Türk düşmanı Hasan Sabbah’ın sahte peygamberliğini ve sahte cenneti olan Alamut Kalesi’ni anlatıyor.
Kitabı okudukça anlaşılıyor ki Hasan Sabbah aslında dindar biri değil, güç mücadelesi için dini kullanan birisi.
Cennetin kapılarını açan şeyin haşhaş olduğunu iddia ediyor. Fedailerinin bilinçlerini haşhaş ile manipüle ediyor. Haşhaşiler kelimesinin kaynağı da zaten burasıdır.
Alamut Kalesi’nde yapay bir cennet oluşturuyor. Bu cennette huriler, şaraplar ve sayısız zevk mevcut. O cennete istediği kişiyi istediği zaman sokabileceği konusunda fedailerini ikna ediyor. Böylelikle seçilmiş kişi, peygamber olduğuna daha fazla inandırıp fedailerinin kendisi için gözünü bile kırpmadan ölüme gitmesini istiyor.
Kitabı genel olarak beğendim. İnsanoğlunun manipülatif gücünü ortaya koyuyor.