığın ne kadar kolay söndürülebileceğini görüp hüzünleniyorsunuz. Bu kitap sadece öğretmenler için değil; aslında bir ebeveyn, bir yönetici ya da sadece bir "insan" olarak karşısındakine değer vermek isteyen herkes için yazılmış bir pusula gibi. Bitirdiğinizde, bir bakışın, bir gülümsemenin ya da içten bir "Nasılsın?" sorusunun bir insanın hayatını nasıl kökten değiştirebileceğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Gerçekten de kalbe dokunmadan zihne girilemeyeceğini anlatan, şifa gibi bir eser.