Gönderi

İlyada - Homeros
9/10
·708 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
194 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 12:58
Homeros Kaç Yılında Yaşamıştır? Herodotus: "Onlar (Homeros ve Hesiodos için) benden 400 yıl önce yaşadılar". Herodotos MÖ 450 sularında yaşadığına göre, Homeros da 850 sularında yaşamıştır demektir. Homeros ve Platon Homeros Yunan dünyasındaki bütün inanışların babasıdır. Bütün bilgilerin bulunduğu destanları kaleme alan kişidir ve haliyle Yunan hayatı, Homeros'a dayanmıştır. Platon, deyim yerindeyse "kutsal kitap" olan Homeros eserlerine eleştiride bulunmuş ve yaklaşık 400 yıllık düşünmeden benimseme çağını sona erdirmiştir. Troya (Truva) Savaşı'nın Tarafları Çeşitli kavim adlarıyla Yunanistan'a yerleşmiş, küçük kentler halinde güçlü kaleler kuran, en güçlü kral olan Mykene kralı Agemennon etrafında toplanmış Hellen soyu Akhalar ile Troya'nın yardımına gelen özgür Anadolu orduları arasında geçer. Homeros Kimden Yana? Homeros her ne kadar içten içe Troyalıların yanında olsa da, destanı anlattığı dinleyici kitlesinin 500 yıl önce Troya savaşını kazanıp Anadolu'ya yerleşen Hellenler olması sebebiyle Akhaların yanındaymış gibi anlatır. Kıyaslamalarda Akhaları yiğit ve üstün ırk olarak tasvir eder fakat dinleyicilerin ulusal onurunu olabildiğince okşamakla birlikte Troyalıların Akhalardan çok daha insan, çok daha uygar olduğunu belirtmekte de hiçbir fırsatı kaçırmaz. Yani genel olarak, yüreği Troyalılardan yana olsa da zamanın şartları gereği Akhaları öven bir tavrı vardır. İlyada ve Troya Destanı İlişkisi İlyada, aslında Troya destanı değil, Akhilleus'un destanı sayılmalıdır. Konusu sınırlıdır. 24 bölümlü ve 16,000'i aşkın dizeli bu koca destan Troya Savaşı'nın dokuzuncu yılında 51 günlük süreyi kapsamaktadır. Troya destanı, savaşın öncesi ve sonrasıyla birlikte 30 yıllık dallı budaklı bir efsaneler bütünüdür. Haliyle, İlyada bu bütünün Akhilleus'un öfkesini odak noktasına alan bir bölümüdür. Önemli Noktalar: Olympos Dağı: Tanrıların evidir. En yüksek tepesinde Zeus vardır ve dünyada olup biteni izler. Homeros, Olympos'u sanki bir saray gibi tasvir eder. Sarayın kralı Zeus, kraliçesi Hera'dır. Ölümsüzler: Tanrılar ölümsüzdür fakat insanlar gibi giyinirler, kuşanırlar, üzülürler, öfkelenirler, acı çekerler hatta sürekli insanların savaşlarına dahil olduklarından yaralanırlar bile. Yaralarından "ikhor" akar. Damarlarında sıradan kan değil de Tanrı kanı olan "ikhor" olduğunu söyler Homeros. Yaralandıklarında tenleri kararır, acılar içinde kıvranır ve sızlanırlar fakat ölüm yoktur ucunda. Hekim Tanrı Apollon yaranın üstüne biraz ilaç serpti mi iyileşirler hemen. Ana Karakterler (Peleusoğlu) Akhilleus: Kral Peleus ile Su Tanrıçası Thetis'in yarı tanrı oğlu. (Atreusoğlu) Agamemnon: Mykene Kralı, Zeus'un altın değnek vererek onu Krallar Kralı yapmıştır ve Yunanistan'daki diğer krallar Agamemnon'a bağlıdır. Diğerleri eşit olsa da Agamemnon ile eşitlik söz konusu değildir. Priamos: Hektor ve Aleksandros'un babası. Hektor: