Murattgenstein

Murattgenstein
@murattgenstein
Sıkı Okur
Edebiyatı ve güzel sanatları sevmek; yeryüzünün güzelliklerini tatmak, onun için de maddi bakımdan azla yetinmek; doğruluktan ayrılmamak, insanlarla kardeşçe geçinmek, iyi bir arkadaşa bağlanmak...
Sabitlenmiş gönderi
Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke, sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak... (Müşfik Kenter)
Reklam
Eğitim görmek insanı değiştiriyor, insanın gururunu oluşturuyor. Yaşamın özüne ulaşabilmek için bu yollardan geçmek gerek. Önceleri, tek yaptığımız şey etrafında dolanmak. İnsan her şeyi aşmış olduğunu sanıyor ama sudan şeylere takılıyor. Fazla düş kuruyor. Sözcüklerin üzerinden kayıp geçiyor. Bunlar boş şeyler. Yalnızca niyetler, görüntüler. Kararlı olan insana başka şey gerek.
Sayfa 253 - YKY Yayınları, çev. Yiğit BenerKitabı okudu
"Seni hemen tanıdım Ferdinand! Tramvaya bini tarzından... İnanır mısın, içeride tek bir kadın bile olmadığını gördüğünde hüzünleniş biçimin yetti seni tanımama. Öyle dimi yani? Senin tarzın bu dimi yani?" Doğru benim tarzım buydu. Gerçekten bir pantolon fermuarı gibi açık saçık bir ruhum vardı. Bu doğru gözlemde beni şaşırtacak bir şey yoktu.
Sayfa 246 - YKY Yayınları, çev. Yiğit BenerKitabı okudu

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Sonunda adamın ağzından çok anlaşılır bir şeyler dökülüverdi: - Astsubay çavuş Barousse az önce öldürüldü albayın, dedi bir çırpıda. - Eee, ne olmuş? - Etrapes yolu üzerinde ekmek vagonunu teslim almaya giderken öldürüldü albayım! - Eee ne olmuş? - Bir havan topu mermisi onu paramparça etti albayım! - Eee, ne olmuş Allah aşkına! - Eee'si bu albayım... - Bu kadar mı? - Evet bu kadar albayım. - Ya ekmek? diye sordu albay. Diyalog orada kesildi.
Sayfa 32 - YKY Yayınları, çev. Yiğit BenerKitabı okudu
Savaşın en can alıcı noktasında, oluk oluk akan kanların arasında, yağan kurşunların ortasında Albayın kendisine generalden gelen mektupları telaş etmeden okuyup bir bir yırtışını izliyordum. Bu mektupların hiçbirinde bu iğrençliğe derhal son verme emri yok muydu yahu? Yukarıdakiler bu işte bir hata olduğunu söylemiyorlar mıydı? Korkunç bir hata? Kağıtlar yanlış dağıtılmış? Hata yapılmış? Yapılmak istenen aslında cinayet işlemek değil de gırgırına manevralarmış. Hiç de değil! "Devam edin Albayım, doğru yoldasınızı!"
Sayfa 30 - YKY Yayınları, çev. Yiğit BenerKitabı okudu
Reklam
İnsan şehvet bakiri olduğu, Dehşet bakiri de olabiliyor. Clichy meydanını terk ettiğimde böyle bir dehşetin var olabileceği nereden gelebilirdi ki aklıma?
Sayfa 29 - YKY Yayınları, çev. Yiğit BenerKitabı okudu
Üstelik de bizler pranga mahkumları gibi çivisi çıkmış sıralarda oturup kürek çekiyoruz! Karşılığında ne alıyoruz peki? Hiç! Sadece kafamıza inen sopalar, sefillikler, palavralar, daha nice kazıklar. Çalışıyoruz ya! deyip dururlar. Aslında kepazeliğinin dik alası da bu ya, şu çalışmak dedikleri şey. Biz aşağıdayız, sintinede, anamız ağlıyor, leş gibiyiz, taşaklarımızdan ter damlıyor, işte bu kadar! Yukarıdaki güvertede ise efendiler, gölgede, pembe yanaklı, parfüm kokularını havaya salmış güzel kadınları kucaklarına oturtmuş, keyif çatıyorlar.
Sayfa 25 - YKY Yayınları, çev. Yiğit BenerKitabı okudu
Bu küçük besten hayatın gerçeklerinin karşısında tutunamaz, ben, şahsen, kurulu düzenden yanayım, politikayı da sevmem. Nitekim, vatan benden uğruna kanımı dökmemi istediğinde, beni elbette kanımı son damlasına kadar akıtmaya hazır bulacaktır, hiç oyalanmadan.
