Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri

9,0/10  (23 Oy) · 
84 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.381 gösterim
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, iki yüzyıl (1096-1291) süren Haçlı Seferlerini ve Orta Doğudaki Frenk işgalini, anlatırken, bu bölgenin güncel durumuna da ışık tutuyor. 1096 yılında başlayan seferlerde Türk, Kürt, Arap emirlerinin kişisel eğilimlerini, kültür yapılarını, zaaflarını görüp, Haçlıların Orta Doğuda iki yüzyıl kalışlarının hikmetini anlatıyor.Sİ
  • Baskı Tarihi:
    1998
  • Sayfa Sayısı:
    357
  • ISBN:
    9755450920
  • Çeviri:
    Mehmet Ali Kılıçbay
  • Yayınevi:
    Telos Yayınları
  • Kitabın Türü:
Vedat Baysal 
12 Tem 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Arap tarihçiler gözünden haçlı seferlerini kaleme alması itibariyle müstesna bir eser. Haçlı seferleri döneminde İslam coğrafyasının içinde bulunduğu durumu gördüğünüzde ise üzülmemek elde değil.

Fatmanur aksoy 
08 Eyl 19:55 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

"Frenkler kutsal kenti, kırk gün süren bir kuşatmanın ardından, H.492 yılının 22 Şaban'ında (15 Temmuz 1099), bir cuma günü ele geçirmişlerdi. Ne zaman bu konu açılsa muhacirler titremeye başlıyor ve zırhlar içinde, yalınkılıç sokaklara dağılan, erkekleri, kadınları ve çocukları boğazlayan, evleri yağmalayıp camileri talan eden o sarışın savaşçılar hala gözlerinin önündeymişçesine bakışları donuyor."

Dursun Yener 
03 Eyl 22:03 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Amin Maalouf yazdığı muhteşem romanların dışında tarihi bir konuyu bir edebiyatçı olarak ele alıyor. Derslerde öğrendiğimiz bilgilerin çok ötesinde, çok farklı bir bakış açısı ile okuyoruz tarihi. En önemlisi de tarafsızlığını eser boyunca korumayı başarmış olmasıdır..

Yazarın bizde en az bilinen kitabı ancak dünya çapında ünlenmesine yol açan kitabıdır. Bence bu coğrafyada yaşıyorsanız okunması gereken güzel bir kitap..

Onur Utku Ceyhan 
22 Tem 17:12 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap disaridan bakildiginda sıkıcı bir arastirma kitabi gibi gorunuyor fakat kitabin ilk sayfasindan itibaren tarafsiz bir roman havasi yaratiyor insana.adeta kitabin icine girip buyuleniyorsunuz.amin maalouf un okudugum en iyi kitaplarindan biri.
Arap dunyasina ait kisiler selahattin eyyubi olsun Zengiler olsun bunlar gibi tarihe adi kazinmis bi cok komutan nin yasaminindan bilgi veriyor kronolojik olarak yasananlari inceliyor roman havasinda. en onemliside donemin vakanuvistlerini kaynak olarak sunuyor.
buyuk bir bilgi kaynagi herkesin okumasi gereken bir kitap lisede ogrenilen ve sadece ismini bildigimiz hacli seferleri hakkinda olaganustu bir kitap.
Not: Gercekten yanlı bir anlatim söz konusu degil ki donemin yoneticilerinin birlik ve beraberlikten uzak olusunu net bir bicimde onumuze seriyor.

Emin Maluf bu kitabında aslında Hristiyan Avrupa'ya Haçlı Seferleri'ni Arapların gözünden izletiyor. Diğer taraftan da Haçlı Seferleri sırasındaki İslam coğrafyasının bölünmüşlüğüne vurgu yaparak bugünkü durumu özetliyor. O gün Avrupa Ortadoğu'ya geldiğinde onlardan çok güçlüydük. Buna rağmen bölündüğümüz için 88 yıl bir Selahaddin bekledik.. Bugünse eskisine göre daha bölünmüş daha güçsüzüz. Peki bu sefer Selahaddin nerede? 21.yyda tüm dünyanın gözü Ortadoğu'dayken hele de Ortadoğu'da yaşıyorsanız kesinlikle okumanız gereken bir kitap.Tavsiye edilir.

Alaattin ceylan 
31 Oca 18:15 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Günümüz ortadoğusunu anlamak icin okunacak bir eser tarih hikayi bir anlatımla dile getirilmiş oldukça duygusal bir eser tek seferlii okuma yetmez tekrar tekrar okunmasi gereken eserdir.

samet sak 
01 Ara 2016 · Kitabı okudu · 379 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitapla beraber, "Bereketli Hilal" olarak geçen coğrafyanın dinamik yapısını biraz daha anlayabildim diyebilirim. Fakat, bu kitabın en önemli özelliği, Arap yarım adasının o dönemde yaşadığı vahşeti ifade etmesidir. Ayrıca çıkarları için birlik olmadıklarını da gözler önüne sermektedir.

Kitaptan 1 Alıntı

'Haçlı seferleri dönemi avrupa açısından hem ekonomik hem de kültürel alanlarda tam bir devrim başlatırken, doğuda bu kutsal savaşlar ve karşılığındaki "cihat", uzun yüzyıllar sürecek bir gerilemeye ve aydınlık düşmanlığına yol açar. her taraftan kuşatılan islam alemi kendi kabuğuna çekilir. ürkekleşir, hoş görüsünü yitirir, savunmaya çekilir, kısırlaşır; gezegen çapında evrim sürüp müslümanlar kendilerini bu gelişmenin iyice dışında kalmış hissettikçe de söz konusu tavırlar kökleşir. Bundan böyle ilerleme, "öteki" anlamına gelmektedir. modernizm "öteki" dir. Kendi kültürel ve dinsel kimliğini batı 'nın simgelediği bu modernizmi yadsıyarak ifade etmek zorunlu muydu? Yoksa tam tersine kimliğini kaybetme riskini göze alıp kararlı bir biçimde modernleşme yoluna girmek mi gerekirdi? Ne Iran ne Türkiye ne Arap dünyası bu ikilemi çözmeyi başarabildi; bugün hala cebri batılılaşma evreleriyle, yabancı düşmanlığı rengine de bürünen aşırı gericilik evrelerinin birbirlerini, çoğunlukla da şiddet yüklü birbiçimde izlemelerinin nedeni ise bu çözümsüzlüktür."

Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri, Amin MaaloufArapların Gözüyle Haçlı Seferleri, Amin Maalouf