Karanfilin İzi Kaldı, toplumsal vicdanın sessiz çığlığıdır. Arka kapaktaki cümle her şeyi özetler: “Dünya, yalnızların ve yüreğini kaybetmemek için aklını yitirenlerin trajedisidir.” Yazar büyük laflar etmez, dramatik sahneler kurmaz; günlük hayatın kuytularından acıyı toplar, karanfili bırakır gibi bırakır. Okur, her öyküde kendi “tutulmayan söz”ünü, kendi “unutulmayan yazısı”nı bulur. İlk kitap olmasına rağmen aceleye getirilmemiş, özenli; dönemin (özellikle son 10-15 yılın) yaralarını ayna gibi yansıtır.
Bu kitap, gidenlerin kalanların yarası olduğunu fısıldar. Karanfil solar, ama izi, kokusu, rengi, tanıklığı kalır. Erman Şahin, edebiyatı bir diriliş ve yaşam alanı olarak tanımlarken, tam da bunu yapıyor. Geride kalanların sesini duyuruyor, yaraları yazarak iyileştirmeye değil, hatırlatmaya çalışıyor. Kaçırılmaması gereken, sessiz ama kalıcı bir eser.