·72 syf.····Okunma: 10 Mart 2026 05:24 Her edebi yazı, kendi sınırları içerisinde, okurlar tarafından yüklenebilecek sayısız anlam içerir. Yazarın yazısına yüklediği manayı -gözümüze açık açık sokulmadığı sürece- biz okurlar, tam manası ile anlayamayız -tabii bunlar benim şahsi düşüncelerim-.
Kitabı okurken içinde kaybolduğum herhangi bir süreç olmadı ancak böyle bir süreç olmadığı için de daha fazla düşünerek ve inceleyerek okuma fırsatı buldum. Burada bahsedilen şeyleri, sadece "öykü" olarak sınırlandırmak saçmalık olarak nitelendirilebilir çünkü kitap çok fazla mecaz ve metafor barındırıyor. Okurların da bu mecaz ve metaforları, okuyup geçmek yerine kendi tecrübeleri çerçevesinde yorumlaması tek çare.
Kitapta en çok ilgimi çeken bölüm, Kafka'nın Max Brod'a ibaresiyle yazdığı "Gözlem" kısmı oldu. Her ne kadar "Açlık Sanatçısı" ve diğer öykülerin gölgesinde kalmış olsa bu bölümde de ilgi çekici bir çok yazı var. Aralarında en hoşuma giden "Gelip geçenler" oldu.
Bu yazıdan yola çıkarak şunu diyebilirim ki: hayatın olağan akışında dahi olağanüstü ihtimaller bulunur. İnsan bu ihtimalleri ancak tahmin edebilir, asla bilemez.