Herkese Merhaba
Bugün sizlere Memet Çerkez kaleminden Gölgeden Kalan İzler kitabının yorumu ile geldim
Mart ayının sıradaki kitabı 2025 yılı basımlı 158 sayfalık bir kitap
Sanal Bir Cennet mi, Ruhsal Bir Hapishane mi?
Baş karakterimiz Ozan, bilişim dünyasının dâhisi. Öyle bir yazılımcı ki, yarattığı oyunlarla kitleleri peşinden sürüklüyor. Maddi güç derseniz ucu bucağı yok; sabah Ortaköy’de çayını içip, öğlen Roma’da Kolezyum’un karşısında yemeğini yiyebilecek kadar lüks içinde bir hayat.
Ama madalyonun öteki yüzü çok başka... Ozan’ın geçmişi, çocukluğu büyük bir sefalet ve travma içinde geçmiş. Şimdi o pırıltılı hayatın içinde bile ruhu, geçmişin o karanlık gölgelerinden kurtulamıyor. İşin en ilginç kısmı ise; yarattığı o kusursuz sanal gerçekliğin içinde bir noktadan sonra kendini Şehzade Korkud olduğuna ikna etmesi! Gerçek dünya ile simülasyon arasındaki o ince çizgi öyle bir siliniyor ki, okurken acaba hangisi gerçek? diyorsunuz.
Matrix vari bir sorgulama ama daha manevi bir tarzda işlenmiş. Kitap boyunca Ozan’ın o içsel semasını, kendi etrafında dönüşünü ve hakikati arayışını izlemek çok etkileyiciydi.
Memet hocamın kalemiyle tanışma kitabım. Dili çok samimi ama bir o kadar da derin. Bir yanda modern yazılım dünyasının soğuk terminolojisi, diğer yanda tasavvufun o yumuşak ve bilge dili.
Peki ya sizce maddi başarı, ruhu iyileştirmeye yeter mi? Yoksa o çocukluk travmaları her zaman bir gölge gibi peşimizde mi kalır?
Yazarımızın kalemine sağlık
Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz
Okumayı ihmal etmeyin
im t u b i s ʚĭɞ