Uğur Yavuz

Uğur Yavuz
@baddua92
Mühendis
Lisans
21 okur puanı
Aralık 2025 tarihinde katıldı

Uğur Yavuz

, bir kitap okudu
8/10
·140 syf.·
2026 11. kitabı
Cengiz Aytmatov
8.7/10 · 13,5bin okunma
Reklam
Yedinci Gün - İhsan Oktay Anar Hakkında..
4/10
·240 syf.··
2026 9. kitabı
Yedinci Gün - İhsan Oktay Anar (Spoiler İçerir.) Çok yorucu bir kitabı geride bıraktığımı düşünüyorum. Gerçekten sadede gelmeyen bir kitap. Hayatınızda rastlayabileceğiniz bazı kişiler vardır; lafı konuyu uzatıp uzatıp aslında konudan saparlar. Hatta bu tür insanların zaten bir konusu da yoktur, konuşmak için konuşurlar. Örneğin, markete gittiği bir günde kasada yaşadığı olayı anlatacakken lafa evden attığı adımdan başlayıp, döndüğü köşedeki eczanenin sahibiyle nasıl tanıştığından bahseder. Anlatıcı köşeyi nihayet döndüğünde dinleyici çoktan yolu kaybetmiştir. İşte kitap da böyle bir tarzla yazılmış gibi. Açıkçası bunun bilinçli bir tercih olduğu aşikâr. Başta biraz eğlenceli gelse de her bölümün başlangıcında tekrar kaybolmak çok bunaltıcı oldu. Kitabı anlamak gerçekten zor. Eski kelimelere ve eski İstanbul’a hâkim olmak gerekiyor; belki de tam anlamıyla anlamak için. Aslında kitapta Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı dönemine dair genel bir tasvir yapılıyor. Özellikle dönemin sosyolojik ve siyasi eleştirilerine bolca yer verilmiş. “Dönemine ışık tutuyor” demek isterdim ama 2012 yılında yazılmış olması sebebiyle o yıllara ne derece ışık tutabilir, bilemiyorum. Yazar, gerçeküstü durumlar içeren bir konu işlemiş ve en sonunda da saydığı bazı isimlerin düşlerinde günah çıkararak konuyu sonuca bağlamış. Bu isimleri tanımıyorum ve açıkçası araştıracak mecal de kalmadı üzerimde. Bu kadar yorucu olması sebebiyle, yazarın beğenmediğim bu tarzına puanım da düşük olacaktır.
1000Kitap
Yedinci Günİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20164,596 okunma
"Gece Yarısı Kütüphanesi – Matt Haig " Hakkında..
7/10
·296 syf.··
2026 8. kitabı
Gece Yarısı Kütüphanesi – Matt Haig (Spoiler İçerir!) Gece Yarısı KütüphanesiGece Yarısı Kütüphanesi Kitabı bir paragrafla özetlemek gerekirse; Nora Seed’in intihar girişimiyle birlikte, aslında sadece 1 dakika 27 saniye süren fakat onun için haftalar, aylar gibi deneyimlenen, yaşam ile ölüm arasında kaldığı süreçte yaşadıklarını anlatıyor. Nora, pişmanlık duyduğu birçok seçimini değiştirip alternatif hayatları deneyimlerken, bu seçimlerin çoğunun aslında düşündüğü kadar “iyi” sonuçlar getirmeyeceğini fark ederek bir anlamda rahatlıyor. Tabii ki bunların Nora’nın zihninde oluşan senaryolar olduğunu düşünürsek, bu deneyimlerin biraz taraflı şekilde üretildiğini söylemek mümkün. Deneyimlediği pek çok hayatta, hedeflerine ulaşmış olsa bile depresif hali devam ediyordu. Hatta bazı hayatlarında bedeninde intihar teşebbüslerinin izleri vardı. Bu da depresyonun Nora için çevresel koşullardan ziyade kalıtsal bir rahatsızlık gibi olduğunu düşündürüyor. Nora’yı asıl hayata döndüren şey ise kızı Molly oldu. Başka hayatlarında da çocuğu olduğunu görmesine rağmen hepsinden kaçmış ve bağ kurmamıştı. Ancak Molly ile bağ kurduğunda içinde eksik olan şeyi net bir şekilde fark etti. Geçmişte insanoğlu ve hatta tüm canlılar için en temel kabullerden ve reflekslerden biri olan gerçek bir aile kurma ve neslini devam ettirme hali, modern dünyada diğer birçok değer gibi reddediliyor ve uzaklaşılıyor. Başta çok “cool” bir hareket gibi görünse de bunun insan doğasına aykırı olduğu oldukça açık. Doğasına uygun hareket etmeyen insan her ne kadar özgürmüş gibi hissetse de aslında sadece kayboluyor. Nora da bu kayboluşa daha fazla dayanamıyor. Şanslı insanlar için bu dünyada hissedilebilecek en büyük sevgi; anne, baba, çocuk, kardeş, eş ve arkadaş sevgisidir. Nora, bunları kaybettiğini düşündüğünde gitmek istedi; fakat aslında
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma