Selam kızlar! Göğe Kadar Sen kitap yorumuyla geldim
Konusu: Zülal yıllar önce babası yüzünden sevdiği adama yalan söyleyerek ondan ayrılmaya zorlanır. Dağhan ise yaşanan ayrılıktan sonra şehri terk edip bir cenaze sebebiyle yedi yıl sonra şehre döner. İkilinin tekrar karşılaştıklarından sonra geçmişteki sırların açığa çıkması ve yapılan intikam planlarını okuyoruz.
Yorumum: Wattpad’de yazıldığı süre boyunca hep merak ettiğim ve sürekli başlama planları kurduğum bir kitaptı ama bir türlü başlayamamıştım. Bu sebeple Göğe Kadar Sen kitabıyla basıldığı zaman nihayet tanışmış oldum
Öncelikle yazarın kaleminden biraz bahsedeceğim. Gizem ablanın kalemi okuru bıktırmayan, sıkmayan bir kalem. Kitabı okurken hiç yorulduğum veya soluklanmak istediğin bir an olmadı. Tabii bu anlara destekçi olan bir diğer etken ise anlatım tarzının sade ve akıcı olmasıydı. Zaten olaylar merak ettiren, sürekli bir sayfa sonrasını okumak istememi sağlayan türden olduğu için ben kitabı bir günde bitirdim.
Zülal karakterinin yıllarca yaşadığı yalnızlık sebebiyle onunla bir tık fazla bağ kurmuş olabilirim Yaşadıkları asla hafife alınamayacak olaylardı ve başına gelenlerin sebebi babası olunca bu durum Zülal’in iyice çökmesine sebep oldu Yıllarca aşkını içine gömmeye çalışıp hissettiği yalnızlıkla bir dost haline gelmişti resmen Açıkçası yazarın Zülal’in yaşadığı bu büyük yükü okuyunca çok güzel aktardığını düşünüyorum. Çünkü kitabın ilk başlarında henüz daha gerçekler ortaya çıkmamışken Zülal’in geçmişte yaşananlara karşı hissettiği pişmanlık ve hüzün duygusunu okurken içim cız etti. Zülal benim çok üzüldüğüm ve bir o kadar da sevdiğim bir karakter oldu
Dağhan karakterine gelirsem… Dağhan’a aslında hak veriyorum. Öğrendiklerinden sonra şehri terk etmesi, herkese karşı tavır alması, hayata küsmüş olması konusunda kesinlikle haklı çünkü öğrendiği şeyler her ne kadar yalan olsa da kaldırılabilecek türden gerçekler değildi. Artvin’e geri döndükten sonra Zülal’e karşı aldığı tavırda da haklıydı fakat ben yine de Zülal’e kahrolmadan edemedim Bir yandan Dağhan’a üzülüyordum bir yandan Zülal’e kahroluyordum… Gerçekler ortaya çıkana kadar hangi birine üzülüp ağlayacağıma bilemedim desem yeridir Neyse ki Zülal gerçekleri söylemeyi daha fazla bekletmedi de dağhan yıllardır omuzunda taşıdığı o yükten azda olsa kurtuldu.
Ayrıca Dağhan’ın Nazmi Arga’dan çok feci bir şekilde intikam almasını bekleyen tek insan olmadığımı eminim. Nazmi Arga’nın mahvolduğu sahneleri okumak için can atıyorum. Pis insan resmen boşyere oksijen israfı yapıyor. Ona daha fazla sövesim var da Instagram benim banlar diye sövmiyorum ama siz benim içimden geçenleri anladınız
Bu arada Dağhan’ın Zülal’e Nazmi Arga’dan intikam almak için anlaşmalı evlilik teklif edeceğine dair hiçbir fikrim yoktu ve o sahneye gelince yaşadığım şoku anca görseniz anlayabilirdiniz… bir yandan zülal yanlış anlayacak falan diye korktum çünkü babasından intikam almak için evlenme planını ortaya attı bir yandan da onlar adına sevindim. İntikam amaçlı olsa da yıllardır hayalini kurduklarına erişebileceklerdi çünkü. İki arada bir derede kalmışken kafam allak bullak oldu. Çok şükür ki iş tatlıya bağlandı yoksa ben kafayı yeme garantiliydim
Zülal’in annesi… çocukları için kocasına baş kaldıramayan korkak ve pasif bir kadın olduğunu düşünüyorum. Onun tarafından olaya baktığım zaman minicik hak veriyor olsam da yine de yaptığı şey annelik sıfatına uygun bir şey değil kesinlikle. Ne olursa olsun kızlarının arkasında durmalıydı ama bunu yapamadı
Ben kitapta yan karakterlerin hepsine ayrı ayrı düştüğüm için onlardan bahsetmeden tabii ki geçmeyeceğim ve ilk olarak Zülal’in ablaları Ayfer ve Deniz’den başlamak istiyorum Çünkü annelerinin yapmadığı anneliği Zülal’e yaptıklarını düşünüyorum Her durumda Zülal’in ve birbirlerinin arklarını kolluyor oluşlarına, o yedi yıllık süreç boyunca Zülal’e destek olmayı bir an bile bırakmalarıyla bu iki abla benim gönlümde taht kurdu
Hızır Ali… arkadaşlar ben ona aşık oldum… kitapta kesinlikle en bayıldığım karakter ve onun olduğu sahneleri okumaktan aldığım zevki burada asla anlatamam. Adam hem eğlenceli, hem zeki, hem hanımcı, hem de çok cesur.. Ayferle olan sahnelerini okumaktan zaten aşırı keyif aldım ama eniştesi olarak Zülal’e arka çıkıp ona destek olduğu sahneleri okurken de buruk bir tebessümüm yüzümden asla eksik olmadı
Halil İbrahim ve Menekşe ikilisinden de hemen kısaca bahsedeceğimm. Halil İbrahim’in Dağhan ile olan dostluğuna, birbirlerini kollayışlarına hayran kaldımmmm Kesinlikle her insanın sahip olmak isteyeceği türden bir dost. Aynı şekilde Menekşe ve Zülal için de geçerli tabii kiMenekşe’nin konuşması, enerjisi sayesinde herkese kendini kolayca sevdirbilmesine bayıldım. Çok tatlı bir karakter ve Halil İbrahim’le bu kitapta ilişkilere olmadığı için okuyamasak da ilerleyen kitaplar da onların uyumundan kafayı yiyeceğime eminim!
Kitapta sadece bir tane duruma keşke dedim. O da; Zülal ve Dağhan’ın kaybettiği yedi yılı az da olsa okuyamadığımız için onların kahroluşunu, kaybettikleri aşkla yanışlarını okuyup ağlama krizlerine girmeyi çok isterdim umarım ikinci kitapta onların geçmiş sahnelerine yer verilir
Kitabın finaline de değinmeden geçemeyeceğim. Gizem abla sen bizi yaktın olaylar hiç beklemediğim şekilde ilerledi ve şoktan şoka girdim acilen ikinci kitabın üstüne fırlatılmasını ihtiyacım var
Ben kitabı okurken çok keyif aldım ve zaten akıcı anlatım tarzı ve hızla ilerleyen olaylar sayesinde bir günde bitirdim. Eğer dran ve komedi bakımından beni tatmin etsin, askeriye olsun diyorsanız Göğe Kadar Sen’i kesinlikle öneririm
Trope:
•Askeri kurgu
•Romantizm
•Ayrılık
•Yıllar sonra kavuşma
•Anlaşmalı evlilik
️9/10