9/10
·368 syf.··
2026 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 16:11
Okuru bir yandan 1930’lar Paris’inin sokaklarında dolaştırırken bir yandan da oldukça dokunaklı bir çocukluk hikayesi anlatan, otobiyografik bir roman “İsveç Kibritleri”. Fransız yazar Robert Sabatier, eşiyle New York’ta gezerken, sokakta yangın musluğundan fışkıran sularla oynayan çocukları görünce kendi doğup büyüdüğü sokakta başından geçen serüvenleri anımsamış ve kaldığı otele döner dönmez bu romanı yazmaya başlamış. Charles Dickens hayranlığı nedeniyle de baş karaktere Oliver adını vermiş. Yazarın bugününden dönüp çocukluğuna baktığı ve sokağını andığı kısa ama etkileyici ve metnin nostaljik tonuna dair ipucu veren bir girişle başlıyor roman. Ardından kahramanımız Oliver’ın annesini kaybetmesinden sonraki birkaç ayını okuyoruz. Sabatier’nin çok zarif, nahif ve sadelikte şiirselliği yakalayabilen bir dili var. On yaşında bir çocuğun his dünyasını, onun penceresinden dünyayı ve yaşadıklarını, gözlemlerini çok gerçekçi ve incelikli anlatıyor. Romanı kaleme alırken hakikaten o günlere dönüp gidebildiğini, yaşadıklarının kendisinde bıraktığı hislerin hâlâ çok canlı olduğunu görüyorsunuz bu nedenle. Oliver’ın annesinin kaybından sonra hissettiklerini, yas sürecini, yokluk ve boşlukla baş etmesini hissediyorsunuz okurken. Bir yanıyla çok hüzünlü ama öte yandan çocukluğun o saflığını, masumiyetini, sebepsiz mutluluklarını, insanlara inancını ve umutlarını da anımsatıyor size. Bu yanıyla da hem çok nahif hem her insanın içindeki çocuğa seslenen bir anlatı. Oliver’ın kişisel deneyimlerinin yanı sıra, dönemin atmosferini filmlerinden tiyatro oyunlarına, gazete manşetlerinden spor müsabakalarına kadar solutuyor size Sabatier. Paris’i adımlıyor, kafelerinde geziyor, dönemin kültür sanat hayatından hakim siyasi atmosferine, farklı sosyal sınıflarına şehri tanıyorsunuz adeta. Yazar, o dönem göçmenlerin ve alt sosyal sınıfa mensup insanların çoğunlukta yaşadığı bir bölgede geçirmiş çocukluğunu; dolayısıyla Paris’i bir başka gözle de görüyorsunuz. Okurken zaman zaman yine çok sevdiğim Romain Rolland’ın “Jean Christophe”u geldi aklıma. Çok sevdim bu romanı da. Hatta “Nane Şekerleri” ve “Yaban Fındıkları” adlı devam kitaplarını da okuyacağım.
İsveç KibritleriRobert Sabatier · Eriken Yayınları · 202585 okunma
·
1.141 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.