1000Kitap Logosu
Serhat
TAKİP ET
Serhat
@gunduzsrht
108 okur puanı
30 Eki 2020 tarihinde katıldı.
266
Kitap
84
İnceleme
6
Alıntı
1
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
240 syf.
·
Puan vermedi
İlkokul yıllarımda Türkiye Gazetesi tarafından kuponlar ile verilen çok güzel eserler vardı. O yıllarda özel televizyonlar henüz yokken TGRT adı altında fikri bir oluşum ile sesli tiyatro eserlerini hayata geçirirlerdi. Abonelerine de her ay birer kaset verirlerdi. Bu kasetler ilk olarak çocuklar için hazırlamış oldukları 'Sevgili Peygamberim' ismindeki seri idi. O yaşlarda çok hoşuma gidiyordu bu eserler özellikle de peygamber efendimizin hayatını anlatan eserler. Yayın kuruluşu bu kasetlerdeki başarıyı gördüler ki sonrasında büyük ilim ve din şahsiyetlerinin hayatını konu alan farklı sesli tiyatrolar daha canlandırdılar. Bu eserlerden birisi de 'Gazavat-ı Hayrettin Paşa' idi. İşte Büyük Kaptan'a olan sevgim ve saygım bu şekilde başladı ve yaşımla birlikte büyümeye devam etti. Kaptan Paşa'yı bu süre zarfında farklı kaynaklardan da okumaya çalıştım, tanıdıkça daha da çok sevdim. Şimdiki kuşakların hayali kahramanları var maalesef, ama benim çocukluk kahramanım bu sesli tiyatrodan sonra Barbaros Hayrettin Paşa olmuştu. Büyüdüm, boyum kadar da çocuklarım oldu ama benim kahramanım hiç değişmedi. Ne mutlu bana ki çocuklarımın da kahramanları tarihimizde yaşamış gerçek karakterler olmaya devam ediyor. Sözü fazla uzatmadan kitap ile ilgili düşüncelerimi anlatayım. Ahmet Hoca gerçekten de büyük bir tarihçi, büyük saygıyı hak etmekle birlikte bazı konularda sert çıkışları oluyor. Kendisinin bir tarihçi İskender Pala'nın ise bir edebiyatçı olduğunu unutuyor. Öncesinde 'Şah ve Sultan' a çok ağır eleştirileri olmuştu, ha keza Diriliş Ertuğrul dizisi de hocanın ağır eleştirilerinden payını almıştı. Bu eseri ile de İskender Pala'nın Efsane isimli kitabına yaklaşık 20 sayfa boyunca güzel bir fırça çekmiş. Sanırım Ahmet Hoca gençliği; araştırmayan, dizilerde gösterilen kurguları gerçek sanan, romanları tarih kitabı gibi okuyan bir nesil olarak görüyor. Kaldı ki büyük kitleler tarafından da gerçekmiş gibi kabul edilen Hasan Sabbah ve fedaileri ile ilgili anlatılanların Vilademir Bartol'un romanından çıkma kurgular olduğu aşikardır. Sanırım Ahmet Hoca'da bir tarihçi olarak bu yanlışlara toplumun düşmesini arzulamıyor. Ben de toplumun bu tarz uyarılara fırsat vermeden tarih ile kurgu arasındaki farkı ayırt etmesini temenni ediyorum. Kitabın dilini Ahmet Hoca'yı okuyanlar gayet iyi bileceklerdir. Anlatımı gayet akıcı, tek bir cümlesinde dahi sıkılmadım. Güzel, bilgi verici ve akıcı bir kitap. Ancak kitabı okurken mutlaka bir haritaya ihtiyacınız olacak. Ahmet Hoca'nın kitaplarında görmüş olduğum bir eksiklik bu, yayın evinin bu konu üzerinde durmasını tavsiye ederim, kitapta ismi geçen yerleri gösteren ayrıntılı bir haritayı kitaba eklemeleri gerekmekte, aksi taktirde uygulamalardan harita incelemesi yapmak zorunda kalacaksınız. Bu vesile ile Ahmet Hoca'nın kalemine sağlık. Böylesi güzel eserlerden dolayı kendisine teşekkür ederiz...
Barbaros Hayreddin Paşa
Okuyacaklarıma Ekle
2
687 syf.
·
9/10 puan
Çocukluğumdan beri ismini en çok duyduğum kitapların başında geliyordu. Roman olarak uzun romanlar okuyabilen birisi değilim aslında. Araştırma yazılarında kalın kitapları daha çok tercih ediyorum. Kitabı okuduktan sonra aklıma şu geldi. Acaba bu kitaptaki karakterlerden hangisi benim. Kesinlikle Raskolnikov değilim, sanırım biraz Razumihin, birazdan fazla bir oranda da Porfiriy, ama kesinlikle Raskolnikov değil. Aslına bakarsanız konu çok basit, ortada bir cinayet var, doğal olarak da bir katil ve adaleti bulmaya çalışan bir sorgu yargıcı. Bu bilindik tasarı hiç de bilinmedik bir şekilde işleniyor yalnız. Olay örgüsü, karakter analizleri, kişilerin birbirleri ile olan ilişkileri ve özellikle de psikolojileri büyük bir ustalıkla birleştirilmiş, ben okurken bunları en ince ayrıntısına kadar hissettim. Evet kitap kalın, okunması biraz zaman alıyor ama zaman almasının sebebi gerçekten de kitabın kalınlığı değil, ilk aldığımda hesap yaptım günde şu kadar okursam bir haftada bitiririm diye, aslına bakarsanız şu aralar zaman konusunda da bir sıkıntım yok, okuyacak bol bol vaktim olduğu halde hiç de öyle hesapladığım gibi olmadı, her okurda olmayabilir belki ama ben bir çok yerde düşünmeden edemedim, neden böyle yapıyor niçin böyle söyledi, bunun beklentisi nedir vs. vs. Neyse çok dallandırıp budaklandırmaya da gerek yok. Harika bir kitap bence. Favori karakterim Razumihin, çünkü hiç bir beklentisi olmadığı halde hep arkadaşına yardım etme derdinde ve sanırım en zeki karakter de şüphesiz Porfiriy. Tabi ki bunlar benim tercihlerim. İyi okumalar
Suç ve Ceza
9.3/10
· 106,8bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
2
Serhat
tekrar paylaştı.
632 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Kadim Şehrin Hikayesi
Byzantion’da başlayan İstanbul’ a uzanan bir Komiser Nevzat hikayesi. Yedi tarihi mekan, yedi cinayet ve ilmek ilmek işlenen yedi tepeli şehrin tarihi… İstanbul Hatırasının bendeki yeri ayrıdır. Bunda sanırım tarihe olan ilgimin, polisiyeyi çok seviyor olmamın ve tarihi yarımadaya olan tutkumun çok büyük payı var. Kitabı henüz okumadıysanız ve bu yorumu okuyorsanız yakın zamanda okuyacağınızı varsayıyorum. Şanslısınız heyecanlı ve sürükleyici bir zaman dilimi sizi bekliyor. Hatta kitaba başlamadan Sarayburnu Tepesinden başlayarak sırasıyla yedi tepeyi gezmenizi öneriyorum. Tarihi Yarımada’yı her gezdiğimde bu büyüleyici şehre tekrar aşık oluyorum. Umarım sizlerde benim kadar keyif alırsınız : ) İyi okumalar.
İstanbul Hatırası
8.8/10
· 25,2bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
20