Sayfa 25 - YKY Yayınları, çev. Yiğit BenerKitabı okudu
Yolculuk etmek, çok işe yarar, düş gücünü çalıştırır. Gerisi yalnızca düş kırıklığı ve yorgunluktan ibarettir.
Sayfa 21 - YKY Yayınları, çev. Yiğit BenerKitabı okudu
534 syf.
8/10 puan verdi
·
Beğendi
Gecenin Sonuna Yolculuk
Gecenin Sonuna YolculukLouis Ferdinand Celine
8.5/10 · 3.956 okunma
Reklam
490 syf.
8/10 puan verdi
·
Beğendi
Francise Prose'un bu eserinin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. "Bir Yazar Gibi Okumak" tabiri aslında nitelikli bir okuyucu olmanın anahtarı gibi. Kitabı sanki üniversitede öğrencilerin karşısında ders anlatır gibi yazması, akıcılığını ve etkileyiciliğini arttırmış. Dünyaca ünlü birçok yazarın üslubundan, yazım dilinden, karakter oluşturma sürecinden, kelime tercihlerinden tutun; birçok konuyu örnek pasajlarla destekleyerek anlatıyor. Bu bakımdan yazan insanlar için değerli bir rehber niteliğinde. Ben kendi yazım sürecimde, kendimi karşılaştırma ve gelişime açık noktalarımı görme fırsatı edindim okurken. Dostoyevski'nin karakterlerini kendi kendine konuşturması, Tolstoy'un betimlemeleri, Twain ve Hemingway'in sokak ağzını kullanımı; ki özellikle Bukowski ve Louis Ferdinans Celine bu konuda örnek aldığım önemli yazarlardır. Bu kitap bir çırpıda da okunur benim yaptığım gibi ya da yazma serüvenine yeni başlayanlar veya cesaret arayanlar için sindire sindire, altını çizip notlar alarak ve son olarak kitabın sonunda paylaşılan okuma rehberindeki kitapları da okuyarak kendi yazma serüveninize yardımcı olabilirsiniz.
Bir Yazar Gibi Okumak
Bir Yazar Gibi OkumakFrancine Prose · Kıraathane Kitapları · 202243 okunma
Aslına bakılırsa, ne kadar çok okursak, bizlerin kurmaca bir eserde vazgeçilmez saydığımız şeylerin çoğunun lüzumsuz olduğunun ortaya çıkma ihtimali de o kadar artar.
Sayfa 449 - Kıraathane Kitapları, çev. Seda Çıngay MellorKitabı okudu
Tarafsızlığım için bana kötü sözler söylüyor, bunu iyiyle kötüye karşı kayıtsızlık, fikirlerden ve ideallerden yoksun olmak diye nitelendiriyorsunuz. At hırsızlarını anlatırken mesela, "At çalmak kötülüktür" dememi istiyorsunuz. Ama bunun böyle olduğu ben söylemeden de yüzyıllardan beri biliniyor zaten. Bırakın onları jüri yargılasın, benim işim sadece nasıl insanlar olduklarını göstermek.
Sayfa 439 - Kıraathane Kitapları, çev. Seda Çıngay MellorKitabı okudu
Sanatçının eserleriyle ilgili olarak entelektüel bir tavır takınmasını talep etmekte haklısınız ama iki şeyi birbirine karıştırıyorsunuz: Sorunu çözmekle sorunu doğru olarak teşhis etmeyi. Sanatçı için zorunlu olan, yalnızca ikincisidir.
Sayfa 439 - Kıraathane Kitapları, çev. Seda Çıngay MellorKitabı okudu
Çehov okurken tam anlamıyla mutlu hissetmiyordum kendimi ama mutluluğa yaklaşabileceğimi bildiğim kadar yakındım. Hissettiğim şeyin okumanın zevki ve gizemi olduğunu, aynı zamanda kitapların ortadan kalkacağını söyleyenlere de bir cevap sunduğunu düşündüm. Şimdilik şahane bir sanatı ve onun sunduğu teselliyi otobüse binerken yanımıza almanın en iyi yolu kitaplar.
Sayfa 422 - Kıraathane Kitapları, çev. Seda Çıngay MellorKitabı okudu
Dostoyevski'de pek çok iç içe geçmiş hikaye vardır, bunun sebebi de muhtemelen Dostoyevski'nin karakterlerinin sarhoş ya da ayıkken sık sık bütün yaşamlarını rastgele tanıdıklara ya da yabancılara anlatmalarına yol açan nöbetler geçirmeleridir.
Sayfa 171 - Kıraathane Kitapları, çev. Seda Çıngay MellorKitabı okudu
4.133 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.