Puan vermedi·75 syf.····Okunma: 11 Mart 2026 02:05 Eser, yuva kurmak üzere olan iki gencin nişan alışverişiyle başlıyor. Hikâye ilerledikçe erkek karakterin nişanlısına duyduğu aşkın yanında boksa olan tutkusu da öne çıkıyor. Ancak nişanlısı boks yapmasını istemediği için boksörümüz zor bir karar vermek zorunda kalıyor. Sonunda da en büyük tutkusu olan boksa veda etmeyi seçiyor. Bu kararın onda yarattığı duygusal ağırlık ise gerçekten çok güzel anlatılmış.
Boks yerine aşkını seçiyor. Çünkü, onların ilişkisi sıradan bir aşk değil. İlk karşılaşmalarında hissettikleri o karşılıklı yoğun duygunun adını bile koyamıyorlar; zaman geçtikçe bunun aşk olduğunu fark ediyorlar.
Boksörümüz bokstan tamamen vazgeçmeden önce son bir maça çıkmaya karar veriyor ve daha önce hiç davet etmediği nişanlısını da bu maça çağırıyor. Kitabın büyük bir kısmı bu maçın anlatımından oluşuyor. Maç sahneleri oldukça detaylı yazılmış; neredeyse her hamleyi hissedebileceğiniz kadar canlı bir anlatım var. Okurken kendinizi adeta ringin kenarında izliyormuş gibi hissediyorsunuz.
Ancak kitap sadece bir spor hikâyesi değil. Ring, aslında hayatın bir sembolü gibi kullanılıyor. Her darbe, insanın hayatta kalmak için verdiği mücadeleyi temsil ediyor.
Boks sahnelerinin anlatımı okuyucuya gerilimi ve mücadeleyi çok iyi hissettiriyor. Aşk kısmı da en saf ve masum hâliyle oldukça güzel işlenmiş. Okurken hem heyecanı hem de duygusallığı bir arada hissediyorsunuz.