·405 syf.····Okunma: 31 Ocak 2026 23:45 Bu serideki en dolu dolu romantik kitabı buydu kesinlikle! Yani Lovelight Farms'a başladığımda bir romantik kitap ihtiyacıyla başlamıştım, yorumunda da dolu dolu beklentiyle başlanırsa hayal kırıklığı yaşanacağını söylemiştim ama serinin üçüncü kitabı tüm bu ihtiyacı tek başına üstlenmişti resmen!
Tüm övgülerimi vermeden önce kitapta beni sinir eden tek iki şeyden bahsetmek istiyorum. Caleb bizim karşımıza ilk kitapta çıkıyordu, hatta Layla'dan hoşlandığı da fark ettirilmişti. Bu kitapta da ikisini okuyacak olduğum için heyecanlanmıştım çünkü Layla tam olarak o romantik kitap baş karakterlerine layık bir tiplemeydi. Ama sadece baş karakterimiz olacak diye uzun süredir normal gördüğü adama ilk sayfalarda bambaşka bakması biraz iğreti durmuştu bence. Bir parça daha zamana yayılabilirdi bence.
Bir de ilk iki kitaptaki smut daha dozunda iken bu kitapta yazara ne olduğu bilinmez ama uçmuştu resmen. Yani bir yerde yaklaşık 8-9 sayfaya tekabül eden smut içeriğe denk gelmeyi beklemiyordum. Bakakaldım ekrana resmen. Hani biraz bekliyordum, tamam, kabul ama bu kadarı fazla..
Tabi bu iki kısım beni üzse de kitabın kalanı tam bir rüyaydı! Caleb ve Layla'nın kendi deyişleri ile randevu olmayan randevularını okumak çok keyifliydi. Caleb'ın Layla'yı mutlu edebilmek için harcadığı çabalar... Harika bir soft book-boyfriend kendisi. Okurken aşırı keyif aldığım çiftlerden birisi oldular.
Kitabın henüz çevirisi yapılmamış olsa da serinin ilk iki kitabı Yabancı tarafından çevrilmiş. Her kitap zaman dilimi olarak birbirinin devamı gibi gözükse de baş karakterlerin her kitapta farklı kişiler olması serinin ayrı olarak da okunmasını sağlıyor. Eğer slowburn sevmiyorsanız, daha dolu dolu romantik okumak istiyorsanız bu kitabı diğerlerine göre daha çok öneririm. Ama daha önce de dediğim gibi benim bu serideki favorim karakterler açısından da In the Weeds -Yabani Otların Arasında adıyla çevrildi-. Bu kitap da ikinci favorim olarak yerini kesinlikle aldı.