Puan vermedi·168 syf.··
2026 8. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 21:17
Kürk Mantolu Madonna bitti. Sonu olan her şey gibi… Kaçtığımızı sanıp yine yakalandığımız bir sonla. Kitabı bitirdim ve yazdığım bütün notları sildim. Okurken yazdığım notlarım da artık yok. Çünkü okudukça hissettiğim duygular, yaşadığım o anlar, gözlerimden dökülen yaşlar, altını çizdiğim kelimeler… Bunların hepsi henüz içimdeyken, zihnimde dolaşıp dururken, onları kelimelere döküp bir “inceleme” başlığı altında başkalarının okuması için yazmak bana doğru gelmedi. Sanırım bazı kitaplar anlatılmak için değil, yaşanmak için vardır. Her okuduğum kitapta yaşadığım bu duyguları gerçekten anlatabilir miyim? Bundan artık emin değilim. İnsanın farkındalığı arttıkça, kelimelere yüklediği anlam da azalıyor sanki. Çünkü bazı duyguların karşılığı kelimelerde değil. “Küçük bir ümidim olsa dünyada en sevmediğim bu yazmak işine kalkışır mıydım? İnsanın muhakkak kendini boşaltması lazım.” Böyle diyerek başlamıştı Raif Efendi, ben de böyle söyleyerek bitiriyorum.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma
·
24 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Veysel Can K.
Gönderi Sahibi
Bu kitabı birinin tavsiyesi üzerine okumaya başladım. İlk başta elimde Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısı vardı ve onu okumayı düşünüyordum. Fakat kitabı elime alıp karıştırırken yaklaşık on beş sayfanın yırtık ve eksik olduğunu fark ettim. O an kısa bir süre durup düşündüm. Kitabı bu hâliyle okuyup sonunu bilmeden bitirmek mi, yoksa gidip yeni bir tane almak mı? İçimden bir ses, bunun da bir anlamı olabileceğini söylüyordu. Belki de o sayfaları bilmemem gerekiyordu. Ama bu düşünce uzun sürmedi. Hiç fazla düşünmeden çıktım dışarı ve yeni bir tane aldım. Yine de içimde garip bir his vardı. Kitabı elime aldığımda bir süre sadece baktım. Hatta o gün okumadım bile. Aradan dört gün geçti. Sonra kitabı açtım ve okumaya başladım. Sayfalar ilerledikçe şunu fark ettim: O gün gidip yeni bir tane almamın sebebi sonunu merak etmek değildi. Bazı hikâyeler yarım bırakılacak kadar sıradan değildir. Ve bazı hayatların tek bir sayfasını bile eksik okumaya insanın gönlü razı gelmez. Belki de bütün bu düşünceler, kendi kendime bir anlam yaratma isteğinden doğuyordu. Okuduğum kitaba vereceğim anlamı büyütmek, üzerimde bıraktığı etkiyi daha da derinleştirmek… İnsan bazen okuduğu bir hikâyeyi yalnızca okumaz; onu kendi içinde yeniden kurar. Belki de ben de tam olarak bunu yapıyordum.