Antakya’nın taa geçmişine dayanan yalnızlığını okumak ve depremden sonra o yalnızlığı yaşamış olmak özellikle bir Antakyalı olarak çok beni çok etkiledi ve üzdü. Her zaman çok asil bir yermiş tarih boyunca defalarca el değiştirse de maalesef kaderi değişmemiş Antakya’mın. Geçmişte yaşanan depremlere değinmesi o zamanlarda depremden sonra yaşananlara değinmesi de muazzam. Batılıların depreme olan tepkisi de ironik. Araplar Türkler ve Haçlılar arasında Antakya Şam Halep gibi kentlerin türlü oyunlarla el değiştirmesi ve bu topraklarda bir türlü birlik olunmaması da tarihin devamı gibi. Geçmişle bugün arasında değişen bir şey pek olmamış. Kitap yorumuna gelirsek sonlara doğru ilgim biraz azaldıysa da çok etkilendiğim yerler oldu.