Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 11 Mart 2026 12:49 Çok değişik duygular içinde kitabı bitirdim.
Öyle arafta kaldığım bir kitap ki.
Sevdim mi sevmedim mi bilmiyorum.
Malma İstasyonunda olduğu gibi
enteresan bir kurgu tekniğiyle
aktarıyor hikayesini yazar.
Annelerini yeni kaybetmiş üç kardeşin yazlık evlerinde bir araya gelmesiyle başlıyor hikaye.
Bir bölümde çocukluklarından
başlayarak ileriye giden zamanı okurken, diğer bölümde o eve gitmeden önceki 24 saati tersine doğru okuyoruz.
(23.59-22.00-20.00......
2 şer saat geriye dönerek)
Bir ileri bir geri zaman sıçramalarıyla kısaca.
O yüzden son bölüme kadar aile
üyelerinin neden birbirine
yabancılaştıklarını, yaralarının nedenini bir türlü anlayamıyorsunuz.Geçmişten kesitler parça parça aktarılıyor.
Anlatıcı kardeş aklına geldikçe
anlatıyormuş gibi, hikayeler kopuk kopuk.Huzursuz ortam, tedirgin çok mutsuz,bir arada olup da yapayalnız insanlar hikayenin omurgasını oluşturuyor.
Edebi bir dili yok, kolay okunuyor ama soğuk ve basit cümleleri insanı daha çok yoruyor.
Kurgu tekniği muazzam ama o da kurtarmıyor.
Son bölümde yaşayacağınız ters köşe biraz afallatıyor ama.işte tam bu nokta, kitapla ilgili düşüncelerinizi arafta bırakıyor.
Zaman kaybı dedirtmeyeceği gibi iyi ki okudum da dedirtmiyor.
Sevgi ve muhabbetle...