Destanda Akhilleus'un karşısındaki esas kahraman, yiğit Troyalı. Aleksandros (Paris): Truva Savaşı'nın çıkmasına sebep olan kişi. Menelaos'un karısı Helene'yi kaçıran. Menelaos: Agamemnon'un kardeşi. (Tydeusoğlu) Diomedes: Argos kralıdır. Akhilleus'tan sonra destandaki en büyük savaşçıdır. Herakles dışında Tanrı yaralayan (Ares ve Aphrodite) tek ölümlüdür. Athene, ona tanrı ve insanı ayırt edebilmeyi sağlayan bir güç vermiştir. Odysseus: Laertes'in oğlu, İthake kralı. Yiğit Akha savaşçısı. Hangi Tanrı Kimden Yana? Troyalıların Yanında Olanlar: Ares (Savaş Tanrısı/ Savaşın kendisi) Aphrodite (Aşk ve Güzellik Tanrıçası) Apollon(Phoibos) (Okçuluk ve Hekimlik / Işık Ve Güneş Tanrısı /Müzik ve Sanat Tanrısı) Akhaların Yanında Olanlar: Hera (Evlilik, Aile, Kadın ve Doğum Tanrıçası) Athena (Bilgelik/Zeka ve Savaş/Barış Tanrıçası) Poseidon (Su Altı Dünyasının Efendisi Tanrı) ----SPOILER---- Destanın Kronolojik Özeti Khryses, Agamemnon'dan kızını (Khryseis) bırakmasını ister fakat terslenir ve tehdit edilir. Daha sonra Khryses, Zeus ve Leto'nun oğlu savaş tanrısı Apollon'a yalvarır. Apollon bu yakarışı kabul eder ve Akhaların üzerine oklar ve orduya da salgın yayar. Ardından Akhilleus, düş yorumcusu Kalkhas'a sorar bu öfkenin sebebini. O da anlatır durumu. Akhilleus, Agamemnon'dan kızı vermesini ister. Agamemnon da kızı vermeyi kabul eder fakat karşılığında Akhilleus'un ganimetten payı olan Briseis'i alacağını söyler. Akhilleus çok öfkelenir, tam kılıcını kınından çekip öldürmeye niyetlenirken Zeus ve Metis'in kızı barış tanrıçası Athene belirir Akhilleus'un arkasında. Akhilleus hakaretler savurup savaştan çekip gitmek dışında bir şey yapamaz. Sonrasında, Su Tanrıçası Thetis'e yani annesine gider ve Zeus'a yalvarmasını ve Akhaların savaşı kaybetmesini dilemesini ister. Thetis yalvarır, Zeus istemeye istemeye kabul eder. Zeus, Agamemnon'a kandırması ve savaşı kazanacağını müjdelemesi için düş gönderir Agamemnon'a. Aslında niyeti tam tersidir. Agamemnon düşe inanır. Savaş alanına gider. Orada Menelaos ile Aleksandros Helene için bir düello yapar. Tam Menelaos kazanacakken, Aphrodite gelir ve Aleksandros'u kaçırarak canını kurtarır. Sonrasında savaş başlar ve askerler birbirini biçer. Büyük savaşçı, Argos kralı Tydeusoğlu Diomedes, tanrıça Athene'den aldığı güçle birlikte savaşta bir dünya kişiyi öldürür. Aphrodite'nin oğlu Aineias'ı vurur. Tam öldürmek üzereyken Aphrodite onu kaçırır. Kaçarken Diomedes Aphrodite'yi elinin ayasından yaralar. Aineias'ı düşürür fakat bu sefer de Apollon devreye girer ve Aineias'ı alır. Diomedes, Apollon'un da üzerine gider fakat Apollon öfkelenince geri çekilir. Aphrodite, kardeşi Ares'ten atlarını vermesi için yardım ister ve alır. Daha sonra Apollon'un da telkinleriyle Ares savaşa yoğun bir şekilde girer. Diomedes, Ares'in insan kılığında savaşa girdiğini fark eder ve geri çekilir. Daha sonra bunu gören Athene, Diomedes'e onu koruyacağını ve Ares'e saldırmasını söyler. Athene'nin de yardımıyla Diomedes, Ares'i yaralar ve savaştan geri