Puan vermedi·152 syf.····Okunma: 10 Mart 2026 01:10 Şu hayatta bazı anlar vardır; kısa, sessiz ama bütün boşlukları dolduracak kadar yoğun.
Bu hikâyede bir çocuk, babasının varlığını deneyimleme imkânı buluyor. İlk kez… ve bu deneyim, Heidegger’in dediği gibi “varoluşun anlık farkındalığı” gibi; bir süreliğine zaman yavaşlıyor, hayatın eksik parçaları görünür oluyor. Sartre’ın öznelliği gibi, özgürlük ve yabancılaşma arasında bir köprü kuruyorlar.
Her sessiz yürüyüşün, her bakışın değeri ölçülemez…
Ve umarım, her çocuk en azından bir iki günü babasıyla geçirebilir; eksikliği tamamlayabilir ve yaşamın o sakin ama anlamlı sıcaklığını tadabilir.
Sonu hüzünlü ama iki günün sessiz derinliği hâlâ içimizde…