Yedinci Gün - İhsan Oktay Anar (Spoiler İçerir.)
Çok yorucu bir kitabı geride bıraktığımı düşünüyorum. Gerçekten sadede gelmeyen bir kitap.
Hayatınızda rastlayabileceğiniz bazı kişiler vardır; lafı konuyu uzatıp uzatıp aslında konudan saparlar. Hatta bu tür insanların zaten bir konusu da yoktur, konuşmak için konuşurlar. Örneğin, markete gittiği bir günde kasada yaşadığı olayı anlatacakken lafa evden attığı adımdan başlayıp, döndüğü köşedeki eczanenin sahibiyle nasıl tanıştığından bahseder. Anlatıcı köşeyi nihayet döndüğünde dinleyici çoktan yolu kaybetmiştir.
İşte kitap da böyle bir tarzla yazılmış gibi. Açıkçası bunun bilinçli bir tercih olduğu aşikâr. Başta biraz eğlenceli gelse de her bölümün başlangıcında tekrar kaybolmak çok bunaltıcı oldu.
Kitabı anlamak gerçekten zor. Eski kelimelere ve eski İstanbul’a hâkim olmak gerekiyor; belki de tam anlamıyla anlamak için. Aslında kitapta Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı dönemine dair genel bir tasvir yapılıyor. Özellikle dönemin sosyolojik ve siyasi eleştirilerine bolca yer verilmiş.
“Dönemine ışık tutuyor” demek isterdim ama 2012 yılında yazılmış olması sebebiyle o yıllara ne derece ışık tutabilir, bilemiyorum.
Yazar, gerçeküstü durumlar içeren bir konu işlemiş ve en sonunda da saydığı bazı isimlerin düşlerinde günah çıkararak konuyu sonuca bağlamış. Bu isimleri tanımıyorum ve açıkçası araştıracak mecal de kalmadı üzerimde.
Bu kadar yorucu olması sebebiyle, yazarın beğenmediğim bu tarzına puanım da düşük olacaktır.