İfrit, İspanya'da Engizisyon'un katı bir şekilde uygulandığı dönemde, bir sihirin yarattığı kaosun anlatıldığı, o zamanın pırıltılı hayatlarının ardındaki gizli kalmış karanlıkları gözler önüne seren bir dönem romanı. Fantastik bir kurgu beklerken, daha çok sihir ve büyü sahnelerinin serpiştirildiği fantazi bir hikaye.
Luzia, çalıştığı evde küçük çaplı sihirle ilgilenen bir hizmetçidir. Hamisi (o dönem böyle ifade ediliyor) olan hanımın bunu bir tesadüf sonucu öğrenmesiyle hayatı bambaşka bir hal alır. Evde yenilen bir yemek esnasında maharetlerini gösterince, bir anda ülkede yapılan bir yarışmada soluğu alır. Onu buraya sürükleyen hamilerinin elbette farklı çıkarları vardır. Kendisi de bulunduğu hayattan kurtulup kralın gözdesi olabileceği bu imkandan faydalanmak ister. Bu sırada Santángel ile tanışır. Santângel ile güçlerini birleştirerek yarışmaya hazırlanmaya başlarlar.
Fakat hiçbir şey planladıkları gibi olmaz ve bir anda kendilerini Engizisyon'un kucağında bulurlar. Bu üstün yetenekleri onları kurtaracak mıdır? Yoksa onlar da bu karanlıkta yok olup gidecekler mıdır?
Engizisyon'un acımasızlığı ve katılığı net şekilde anlatılmış kitapta. Aynı zamanda o dönem İspanya'daki sosyo- kültürel ortam, inançlar, kadının toplumdaki rolü, sınıf çatışmaları, statülerden de baskın şekilde bahsediliyor.
Lakin, bu kadar keyifli bir konu bu kadar karmaşık anlatılabilirdi diye düşündüm. Olay örgüsü öylesine girift bir dille yazılmış ki, bazı yerlerde isimleri bile birbirine karıştırdım. İlk yüz sayfadan sonra tempo biraz daha artsa da genel itibariyle sakin bir dil kullanılmış. Ki bence bu kitap için daha heyecan verici bir üslup harika olurdu. Bilhassa yarışma günleri veya Engizisyon sahneleri okuru heyecanlandıracak şekilde anlatılmalıydı. Ama dediğim gibi üslup kitabın başından sonuna kadar aynı şekilde devam ettiği için bu da biz okuru sürükleyicilikten yoksun bırakıyor.
Keyifli okumalar dilerim...