Çocuk romanı olarak lanse edilmiş olsa dahi Türk edebiyatının en güzel legorik anlatım sahip eserlerinden birisi olduğunu söyleyebilirim.
Hayvan Çiftliği ve 1984 kitaplarından esinlenmiş olduğu aşikar, bunu kitabın birçok sayfasında baskın bir şekilde hissettim.
Kitaptaki legorik anlatım tarzından dolayı okurum düşünce yapısına göre farklı anlamlar yüklenebilir. Kimisi baskıcı devlet rejimini, kimisi zengin ve hükümran sınıf ile işçi sınıfını, kimisi de muktedir devletler ile sömürge devletleri filler ve karıncaların yerine koyabilir. Hangisini tercih ederseniz emin olun ki cuk diye oturuyor. Güçlü ile güçsüz arasındaki, hükmeden ile hüküm altında olanları, boyun eğeni ve düzene karşı çıkanı güzel bir dil ile anlatmış. Toplumsal sendromları (Stockholm sendromu vb.), toplumu birbirine düşürme stratejilerini güzel hikayeleştirmiş.
"Hepimiz eşitsiz ama bazılarımız daha eşit" yaklaşımı bu kitapta da kendisini göstermiş.
İster çocuk kitabı diye başlayın, isterseniz de toplumsal bir soruna parmak basan bir kitap olarak, her halukarda pişmanlık duymayacaksınız kadar güzel bir kitap. Sonuçta hepimiz fildik