Gece Yarısı Kütüphanesi – Matt Haig (Spoiler İçerir!)
Gece Yarısı Kütüphanesi
Kitabı bir paragrafla özetlemek gerekirse; Nora Seed’in intihar girişimiyle birlikte, aslında sadece 1 dakika 27 saniye süren fakat onun için haftalar, aylar gibi deneyimlenen, yaşam ile ölüm arasında kaldığı süreçte yaşadıklarını anlatıyor.
Nora, pişmanlık duyduğu birçok seçimini değiştirip alternatif hayatları deneyimlerken, bu seçimlerin çoğunun aslında düşündüğü kadar “iyi” sonuçlar getirmeyeceğini fark ederek bir anlamda rahatlıyor. Tabii ki bunların Nora’nın zihninde oluşan senaryolar olduğunu düşünürsek, bu deneyimlerin biraz taraflı şekilde üretildiğini söylemek mümkün. Deneyimlediği pek çok hayatta, hedeflerine ulaşmış olsa bile depresif hali devam ediyordu. Hatta bazı hayatlarında bedeninde intihar teşebbüslerinin izleri vardı. Bu da depresyonun Nora için çevresel koşullardan ziyade kalıtsal bir rahatsızlık gibi olduğunu düşündürüyor.
Nora’yı asıl hayata döndüren şey ise kızı Molly oldu. Başka hayatlarında da çocuğu olduğunu görmesine rağmen hepsinden kaçmış ve bağ kurmamıştı. Ancak Molly ile bağ kurduğunda içinde eksik olan şeyi net bir şekilde fark etti.
Geçmişte insanoğlu ve hatta tüm canlılar için en temel kabullerden ve reflekslerden biri olan gerçek bir aile kurma ve neslini devam ettirme hali, modern dünyada diğer birçok değer gibi reddediliyor ve uzaklaşılıyor. Başta çok “cool” bir hareket gibi görünse de bunun insan doğasına aykırı olduğu oldukça açık. Doğasına uygun hareket etmeyen insan her ne kadar özgürmüş gibi hissetse de aslında sadece kayboluyor. Nora da bu kayboluşa daha fazla dayanamıyor.
Şanslı insanlar için bu dünyada hissedilebilecek en büyük sevgi; anne, baba, çocuk, kardeş, eş ve arkadaş sevgisidir. Nora, bunları kaybettiğini düşündüğünde gitmek istedi; fakat aslında kaybetmediğini ve her zaman umut olduğunu hissettiğinde de kalmak için elinden geleni yaptı. Bu kitap; ailenin, sevginin ve hayatın önemini anlatırken, günümüz pişmanlıklarının çoğunun ne kadar yersiz olabileceğini de hatırlatıyor.
Son olarak, Nora için kütüphane ve Hugo için video dükkânı olan bu arafta kalma mekânının benim için neresi olabileceğini düşünmeden edemedim. Anlaşılan Hugo da bir yerlerde ölüm kalım mücadelesi veriyordu ve bu süreç onun için oldukça uzun sürüyordu. Kim bilir, belki de bitkisel hayattaydı… Umarım kurtulmuştur.