çekilir. Athene ölen Akhaları görünce İlyon'a iner fakat onu tanrı Apollon karşılar ve savaşa katılmak yerine Hektor'un karşısına birinin çıkmasını ve düello yapmalarını teklif eder. Athene de kabul eder. Hektor bu niyeti duyar ve Akhaların önüne çıkar. Düello'ya birini çağırır ama kimse oralı olmadığı için Menelaos öfkelenir ve kendisi çıkmak ister. Hektor'un onu kesinlikle öldüreceğini bilen Agamemnon, kardeşi Menelaos'u bu düellodan vazgeçirir. Nestor, Hektor'un karşısına çıkmaları için Akhaları azarlayıp kışkırtır ve 9 kişi öne atılır. Nestor, kura çeker ve kurada Aias çıkar. Hektor ile Aias savaşmaya başlar. Aias yenecek gibi olur, Hektor yere düşer ama Apollon Hektor'u tutup kaldırır. Düello sonucunda ölen olmaz. Gece olduğu, karanlık çöktüğü için vazgeçerler savaşmaktan, birbirlerine saygı duyup dostça ayrılırlar. Zeus, diğer tanrılara savaşa karışmamaları için sertçe azarlayarak uyarıda bulunur ve bir terazide tartar Akhalar ile Troyalıların kaderini. Akhaların ölümü ağır basar. Zeus Akha ordusuna yıldırımlar gönderir ve Akhalar geri çıkar. Nestor kalır sadece ve Hektor onu öldürmek için ileri atıldığında Diomedes, Nestor'u korumak için öne çıkar ve onu alır götürür. Hektor savaşta Akhaları bir bir toprağa serince tanrıça Here, Athene'ye Akhaların öldüğünü ve Zeus'un onlara haksızlık yaptını söyler. Here ve Athene, Zeus'un emrine karşı gelerek savaşa karışmak için harekete geçer. Onları gören Zeus öfkelenir ve uyarması için İris'i gönderir. Bu durumdan korkarak savaşa karışmaktan vazgeçerler. Hektor önderliğinde Troyalılar, Akhaları ve gemilerini yok edecekken gece karanlığı çöker ve sabahı beklerler. Bu esnada, Agamemnon Akha yiğitlerini çağırtarak toplantı yapar ve Zeus'un zafer kazanmalarına izin vermeyeceğini ve eve dönmek gerektiğini teklif eder. Diomedes bu teklifi reddeder ve İlyon'un sonunu getirene kadar savaşacağını söyler. Nestor, Agamemnon'a Akhilleus'un gönlünü almasını ve savaşa geri gelmeye ikna etmesini söyler. Agamemnon da ona hediyeler ve Akhilleus'tan zorla aldığı karısı Briseis'i de vereceğini söyleyerek ulak gönderir fakat Akhilleus teklifi reddeder. Agamemnon gece boyunca uyuyamaz, içine sıkıntı düşmüştür. Akha yiğitlerini uyandırtır ve Troyalılar arasına sızarak onlardan birini ele geçirip getirmelerini ve planlarını öğrenmeyi ister. Bu göreve Diomedes gönüllü olur ve yanına da bu görevde ona katılmak isteyen Odysseus'u alır. Bu iki yiğit Troyalıların bilgi almak için gönderdiği Dolon'u yolda yakalar, bilgi alır ve öldürür. Daha sonra Troyalıların bir grubunun arasına sızarak 13 yiğidi öldürür ve atları alıp Akhalara geri götürür. Gece sona erince savaş başlar ve Agamemnon bütün gücüyle Troyalı yiğitleri biçer. Troyalılar şehre gitmek için birbiri ardına koşarak kaçarlar. Zeus da kanlar içindeki Hektor'u savaştan kaçırır. Daha sonra Agamemnon ve diğer Akha yiğitleri Troyalılara kuvvetlice saldırır ve pek çok Troyalıyı yere serer. Bu savaş esnasında, Agamemnon, Diomedes ve Odysseus yaralanır. Zeus, Hektor'a güç verir ve Troyalılar