Bazı hikâyeler vardır; insanı hem güldürür hem de düşündürür. Bazen öfkelendirir, bazen hayranlık uyandırır. "Tokatçı" tam da böyle bir kitap. Gerçek bir olaya dayanan bu sıra dışı anlatı, insan zekâsının karanlık yüzünü, tamahkârlığın gözü dönmüşlüğünü ve sahtekârlığın sınır tanımazlığını gözler önüne seriyor. Ama bu sadece bir dolandırıcının hikâyesi değil; aynı zamanda kandırılanların da ruhuna ayna tutan bir yüzleşme.
“Tokatçı”, gerçek bir dolandırıcılık hikâyesine dayanıyor. Ama bu, bildiğiniz türden bir dolandırıcılık değil. Bu kitapta kandıran kadar kandırılan da sahneye çıkıyor. Çünkü burada sadece bir adamın suçları değil, insanların tamahkârlığa olan zaafları da anlatılıyor.
Yurt dışında tesadüfen tanışılan bir adam: Zafer. Baştan çıkarıcı zekâsı, inandırıcılığı ve soğukkanlılığıyla karşısındakileri adeta büyülüyor. Anlattıkları o kadar sürükleyici, o kadar etkileyici ki dinleyenler bir an için kendilerinden şüphe ediyor. Onun numaraları şeytanı bile utandıracak kadar kurnaz. Ama tam da bu yüzden, dinleyenler sık sık iki duygu arasında kalıyor: Boynuna sarılmak mı, yoksa boğazını sıkmak mı?
Zafer’in hikâyesi sadece tek bir suçu değil, onlarca kimlik değişimini, onlarca plânı ve aldatılmış onlarca insanı kapsıyor. Onun için sahte belgeler, uydurma geçmişler, numaralı hesaplar sadece araç. Asıl mesele, insan psikolojisinin kırılgan noktalarını bulmak. Bunu neredeyse bilimsel bir titizlikle yapıyor.
Kitap yalnızca dolandırıcının değil, dolandırılanların da aynada yüzleşmesini sağlıyor. Çünkü çoğu zaman insanlar vaat edilen kolay paraya, çabasız zenginliğe, sınırsız güvene inanmaya hazır oluyorlar. Zafer’in başarılarının temelinde yalnızca zekâ değil, insanların açgözlülüğü de var.
Bu kitap sadece bir dolandırıcının değil, toplumun ve bireylerin zaaflarının da hikâyesi. Neye inandığımızı, kimlere güvendiğimizi ve içimizde saklı duran tamahkârlığı sorgulatan bir anlatı. Zafer belki de yalnızca bir sahtekâr değil; hepimizin içinde saklı duran karanlık bir arzunun sesi.
Kıymetli yazar dostum @yilmazaliofficial
kaleminden Tokatçı”, bir tokat gibi çarpıyor insanın yüzüne.