Herkese Merhaba
Bugün sizlere Jules Michelet kaleminden Cadı kitabının yorumu ile geldim
Mart ayının sıradaki kitabı 2023 yılı basımlı 368 sayfalık bir kitap
•Eğer aklınıza o filmlerdeki burnu uzun, süpürgesiyle uçan, kazan kaynatıp kötülük peşinde koşan masalsı cadılar geliyorsa, hepsini bir kenara bırakın. Çünkü Michelet bize Orta Çağ’ın en karanlık dehlizlerine götürüp orada bambaşka bir gerçekle tanıştırıyor; aslında Cadı dediğimiz kişi, toplumun dışladığı, Kilise’nin korktuğu ama halkın tek umudu olan bilge kadın, ilk doktor kadındır.
•Cadılık aslında bir seçim değil, bir çaresizlik isyanı. Feodalite ve baskı arasında sıkışan halkın, kendi özgürlüğünü doğada arama hikayesi.
•Kilisenin halkı çaresiz bıraktığı o dönemde, otlarla iyileştiren, doğayı dinleyen ve hayatı savunan kadınların nasıl günah keçisi ilan edildiğini okuyoruz.
•Yazar, kitabı hazırlarken bizzat Engizisyon kayıtlarını ve cellatların el yazmalarını incelemiş. Yani okuduklarınız sadece birer kurgu değil, tarihin kanlı ve gerçek yüzü...
•Kitapta beni en çok sarsan düşünce şuydu; Kadın üç koldan (aile, kilise, toplum) alaşağı edilmişken, ormanlara sığınıp kendi dünyasını, kendi bilgisini ve direnişini nasıl yarattı?
•Michelet diyor ki; bin yıl boyunca halkın tek gerçek doktoru cadılardı. Modern tıbbın öncüsü Paracelsus bile her şeyi onlardan öğrendiğini itiraf etmiş. Kadınlar bitkileri, şifayı ve doğayı keşfettikçe, bu güç birilerini korkutmuş...
Peki ya siz? Cadı avlarını hiç bu açıdan düşünmüş müydünüz? Sizin için bilgelik mi korkutucudur yoksa cehalet mi?
Yazarımızın kalemine sağlık
Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz
Okumayı ihmal etmeyin
im t u b i s ʚĭɞ