Büyük bir potansiyeli olan ama anlatım tercihlerinden dolayı bende beklediği etkiyi yaratamayan bir kitap oldu Seçilmiş Olanlar.
Kitabı genel olarak oldukça durağan buldum. Yaklaşık son 150 sayfaya kadar belirgin bir hareketlilik yoktu; hikâye ancak o kısımlarda biraz hız kazandı. O zamana kadar uzun sayfalar boyunca ciddi bir aksiyon ya da olay gelişimi olmaması okuma temposunu benim için oldukça düşürdü.
Yazarın oluşturduğu evren ise fena değildi. Özellikle büyüyle ilgili kısımlar farklı ve özgün bir yapıdaydı; o tarafını beğendim. Paralel evren fikri de hikâyeye bir miktar bilim kurgu havası katmış. Fantastik bir dünyanın içine bu tür bir unsur eklenmesi ilgi çekici bir fikir olmuş.
Kitap boyunca aralara serpiştirilen hükümetin gizli belgeleri ya da gazete haberleri şeklindeki bölümler ise bende pek karşılık bulmadı. Farklı puntolarla verilen bu kısımların çoğunu hikâyede anlamlı bir yere bağlayamadım ve bu nedenle oldukça gereksiz geldi.
Konu olarak aslında iyi bir fikir seçilmiş. Ancak bu fikrin anlatımında uzun süre boyunca belirgin bir hareket olmayışı kitabın etkisini zayıflatmış.
Ayrıca “Karanlık” karakterinin neden böyle olduğunun açıklandığı kısım bana oldukça zayıf geldi. Karakterin motivasyonu olarak sunulan gerekçe, yaptığı büyük yıkımı ve aldığı aşırı kararları açıklayabilecek kadar güçlü değildi. Amaç ile yapılanlar arasında ciddi bir orantısızlık vardı. Bu yüzden karakterin arkasındaki motivasyon bana ikna edici gelmedi ve hikâyenin o noktada biraz zorlama bir açıklamaya bağlandığını düşündüm.
Final kısmında bazı olaylar bir yere bağlansa da yine de birçok şeyin tam olarak oturmadığını ve biraz havada kaldığını hissettim.