İremgcm

İremgcm
@iremgcm
Tam zamanlı anne Yarı zamanlı öğretmen Vakit buldukça okur
Öğretmen
24 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Puan vermedi·304 syf.··
2026 134. kitabı
Bir çocuk kitabı okuyup boğazınızın düğümlendiği oldu mu? Tavuk Bacaklı Ev tam olarak bunu yaptı. İlk sayfalarda tavuk bacakları üzerinde yürüyen büyülü bir ev, ölülere rehberlik eden bir büyükanne ve arkadaş edinmek isteyen yalnız bir kız okuyorsunuz. Bir süre sonra fark ediyorsunuz ki aslında okuduğunuz şey fantastik bir macera değil. Bu kitap; ait olmakla özgür olmak arasında sıkışan bir çocuğun hikâyesi. Marinka’nın bir evi var ama ait olduğu bir hayat yok. Onu seven biri var ama seçebildiği bir gelecek yok. Gitmek istiyor ama gittiğinde kaybedeceklerinden korkuyor. Ve kitap boyunca şu soruyla baş başa kalıyorsunuz: “Birini sevmek, onu yanında tutmak mıdır; yoksa kendi yoluna gitmesine izin vermek mi?” En sevdiğim yanı ise ölüm, kayıp ve yas gibi zor konuları çocuklara korkutmadan ama hafifletmeden anlatabilmesi oldu. Bazı çocuk kitapları zor duyguların etrafından dolaşır. Bu kitap tam tersini yapıyor; o duyguların içine giriyor ve elinizden tutarak çıkıyor. Son sayfaları okurken bir çocuk kitabı okuduğumu unuttum. Çünkü Marinka’nın öğrendiği şey sadece çocuklara ait bir ders değil: Hiç kimseyi sonsuza kadar yanımızda tutamayız. Ama bu, onları sevmemek için bir sebep değildir. Ve bazen en büyük sevgi, bırakabilmektir.
Tavuk Bacaklı EvSophie Anderson · Timaş Genç Yayınları · 2024864 okunma
Reklam

İremgcm

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
2026 135. kitabı
Miyase Sertbarut
9.3/10 · 211 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 133. kitabı
Vatan Millet Samatya’daki çocuklar sessiz değil aslında. Sadece seslerini duyurabilecekleri bir dünya yok etraflarında. Bu yüzden öfkeleri başka yerlerden çıkıyor. Bazen bir bakıştan, bazen kaçıp gitmekten, bazen kendine zarar vermekten. Çünkü çocuk aklı denilen şey sanıldığı kadar saf değil; tam tersine, bulunduğu evin korkusunu da yoksulluğunu da ikiyüzlülüğünü de herkesten önce seziyor. Romanda yetişkinler sürekli bir şeyleri saklıyor: yoksulluğu, kimliği, utancı, şiddeti. Ama çocuklar bunların hepsini görüyor zaten. Sadece kimse onlara gerçeğin adını söylemiyor. “Büyüyünce anlarsın” denilen yerde çocuk çoktan hissetmiş oluyor. Belki bu yüzden romandaki çocuklar “masum” değil, erken büyümüş geliyor insana. İçlerinde öfke var, merak var, direnç var. Dünyanın adaletsizliğini sezmiş bir zihin açıklığı var. Ve en acısı da şu: Kendilerini korumayı, çocuk olmadan öğreniyorlar. Mahalle baskısı, devlet korkusu, kadınların sürekli denetlenmesi, insanların birbirinin hayatına karışması… Bütün bunlar fonda dururken roman hiçbir şeyi dramatikleştirmiyor. Hayatı olduğu gibi bırakıyor önüne. O yüzden etkisi sonradan büyüyor. Bazı insanlar çocukluğunu hatırlamaz. Bazıları ise çocukken her şeyi fazla iyi hatırlar.
Vatan Millet SamatyaSeray Şahiner · Doğan Kitap · 20251,420 okunma