baskın gelmeye başlar. Akhaların gemilerini korumak için inşa ettiği ve önünde hendek kazdıkları duvarı yıkmak ve Akha gemilerini yakıp yok etmek için Hektor önderliğinde Troyalılar önde giderken Zeus'un kardeşi Tanrı Poseidon, Akhaların daha fazla ölmesini görmezden gelemeyerek Akhaların yanına iner ve insan kılığına girerek onlara güç verir. Agamemnon, savaşın kötü gidişini görünce gemileri denizin içine çekmeyi yani geri çekilmeyi teklif eder. Odysseus ise bu teklife öfkelenir ve reddeder. Tanrı Poseidon da yaşlı bir adam kılığına girer ve Agamemnon'a savaşa devam etmesini, zaferin onun olacağını söyler. Poseidon'un bu çabasını gören tanrıça Here, Zeus'un savaşı izlemesinin önüne geçmek için onunla sevişmeyi ve onu uyutmayı düşünür. Giyinir kuşanır ve Aphrodite'ten cazibesini bir günlüğüne ona vermesini ister. Bunu isterken de Okeanos ile Thetis'in arasını düzeltmek için kullanacağını söyler. Aphrodite, memeliğini (kuşağını) Here'ye verir. Cazibe, ayartan aşk, sevgi, cilveleşme hepsi bu kuşağın içindedir. (The Girdle of Aphrodite). Here, Uyku'yu kendine yardım etmesi için ikna eder ve Zeus'un yanına gider. Zeus, Here'yi koynuna alır ve yatarlar. Uyku, Poseidon'un yanına giderek durumu anlatır ve Poseidon, Akhaları savaşa götürür. Hektor, yaralanır, kan kusar. Zeus uyanıp durumu görünce Here'yi azarlar fakat Here, Poseidon'un kendi isteğiyle Akhalara yardım ettiğini söyler. Zeus, Here'ye Apollon'a gidip Hektor'a güç vermesini söylemesini ister ki Akhalar perişan olsun ve Thetis'e verdiği sözü tutmuş olsun. Here, Olympos'a varır ve tanrıları görür. Ares'e oğlu Askaplos'un savaşta öldüğünü söyler. Ares üzülür öfkelenir ve savaşa katılıp Akhalardan oğlunun öcünü alacağını söyler. Athene, Ares'i tutup durdurur ve azarlar Zeus'un gazabını Olympos'a yöneltmesine sebep olacak diye. Here, Apollon ve haberci İris'e Zeus'un yanına girmelerini ve ne diyorsa yapmalarını söyler. Zeus, İris'i Poseidon'a gönderip savaştan çekilmesini ve kendisine karşı gelmemesini söyler. Poseidon, Zeus ve Hades ile kardeş olduğunu, eşit olduğunu ve Zeus'un keyfince yaşamayacağını söyler, sert çıkışır. İris, böyle bir cevabı iletmemi istediğimden emin misin, sonra kötü şeyler olmasın der ve Poseidon ona hak verir. Zeus, Apollon'u da Hektor'a güç vermesi ve onun yanında savaşması için gönderir. Troyalıların, Akha gemilerine kadar gelmesi ve bazılarını ateşe vermesi üzerine Patroklos, Akhilleus'tan izin alır ve savaşa katılır. Patroklos'un dahil olmasıyla birlikte savaşın seyri değişir ve Akhaları Troya duvarlarına kadar sürerler. Ardından Apollon, Zeus'un isteğiyle Hektor'a yardım eder ve Patroklos'un üzerine saldırmasını söyler. Apollon, Patroklos'un arkasında belirir ve sırtına elinin ayasıyla vurur. Patroklos'un başındaki tolgası yere düşer ve sersemler. Daha sonra bir Troyalı tarafından yaralanır fakat ölümü Hektor'un elinden olur. Patroklos'un ölüsünü almak için Troyalılar ile Akhalar arasında amansız bir savaş başlar. Bu sırada Patroklos'un öldüğü haberi Akhilleus'a gider. Akhilleus savaşa katılıp Hektor'u öldürerek Patroklos'un öcünü almak ister ama Akhilleus'un silahları Patroklos ile savaşa gitmiştir. Hektor, öldürdükten sonra soymuştur Patroklos'taki silahları. Akhilleus, annesi Tanrıça Thetis'ten yeni silahlar ister, o da demirci Tanrı Hephaistos'a yeni silahlar vermesi için Olympos'a gider. Silahlar gelene kadar Akhalar dayanamayacapı için tanrıça Athene, Akhilleus'a gidip savaş alanında görünmesini söyler. Böylece Troyalılar korkacak ve geri çekilecektir. Akhilleus'a ışık verir ve Akhilleus savaş alanına gider. Işıklar içinde onu gören Troyalılar geri çekilir ve Patroklos'un ölüsünü Akhalar götürür. Zeus, tanrıları Olympos'ta toplar ve savaşa katılmalarına ve istediklerini desteklemelerine izin verir. Büyük savaş başladığında, Akhilleus'un karşısına Aphrodite'in oğlu Aineias koyulur. Düello başlar ve Akhilleus, Aineias'ı öldürecekken aslında Akhaları destekleyen tanrı Poseidon, Aineias'a acır ve Zeus'un çok sevdiği Aineias'ı ölümden kaçırır. Akhilleus, önüne gelen Troyalıları öldürür ve bunlardan birisi de Hektor'un kardeşidir. Bunu gören Hektor öne atılır fakat Akhilleus onu öldürmesin diye Apollon Hektor'u koyu bir bulutun arkasına saklar, kaçırır. Akhilleus, Skamandros tanrının yani ırmağın yanında Troyalıları öldürüp bütün ırmağı ölülerle doldurunca, Skamandros kızar ve Akhilleus'a saldırır. Bunu gören Here, Akhilleus'u kurtarmak için Hephaistos'tan devasa bir alev ister. Bu alev, ırmağın akışını durdurur. Skamandros, Here'ye yalvarır Hephaistos çeksin ateşini diye ve o da bu isteği yerine getirir. Hephaistos ateşi söndürünce ırmağın suyu kendi yatağına geri çekilir. Bu sırada, tanrılar arasında başka kavga çıkar. Ares, Athene'ye saldırır ama Athene kocaman bir taş atar ve Ares sersemler. Aphrodite, Ares'i savaştan çekip kurtaracakken Athene peşine düşer ve Aphrodite'in göğsüne indirir elini. Ares de Aphrodite de yere yuvarlanır. Poseidon, Apollon'u kışkırtır kendine saldırması için. Fakat Apollon bu savaşa girmez, kardeşi tanrıça Artemis tarafından korkaklıkla suçlanır ve azarlanır. Akhilleus, Troya kapılarına ilerlediğinde Hektor da orada beklemektedir fakat Akhilleus'u görünce korkar ve kaçmaya başlar. Akhilleus onu Priamos'un şehri etrafında 3 tur kovalar. Athene en sonunda Hektor'un yanına iner ve kardeşi Deiphobos kılıığına girerek Akhilleus'u birlikte alt edebileceklerini söyler. Hektor bu oyuna kanar ve Akhilleus'un karşısına çıkar fakat oyuna geldiğini anlar. Akhilleus, Hektor'u öldürür ve ayaklarından bir atın arkasına bağlayarak Troya şehrinin kapılarının önünde Hektor'u toz toprak içinde sürükler. Akhilleus gemilere dönünce Patroklos'un cenaze törenini yapması için emir verir. Bir ara uykuya daldığında Patroklos'un ruhu görünür ve yapılması gerekenleri söyler. Ateş payının verilmesini, küllerinin Akhilleus'un külleriyle ayrılmamasını söyler. Patroklos ateşlerle Hades'e uğurlanır ve ardından onu şanlandırmak için at yarışı, yumruk yumruğa dövüş düellosu, güreş, külçe fırlatma, kargı atma, silahlı düello, okçuluk ve koşu yarışmaları yapılır. Akhilleus, Hektor'u Patroklos'un mezarının etrafında da defalarca sürükler ve sonunda tanrılar bu duruma kızar. Hektor'un haline acıyan tanrılar Akhilleus'un Hektor'un ölüsünü babası Priamos'a vermesini söyler. Priamos, Akhilleus'un yanına gider ve ölüyü alır. Hektor'un cenaze törenini yapmak için 11 gün Akhilleus'tan saldırmama sözü alır. Hektor ateşlerle Hades'e gönderilir ve kemikleri altın bir kutunun içinde mezarına gömülür. İlginç Not: Agemennon bir kraldır ve diğer Akha kralları gibi o da bizim alıştığımız krallara benzemez. Dağa çıkıp sürülerine çobanlık eder, yemek pişirir, silahlarını kendisi biler. Aynı zamanda başrahiptir. Tanrılara adak adamak ve Kurban vermek onun başlıca görevidir. Yunan mitolojisinde kralların varlığı sürülerinin sayısıyla ölçülür. Ne kadar sürü hayvanı varsa o kadar varlıklıdır. İlginç Not: Akha toplumunda bir kral, sürgün edilmiş ve sonrasında ona sığınmış birine bakmakla ve onu korumakla yükümlüdür. Homeros'un dünyasında yalvarıcılık ve konukluk bağı aşırı kuvvetli ve önemli bağlardır. Bu bağlar varsa akan sular durur ve düşmanlık yerini dostluğa bırakmak zorunda kalır. Bu iki bağ kültürün kutsal öğeleridir. Bir eve konuk geldiğinde kıyafetine, tipine bakılmaz, tanrı misafiri mantığı gibi el üstünde tutulur, ihtiyaçları karşılanır, şölenler düzenlenir ve sonra uğurlanır. Bu sayede ev sahibi ile konuk arasında kuşaklar boyunca sürecek bir konukluk bağı kurulmuş olur. İlginç Not: Savaşlarda mertlik ve düello kültürü vardır. Ayrıca, atlar aşırı önemlidir ve çoğu ölümsüzdür. Hatta bazen dile gelirler. İlginç Not: Akhalar da Troyalılar da ün kazanmak için savaşırlar. Öldürdükleri düşmanları soyar, silahlarını alırlar. İlginç Not: Homeros'un dünyasında Akhalar da Troyalılar da Tanrı ve Tanrıçaları memnun etmek için sık sık adaklar adar ve kurban keserler. Bu ritüelin yapılması Tanrıları mutlu ederken yapılmaması ise kızdırıp gücendirebilir. Tanrılara şaraplar döküp yalvaracakken temiz olmaya özen gösterirler. Erlerin elleri, üstleri kan ve toprak içindeyken şarap döküp ritüeli gerçekleştirmezler. Her eve geldiklerinde ilk yaptıkları şey güzelce bir banyo yapıp temizlenmektir. İlyada'da Kadın Kadınlar, evin hanımıdır ve saygı görür. Evdeki rolü ve gücü erkekten daha büyüktür. Bir kadının ilk işi bütün ev halkının giyimini sağlayacak kumaşlar dokumaktır. Bu işteki becerisi ne kadar gelişmişse kadınlık değeri de o kadar yüksektir. Homeros'un dünyasında kadınlar süslenmeyi, takıp takıştırmayı çok sever. Hisarlık kazılarında çok sayıda gerdanlıklar, yüzükler vb takılar ortaya çıkarılmıştır. (Çanakkale ve İstanbul Arkeoloji Müzesi) Kadınların karışmadığı bir iş varsa, o da yemek pişirmektir. Hayvanları erkekler keser ve pişirir. Kadınlar, yemeği kadınlar katında yer. Bu kurala uymayan yalnızca Tanrıçalardır. Olympos'ta kurulan sofralarda erkeklerle birlikte yiyip içerler.
İlyadaHomeros · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20229,5bin okunma
·
109 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.