Puan vermedi·55 syf.····Okunma: 12 Mart 2026 13:11 Kitap beklediğim kadar tatmin edici değildi. Hak ettiğinden fazla abartıldığını düşünüyorum. Popüler kültür objesi haline gelmesi belki de bu kitabın en büyük laneti olabilir. İçindeki anlatının tam karşıtı şekilde sırf övüldü diye okunması düşünürün fikirlerine saygısızlık gibi geliyor bana. Buraya kadar kitabın sosyal medyadaki popülaritesi yüzünden okurken beklentimin çok daha yükselmesi ve yaşadığım hayal kırıklığını anlamışsınızdır. Şimdi gelelim sebebine. İncecik bir kitap olan Ermiş’te El Mustafa’nın Orphalese kentinden ayrılırken yerlilerin sorularını yanıtlayarak son sohbetinde onlara hayat dersleri vermesi anlatılıyor. Öncelikle kitabın ilk kısmındaki düşüncelerde yazarla hemfikiriz. Aşk, sevgi, özgürlük, çocuklar, evlilik ve vermek konularında yaptığı tespitleri yerinde ve doğru buldum. Ancak belki on sene önce okusaydım beni etkileyecek fikirlerdi. Ben gündelik hayatında düşünen, düşünerek kendi fikirlerini bulmayı önemseyen biri olarak zaten tüm anlattığı konulara dair kendi fikrim vardı. Herkes bunları düşünmüyor mu? Başka birinin suç işlemeyin, sevgi biriciktir, mesafe sizi korur demesine gerek mi var? Diğer yarısındaki düşüncelerden katılamadığım çokça var. Bir kere herkesin kendi düşüncesi ile erişebileceği konularda tamamen öznel fikirlerini başkalarına dikte etmek bana doğru gelmiyor. Ayrıca Halil Cibran kendiyle sık sık çelişiyor benim gözümde. Hem insanlar arasında ayrım yapmamaya, ötekileştirmemeye çalışırken hem de mağduru hedef gösterir şekilde anlaşılabilecek cümlelere yer vermiş kitabında. Aslında kısacık şu kitapta o kadar çok tekrara düşülmüş ve aynı şeyler farklı cümlelerle ısıtılıp ısıtılıp önümüze seriliyor ki. Çalışmak konusunda kapitalizmin, giysi konusunda da ne yazık ki insanları kısıtlayıp dini kendi sömürüsüne alet edenlerin ekmeğine yağ sürüyor diyebilirim. İşte bunlar kitabı genel anlamıyla sevmememe sebep oldu.