Ratio Mundi Üzerine
10/10
·592 syf.··
2026 8. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 13:42
# Yazar Hakkında Kendisi ile henüz lisans sürecinde Twitter hesabı üzerinden tanıştım. O zamanlar psikoloji ile henüz yakınlaşmıştım ki hesabından paylaştığı muhteşem konuları sürekli okurken bulurdum kendimi. İlerleyen süreçlerde kendisinin bir yazar olduğunu, sadece psikoloji alanında değil, diğer bütün disiplinlerde de araştırmacı bir insan olduğunu keşfettim. Hatta teknoloji konusundaki uzmanlığını görünce hayretim daha da artmıştı kendisine. Web tasarımları, oyun yazılımları, şehir simülasyonları gibi alanlarda üretim yapan Abdullah Reha Nazlı nihayet öğrenme ve keşfetme sürecimi hakiki anlamda başlatan önemli bir kimse olmuştu benim için. The Sistem, Yanılgının İcadı ve en son yazdığı Ratio Mundi sadece fiziksel kitaplığımı değil, zihinsel kitaplığımı da onurlandırıyor. Hatta fiziksel kitaplığımda statik bir varoluş edinirken zihinsel kitaplığımda harici okumalarımla birlikte giderek genişleyen bilgiler ve örüntülerle daha fazla yer kaplıyor. Kendisini keyifle takip etmeye devam edeceğim. # Metodolojisi Üzerine Benim için Abdullah Reha Nazlı’nın bu kadar sıkı takipçisi olmamın nedenlerinden en önemlileri enformasyonları birleştirme ve bilgilerini paylaşma biçimindeki harika yaklaşımı oldu. Kendisini tanıyana kadar öğrenme ve entelektüel süreçlerde belirli bir disiplinde derinleşmenin çok kıymetli olduğu düşüncesi hakimdi çevremde. İyi bir öğrenen ve iyi bir entelektüel olmak sadece tek bir alanda iddialı olmakla mümkündü. Bu durum beni üzüyordu çünkü bu diğer bütün güzel konulardan vazgeçmem gerektiğini, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik okuduğum için de sanırım sadece psikoloji alanında derinleşmem gerektiğini gösteriyordu. Bu alanda bile Abdullah Reha Nazlı’yı takip etmek alanımda ilerlememe çok yardım edecekti oysa onu takip ederken onun bambaşka gündemleri de takip ettiğini ve keşfettiği konuları takipçilerine dolayısıyla benimle paylaşması sayesinde inanılmaz bir sevinç duydum. Tıpkı onun gibi her alanda bilgi edinebileceğimi görmüş oldum. Bu farkındalık bilme arzumu daha da körükledi. Oysa günümüzde bilgi sahibi olmak bu kadar bilgi yoğunluluğunun varlığı içerisinde bir meziyet değildi. Abdullah Reha Nazlı burada farkını ortaya koymayı başarmıştı. Kendisi bilgiyi işeyip diğer bilgilerle mantıklı bağıntılar kurarak örüntü kurma konusunda çok iyiydi. Tıpkı beynimizin işleme biçimi gibi çalışıyordu araştırmacı-yazar. Bu yönü sayesinde bir ölçüde hepimizin ‘’cahil hocası’’ydı. Kendi öğrenme biçimiyle nasıl öğrenmem gerektiğini bana göstermesi dışında başka bir meziyeti daha vardı. Takip ettiğim genç ve yeni araştırmacı-yazar veya içerik üreticilerin zamanla, etkileşim aldıkça ve görünürlükleri arttıkça kibirlendiğini fark ediyorum. Bu da onların ilmine olan saygımı zedeliyordu. Bu noktada kibirli olmayarak kendisinin öğrencileri olmamıza imkan verdiği için bir kez daha saygınlığı hak ediyor yazar gözümde. Asıl mütevazılığını eserlerinde kullandığı yalın dilde-bu konuda Schopenhauer'ın övgüsünü alırdı diye düşünüyorum- ve her anlattığı yeni konuda sık sık konuları resmin bütününü bize hatırlatarak aktarmasında gösteriyor. Bu diğerlerinin bize yapmadığı entelektüel liderliği ve bizi bir başımıza bırakmayışını gösteriyor. # Ratio Mundi Üzerine Kitap henüz basılmadan önce yazar kitap hakkında küçük fragmanlar veriyordu okuyucuya, bu da kitabı okumak için sabırsızlandırıyordu beni. Kitabı ön siparişle almak istemem bunun kanıtıydı fakat kitap maalesef bazı aksaklıklar yüzünden elime geç ulaştı. Bu süreçte hala fragmanları takip ederek kitabı okumuş gibi keyif yaşıyordum. Elbette bu gecikme kitabı okuma isteğimi ve kitabın çok daha iyi bir kitap olduğu inancımı artırmıştı. Çünkü