Puan vermedi·76 syf.····Okunma: 11 Mart 2026 05:14 Küçücük, sıcacık aynı zamanda mücadelede dolu çok gerçek bir hikaye. Dönemin siyasi olaylarının da etkisi oldukça fazla. Dış dünyadan hiç haberi olmayan bir köyde yaşayan ve okuma yazma bilmeyen Düyşen'e, Sovyet Ordusu'nda az buçuk bir şeyler öğretiliyor. Ve köyündeki çocukları okutması için görevlendiriliyor. Düyşen, görev aşkıyla Lenin'e olan sevgisinden saygısından köydeki görevi için heyecanla köylülerden okul yapılması için yardım istiyor. Tabii ki köylüler hiç oralı olmuyor. Çocuklarının okuma yazmaya ihtiyacı yok onlara göre, köydeki işlerden anlasalar yeter. Okumak onları yönetecek siyasilere gerekliymiş onlara göre. Düyşen kendi başına, bir at ahırını okula çeviriyor. Çocukları topluyor. Burada sahneye okuma hevesi olan bir kız çocuğu çıkıyor. Yengesinin onu zorla evlendirmeye çalışmasına rağmen, Düyşen'in kurtarmasıyla o köyden kurtulup şehre okumaya gidiyor. Ve sonunda büyük insan olup çıkıyor.
Bu kitabı kitapçıda ilk gördüğümde içimde beni ona çeken bir şeyler oldu. İlk başta çocuk kitabı sandım. Çocuk kitabı olsa da yetişkinlerin de okuması gerektiğini düşündüğüm için -diğer benzerleri gibi- satın aldım.
Okuyunca da bana Cüneyt Arkın'ın Öğretmen Kemal filmini hatırlattı. Orada da Kemal, Atatürk tarafından Anadolu'ya gönderiliyor ve cahillikle mücadele ediyordu.