Kitap, Paris’in yoksul mahallelerinden birinde yaşayan ve Yahudi olan küçük bir çocuk Momo’nun hikâyesini işliyor. Momo, babasıyla birlikte yaşamaktadır ancak babası içine kapanık, sevgisini göstermeyen ve sürekli geçmişin yükünü taşıyan bir adamdır. Annesi ise onları yıllar önce terk etmiştir. Evde sevgi ve ilgi bulamayan Momo, çoğu zaman sokaklarda vakit geçirir ve hayatı kendi başına anlamaya çalışır. Hem okuyup hem de bir yandan mahallelerindeki bakkal dükkanında çalışmaktadır. Bu dükkanın sahibi olan Mösyö İbrahim ile zamanla aralarında bir dostluk oluşur. Bu bağ Momo'nun en büyük şansı olur.
Mösyö İbrahim, Momo'ya dünyanın yalnızca görünen yüzden ibaret olmadığını anlatır. Momo’ya sık sık basit ama derin anlamlar taşıyan öğütler verir. Ona yol gösterir. Momo vaktinin çoğunda hep Mösyö İbrahim ile birliktedir. Birlikte vakit geçirirler, sohbet ederler ve bu sayede Momo yavaş yavaş hayatı anlamaya, kalbindeki sorulara cevaplar bulmaya başlar. Mösyö İbrahim’in sakinliği, bilgeliği ve hayata karşı geliştirdiği dingin bakış açısı Momo’nun dünyasını tamamen değiştirir.
Aslında kitap, küçük bir çocuğun büyüme hikâyesinden çok daha fazlasını anlatır. Dinler, kültürler ve insanlar arasındaki görünmez bağları; farklı dünyalardan gelen iki insanın kurduğu bağ üzerinden sevginin ve anlayışın nasıl iyileştirici olabileceğini gösterir. Mösyö İbrahim’in öğretileri, hayatın karmaşık sorularına sade ama etkileyici cevaplar sunar. Okurken birçok duyguyu hissediyor insan. Hüzünleniyor, gülümsüyor, kızıyor, anlamlandırmaya çalışıyor. Bilgeliğin ve insan olmanın anlamını anlatan sıcak ve düşündürücü kısa ama etkili kitaplardan birisi.
Çok severek okudum.