Kitap benim için her şeyden önce bir yabancılaşma manifestosu. Afrika’nın kavurucu sıcaklarından Rusya’nın dondurucu soğuğuna uzanan o devasa coğrafyada aslında tek bir santimetrekare bile ilerleyemiyoruz çünkü asıl yolculuk Kinyas ve Kayranın zihninin içinde gerçekleşiyor. Günday’ın kalemi o kadar çiğ ve dürüst ki karakterlerin hissettiği o muazzam hiçlik duygusu bir noktadan sonra benim de boğazıma düğümleniyor.