·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Şubat 2026 15:31 Nükteli anlatımıyla gönlümüze taht kuran Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın tek poliste romanı olan "Kesik Baş" ile karşınızdayım.
Nafiz Efendi bir gün çakırkeyif bir haldeyken bir kuyuya düşer. Başı kaynanasıyla dertte olan Nafiz Efendi çukurda eline gelen çıkını lahana sanır ve kaynanasına götürmek için yanına alır. Alır almasına ama o çıkını içinde lahana değil kesik bir baş vardır. Bu kesik baş kime aittir? Merhumun geriye kalan uzuvları nerededir? Kesik baş cinayetinin soruşturmasında Remzi ve Seyit Efendi görevlendirilir. Nafız Efendi masum olduğunu ispatlayabilecek, gerçek şuçlu bulunacak mıdır? Cevabı kitabımızda.
Başlangıçta alışık olduğumuz Hüseyin Rahmi anlatımıyla yüzümüz gülerken ilerleyen sayfalarda merak dolu bir hikaye bizleri bekliyor.
Akıcı bir kitap arayanlara #cnnhocaöneriyor
Herkes bir lokma ekmeğin peşinde. Eskiden para aslanın ağzındaydı, şimdi nerede olduğu belli değil. Galiba akıllı insanlar vaktiyle onu tuttular. Vücutlarının en derinlerine indirdiler. Hazımsızlığa uğrayacaklar sandık ama boş lakırdı, bir şey olmuyor. İş tamamen para yutma becerisinde, aslan olabilmekte.
Uzun bir vefaya kalbimizin tepkisi, daima nankörlük ve acı bir vefasızlıktır.
Zaman, bir firavun cesediyle bir fare ölüsünün sonlarındaki eşitliği sağlayan güçtür. Çünkü tabiat, bir vücutta verdiğini son zerresine kadar geri alan en müthiş alacaklıdır.
Sadece bu alıntılar bile kitabın ne kadar derin olduğunu ortaya koyuyor.