Gönderi

Araklamalar ve Vârisler :d
1/10
·672 syf.··
2026 5. kitabı
SPOILER UYARISI: Serinin sonuna dair ağır detaylar içerir! Yine ve yine bir N. G. Kabal kitabı okudum ve tabii ki şaşırtmayan o malum son: Büyük bir hayal kırıklığı. Epik fantastik olma iddiasıyla yola çıkıp, ucuz bir replika gibi duran bu serinin neden "olmadığını" detaylarıyla anlatıyorum. Giriş ve Olay Örgüsü Hikayemiz Nova ile başlıyor. Nova, gerçek dünyada büyükbabası ve arkadaşı Ayzer ile yaşayan, hayatından pek de şikayetçi olmayan bir kız. Ancak büyükbabası teleskoptan bakarken o meşhur "Lordlar vârislerini istiyor" cümlesini kurduğunda, ben zaten ileride öğreneceğimiz o "dahice"(!) plot twisti anlamıştım. Nova dedesini ciddiye almasa da, Ayzer ile gittikleri şenlikte Ayzer’in de bu inanca sahip olduğunu ve kaçırılan Alfinlerin (Elemental dünyasının insanları) geri götürüleceğini öğreniyoruz. Tabii ki ertesi gün kızımız ve arkadaşı Elemental’e götürülüyor ve "epik" olduğu iddia edilen hikayemiz başlıyor. Dünya İnşası: Klişeler ve Mantık Hataları Elementler: Ateş, su, hava ve toprak... Yazar keşke biraz kafa yorsaydı. Yıl 2026, hala aynı dört doğa elementini okumaktan sıkılmadık mı? En azından bir elektrik elementi eklenseydi, bu kadar klişe olmazdı. Vârislik Sistemi: Dört krallık, lordlar ve vârisler var. Anlamadığım şey; vârisler neden sadece kadın olmak zorunda? Cevabı yok. Kan bağı yok; "Gökyüzü" denen fiziksel formu olmayan bir tanrı tarafından krallıkların ihtiyacına göre yoktan var ediliyorlar. Bu sistem tamamen lordlar vârisleriyle romantik etkileşime girebilsin diye kurulmuş, çok zorlama bir kılıf gibi duruyor. (Nitekim kendi lorduyla aşk yaşayan bir vârisimiz de mevcut.) Büyü ve Savaş: Büyü sistemi çok yüzeysel, bir bedeli yok. Savaş sahneleri ise epik fantastik diyen bir seriye göre inanılmaz yetersiz. Bir harita krokisi bile yok; diyar kafamda asla canlanmadı. Detaylardaki Çelişkiler Diyarda cinsellik ve öpüşmenin enerjiyi tetiklemesi başta özgün bir fikir gibi gelmişti. Ancak yazar, sonradan eklediği "smut" sahneleriyle bu felsefenin de derinliğin de içine etmiş. Ayrıca Cam Şato, Harry Potter ve ACOTAR gibi serilerden araklanan o kadar çok şey var ki, kitlenin bunu fark etmemesi hayret verici. Spoiler Kuşağı: 2. ve 3. Kitap Rezaletleri Seçilmiş Kişi: Su krallığı 1000 yıl önce yıkılmış ve tahmin edin vârisi kim? Tabii ki Nova! 1. kitap boyunca kendi lordu Arın'ı kurtarmaya çalışıyor ve başarıyor. Aşk Üçgeni mi, Çıkar mı? Ateş lordu Daren ile elektrik alırken, Su lordu Arın gelince onunla öpüşüyor. Ancak Arın'ın tek derdi krallığı; Nova onun için sadece kullanışlı bir vâris. Novella Tuzağı: 2. kitaptan sonra hikaye zaten gençlik kurgusuna dönüyor. Yazar "okumasanız da olur" dediği 2.5'uncu bir novella (Daren ve Nova aşkı) yazmış. Okumadım, çünkü bağımsız dedi. Ama 3. kitapta Nova sürekli oradaki olayları hatırlıyor ve ben hiçbir şey anlamıyorum! Okuru gizli gizli zorlamak yerine "okumanız lazım" desen daha dürüstçe olurdu. Fos Çıkan Lilith: "Cehennem Kraliçesi" Lilith ismi zaten aşırı özgün(!) 2.5 kitap boyunca öyle bir şişirildi ki, 3. kitapta dirilince resmen fos çıktı. Bu kadar pofpoflanan bir karakter neden bu kadar boş yazılır? Evren Köprüsü: Yazarın diğer kitabı Canavarın da Kalbi Varmış ile bu evrenin bir olduğu, Lilith'in oradaki adama kanını içirip ilk vampirleri başlattığı söyleniyor ama iki kitapta da buna dair en ufak bir mantıklı ipucu yok. Final Sonunda Nova’nın aslında bir tanrıçanın kızı olduğunu, annesinin gökyüzüne yükseldiğini (ki bu ölmek değil erdemmiş) öğreniyoruz. Nova tanrıça oluyor ve kitap bitiyor. Kısacası: Epik fantastiğin yanından bile geçemeyecek, kalitesiz bir uyarlama Türk dizisi tadında, ucuz bir replika. Zamanınıza yazık.
Lordlar ve VarislerN. G. Kabal · Martı Yayınları · 202210,3bin okunma
·
225 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ya o kadar haklısınki şey gibi SJM şişenin dibini görmüş sonra ATLA ve Game Of Thrones bölümlerini binge'leyip aklında kalanlarla zaten işlediği karakterler ve olay örgüsünü yeniden yazmış gibi. Kadın telif davası açsa yeridir. Sıfır özgünlük sıfır dünya yaratımı. Nova kadar pick me karakterde okumadım hayatımda.
Mete Demiryürek
Gönderi Sahibi
Kesinlikle ama dava açacak kadar bile değerli bir kitap değil.