BRONZ 4 #kitapyorumu
"Sana hep Hisar olacağım. Diğerlerinin hasarı olacağım."
Finale bir kala... Çok sevdiğim bir seri onlardan ayrılmaya henüz hazır değilim ve sonu beni feci korkutuyor. Üçüncü kitap sonundan sonra artık aynı amaç için buluşan bir İmparator ve İmparatoriçe var. Hisar ve Bronz keskin sınırlarda yaşayan, birbirinden inatçı iki insan. Bronz, hayatı en sert çizgilerle yaşayan, ciddiyetiyle her sözü bir yemin olan bir adam. Hisar ise kuralları alaya alan, her şeyi eğlenceli bir oyuna dönüştürmeyi bilen bir kadın. Aynı masada oturduklarında bile zıt kutuplar gibiler ama şimdi o zıtlık, birbirlerini yok etmek yerine, birbirlerine daha sıkı bağlayan bir zincire dönüşüyor. Bronz'un o buz gibi ciddiyeti, His ile dağılıyor. His de alışılmış direnmelerini bir kenara bırakıp Bronz'a yaslanmayı öğreniyor. Ufak tefek tatlı atışmalar var kıskançlık Hisar'ın söylediği yakalayıp kızan bir Bronz ama artık ortaklar ve duygusal yakınlık da oldukça ön planda. Henüz dile getirmeseler de kalplerinde artık aynı ritim atıyor.
Ölümle sınanmıştı Yasmin bu kitapta onun hayata tutunmasını Sanaç ile yeniden bir yola girmelerini de okuyoruz. Gerçekler açığa çıkıyor Hisar'ın abisi geliyor orada da bir hayalkırıklığı ve şok yaşıyoruz. Hikayenin geçmişe dair kısımları beni çok yaralıyor Hisar bebeğim en çok mutlu olmayı hak eden kişi. Bir de Bronz'a ben tek başıma savaşmaya alıştım demez mi gözyaşlarım pıt kalbim çıt. Soğuk, sert kuralları olan, kendi arkadaşlarına bile mesafeli olan bir adamın Hisar'ın üstüne titremesi karakterindeki bu gelişimi okumak öyle güzeldi ki. Bu kitapta ayrı bir duygusaldım resmen. Sürprizlerle dolu bir seri her an ters köşe edebiliyor, beyin yakan cinsten. Son kısımlardan sonra beşinci kitabı elime geçtiği gibi okuyacağım hele de beşinci kitaptan okuduğum kesitle o hesaplaşmayı okumak için çıldırıyorum diyebilirim. Şiddetle tavsiye ediyorum.