Kitap, varlıklı bir ailenin 15 yaşındaki oğlu Oscar Dreyer-Hoff’un gizemli şekilde kaybolmasıyla başlıyor. İlk bakışta sıradan bir kaçış vakası gibi görünen olay, ardında bıraktığı karmaşık ipuçlarıyla derin bir karanlığa dönüşüyor. Dedektifler, bir yandan çocuğun izini sürerken bir yandan da ortaya çıkan sırlar, yalanlar ve şüpheli ilişkiler ağı içinde buluyorlar kendilerini. Polisiye soruşturma ilerledikçe işin içine ölümler, şüpheli notlar ve toplumsal sırlar giriyor. Sadece bir vaka dosyaymış gibi davranmak yerine onların iç dünyalarına, duygularına ve kişisel mücadelelerine de yer veriyor. Özellikle Jeppe ve Anette’nin kişisel hayatlardaki zorlukları, soruşturmayla iç içe geçmiş şekilde resmediliyor. Bu, hikâyeye hem derinlik hem de insanî bir boyut katıyor.