psikolojiye göre beklenti arttıkça, beklentimizi doğuran şeylerle ilgili daha fazla olumlu düşünme eğiliminde oluruz. Dolayısıyla daha okumadan kitap benim için çok iyi bir kitap olmuştu. çünkü kitabı bekleyerek bile ona enerji vermiş ve bir ölçüde yatırım yapmıştım. Bu bir ölçüde tehlikeliydi de. Çünkü yükselen beklentim kitabı okuduktan sonra beni hayal kırıklığına uğratabilirdi ama bunu yaşayacağımı hiç düşünmedim çünkü Yanılgının İcadı ve The Sistem iyi kitaplardı. Ratio Mundi de elbette iyi bir kitap olacaktı. kitap elime ulaştı ve fark ettim ki planlanmayan bu gecikme bir pazarlama stratejisine dönüşmüştü. Kitapların gecikmesi sanıyorum bendeki psikolojik durumu diğer okuyucularda da açığa çıkardı ki kitabın gerçekten mevcut iyi oluşundan daha iyi bir kitap olduğu inancıyla çok fazla okuyucu tarafından satın alındı. Gerçekten de kitap beklentimi hakkıyla karşıladı. Kitaba başlamadan önce küçük çaplı fizikte termodinamiğin 2. yasası hakkında araştırma yapmanızı öneririm. Bu ön bilgiyle kitabı okumak çok işinizi görecektir. Enformasyonları bağlama konusunda çok iyi olan yazarımız sanırım en mükemmel örüntüyü bu kitabında kurmuştu. Evrendeki ve bizi ilgilendiren her şeye dair meseleleri Termodinamiğin 2. yasası sayesinde 3 prensiple-ARCA,ORDO,IMAGO-açıklayabiliyor. En hoşuma giden şeylerden biri de bütün bölümleri görsel zihin haritaları kullanarak küçük bilgi birimlerine dönüştürme oldu. Gerek kitabın içerisinde gerek posterde gördüğüm zihin haritaları kitabın içeriğini anlatacak zip dosyaları gibi işlev görüyor. Yazar kitabı yazarken bize bu sayede kalıcı ve işlevsel öğrenmenin anahtarını da teslim etmiş oluyor. Lisans eğitiminde fizyolojik psikoloji dersi almıştım fakat müfredat beyin bölgelerini sadece ne işe yarar boyutu ile anlatmıştı fakat Yanılgının icadı ve özellikle Ratio Mundi bu beyin bölgelerini tarihsel süreç içerisindeki meydana gelişi ile ve varolan işlevini hangi amaçla veya hangi nedenle yaptığını da açıklıyor. Beyin sapı, limbik sistem, neokorteks, korteks, prefrontal korteks, eksokorteks şeklinde organizmanın en üst düzey formuna ulaşıncaya dek beynin evrimini açıklıyor. Bunu yaparken de kitap boyunca kendine dayandırdığı yasa boyunca ‘’en az prensibi’’, ‘’farkları giderme’’, ‘’ideal büyüklük’’ gibi ilkeler uyarınca insanın ve evrenin çalışma prensibini açıklıyor. En fantastik gelen kısımlardan biri kitabın başında açıkladığı denizin içerisinden karaya taşınan okyanuslar olduğumuz bilgisiydi, bir diğer etkilendiğim konu da bilinç ve bilinçdışının çalışması konusu oldu. İnsanın alametifarikası olan bilince atıf ettiğimiz yüksek değeri sorgulamamı ve aslında en hayranlık duyulan beyin yapımızın bilinçdışımız olduğunu fark ettirdi kitap bana. Sanırım en etkilendiğim asıl konu da simülasyon konusu oldu. Kitabın sonlarına doğru simülasyon konusuna daha genişçe yer veren yazar en sevdiğim filmlerden biri olan The Matrix filmi üzerinden kitabın rasyonelliğini bozmadan bilim-kurgu izliyormuşçasına muazzam bir heyecan duymamı sağladı. Kitap boyunca böylesine muazzam çalışma sistemi ile çalışan bir simülasyonun parçası olduğum için çok heyecan duydum. Elbette ki kitapla ilgili söylenecek çok şey var fakat bu yazı kitap hakkında bilgi vermek için değil kitabın hissettirdiklerini yansıtmak için yazılan bir yazı oldu benim için. Buraya kadar kitapla ilgili yeterince iştahınızı kabarttığımı düşünüyorum, zahmet olmazsa lütfen siz de kitabı alın ve benim yaşadığım duyguları siz de yaşayın. Bu incelemem sayesinde bu kitabı ilk defa okuyacak olanların heyecanını ben de aynı şiddette yaşıyorum. Keyifli okumalar dilerim Ratio Mundi okuyucuları… Abdullah Reha Nazlı
Ratio MundiAbdullah Reha Nazlı · Nazlı Kitapçılık ve Yayıncılık · 202639 okunma
·
447 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.